15.12.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Duyuru
BAKANLIK TÜRSAB İÇİN NEYİ BEKLİYOR

 

 
Kısa adı TÜRSAB olan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, 1972”de 1618 sayılı yasa ile kurulmuş bir meslek kuruluşudur.
 
TÜRSAB, 18 yıldır başında bulunan Başaran Ulusoy döneminde adım adım kuruluş amacından uzaklaştırıldı.
 
Bu dönemde TÜRSAB, kuruluş yasasında belirtilen ‘Üyelerinin hak ve çıkarlarını koruyan meslek kuruluşu olmaktan çıkarılıp, kişisel çıkarlar için kullanılan bir holdinge dönüştürüldü.
 
Bu hale getirilmiş TÜRSAB, 2-3 Aralık’ta yapması gereken 23. Olağan Genel Kurul’a giderken Başaran Ulusoy başkanlığındaki yönetim bütün bu olanların ötesinde, kuruluşundan bu yana yaşanmamış olaylara sahne oldu.
 
Genel Kurul’a bir hafta kala, Başaran Ulusoy  Yönetim Kurulu’nu toplayarak 23. Olağan Genel Kurulun ertelendiğine ilişkin yasadışı bir karar aldırttı.
 
Bu yolla o yasadışı kararın altında imzası olan yönetim kurulu üyelerini suç ortağı yaptı.
 
O güne kadar, görünürde konuyla ilgilenmeyen, gerçekte ise kimi bakan adına kimi bakanın mensup olduğu partisi AKP adına çeşitli görüşme, pazarlık ve yönlendirmelerde bulunuldu.
 
Bakanlık TÜRSAB ile ilgili olarak ilk resmi açıklamayı yasanın amir hükmü olan yapılması gereken Olağan Genel Kurul’dan bir gün önce yaptı.
 
Bakanlık o açıklamasında TÜRSAB olayına el koyduğunu ve atayacağı üç kişilik heyet eliyle birliği olağan genel kurula götüreceğini bildirdi.
 
Bunun üzerinden bir hafta geçti.
 
Bakanlık yüklendiği Olağan Genel Kurul sürecini yürütecek heyeti hâlâ atamadı.
 
Yasaya göre 23. Olağan Genel Kurul, üye çoğunluğu koşulunun arandığı 26 Kasım günü başladı.
 
2-3 Aralık’ta yapılması gereken 23. Olağan Genel Kurul ile ilgili olarak ilçe seçim kurulu ve ilgili mahkemelerin birbiriyle çelişen kararlarından sonra Genel Kurul ertelendi.
 
Bu durumda mevcut yönetimin görevi sona ermiştir.
 
Bu dönemde TÜRSAB’ta geçici yönetim sorumluluğunu üstlenerek süreci yönetecek atamayı bakanlık hâlâ yapmadı.
 
Böylece TÜRSAB tuhaf bir durum ortaya çıktı.
 
Eski yönetimin görevi bitti ama hâlâ oraya girip çıkıyor, çalışanlara emir ve talimatlar veriyor.
 
Yasaya göre 26 Kasım günü görevi sona eren eski yönetim  muhasebeden, sekreterliğe,  güvenlikten çeşitli kurum ve kuruluşlar ile ilgili yapılacak işlere kadar çalışanlara emir ve talimatlar veriyor.
 
Bu arada iddiaya göre, olası bir denetim halinde ortaya çıkacak ‘Sorunlu’ işlemlere  ait evrakların temizlenmesinden kimi dökümanların dışarıya çıkarılmasına kadar uzanan çeşitli faaliyetler yürütülüyor.
 
TÜRSAB’ta yetki ve sorumluluk 1 Aralık itibariyle Kültür ve turizm bakanlığındayken kurumda olup biten herşeyden bakanlık sorumludur.
 
Durum bu iken eski yönetimin orada ne işi var? 
 
Kime hangi yetki ile emir ve talimat veriyor?
 
Kim hangi sıfatla oralarda dolaşıyor? 
 
Böyle bir ortamda bakanlık, TÜRSAB’ı  Olağan Genel kurul’a götürecek heyet nerede?
 
Bakanlık  neyi bekliyor?
 
Bakanlık doğrudan ya da aracılar üzerinden AKP’li bir TÜRSAB oluşturmaya yönelik çalışmalar  yürütüyor.
 
Oysa bakanlığın görevi bu değil, bakanlık üstlendiği görevin gereğini yerine getirmelidir.
 
Bu, yasanın amir hükmü ve ahlaki gereklilik olduğu gibi tersi durumda  hiçbir yetkisi olmadığı halde TÜRSAB’ta hâlâ birtakım yasadışılıklarda suç ortağı durumuna düşülmesine neden olur.
 
Bu arada şunu da söyleyelim:
 
Başaran Ulusoy’un TÜRSAB üzerinden melanet yuvası FETÖ’nün finansman kaynağı Bank Asya ile kurduğu ortak sigorta şirketi ve tescilli FETÖ’cüleri birliğin danışmanı ve ortak şirketin yöneticiliğine getirmeye kadar uzanan ilişkileri kaçınılmaz olarak
gündeme gelecektir.
 
 
 
Amerika’nın Türkiye’ye yönelik planları kapsamında  yürütülen Zarrab davasında  da gündeme gelen Bank Asya’nın TÜRSAB ile ilişkileri yok sayılması, üstünün örtülmesi olanaksızdır.
 
 
 
 
Bu vesile ile Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman'ın, "Bank Asya bizim ana kriterimiz " O bankaya para yatıran FETÖ üyesidir” açıklamasını bir kez daha anımsatıp, daha önce sorduğumuz zoruyu yineleyelim: Bank Asya’ya para yatırmak FETÖ üyeliği için yeterliyse Bank Asya ile ortak şirket kuranlara ne demeli…
 
Bu konuda hangi belge kaçırılır, ne kadar evrak imha edilirse edilsin, silinip yok edilemeyecek türden kayıtlara girmiş ilişkiler var.
 
Bakanlık kurum olarak ve Sn. bakanın kişi olarak bu işin sonunun kendilerine de bulaşmaması için üstlendikleri sorumluluğu yerine getirmelidir.
 
Onun için diyoruz ki bakanlık görevini yapmak için neyi bekliyor… 
 
Öte yandan şu da bilinmelidir:
 
Başaran Ulusoy’un yapılacak kongrede aday olmayacağını açıklaması, yönetimde bulunduğu 18 yıl süresince ahlaki ve mesleki olarak, son iki yıllık dönemde de yasal olarak aklandığı anlamına gelmez.
 
Adaylıktan çekilmek, yönetimde bulunmamak  sorguya çekilmeye,hesap vermeye engel değil.  
 
Yönetim ve mali raporun ibra edilmemesi görüşü daha önce de gündeme geldi.
 
Ancak o zaman böyle bir şey olursa birlik kayyuma gider endişesi ile buna yanaşılmıyordu.
 
Şimdi meslek kuruluşu zaten kayyumda.
 
Üyelerinin de haklı talebi olan TÜRSAB'ın geride kalan dönemi sağlıklı biçimde denetlenmelidir.
 
Bu da ancak aralarında maliyeci ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) müfettişlerinin de olduğu bir kayyum eliyle yapılabilir.
 
Dolayısıyla genel kurulda yönetim ibra edilmeyerek yönetimin hesap vereceği süreç başlatılmalıdır.
 
Bu konuda Olağan Genel Kurul üyelerine görev düşerken, genel kurula kadar olan süreçte de sorumluluk bakanlıktadır.
 
Temiz ve yasada tanımlandığı gibi bir meslek kuruluşu olan TÜRSAB için üyeler görevini yapmalı,  bakanlık da sorumluluğunu yerine getirmelidir.
 

06-12-2017 12:10

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Habere Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.