18.01.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Erdal ÇELİK
6 Yorum | Yorumlar
2016 YILINA SON BAKIŞ

 

Bir ülkenin ambalajı ve diğer kapıları açan kapısı olan TURİZM  sektörü  açısından deprem ve tsunami? hariç her türlü felaketi yaşadığımız bir yılın  sonuna yaklaştığımız şu günlerde,  2017 bize ne getirecek acaba ? ya da nasıl bir yıl olacak  sorularına cevaptan evvel  “aman şu yıl mümkünse bu gün hemen bitsin”  ve “bir daha böyle bir yıl görmeyelim”  dedirten  buhranlı günlerin ardından,  her an her şey  olabilir,  temkinini elden bırakmayalım politikası  ile yeni bir yıla  giren turizm camiası ve onun tüm katmanlarına, başarılı ve verimli bir 2017 olması’ nın yanında,  her yıl Ekim – Kasım da, fakat  bu yıl Eylül sonunda evlerine dönen mevsimlik? turizm işçilerinin kara dönemlerini kapsayan süre içinde yapacakları yolculuğun aydınlık, varacakları yerin yakın olmasını diliyorum. 
 
Bölgemizdeki kargaşalar ve komşularımız ile aramızdaki sorunlar nedeni ile başlayan kriz tartışmalarından hemen sonra, RUSLAR GELMEZ İSE – İranlılar Gelir – Oda olmaz ise ÇİNLİLER gelir vb. yaklaşımlar ile sektöre moral vermeye çalışan devlet otoriteleri ve o otoriteye yakın bazı turizmci iş adamlarını ibretle izlerken, bu denli gerçek algısından uzak beyanatları sektörün nereden nereye nasıl geldiği ve nereye nasıl gideceğini tam bilemeden “Yeni pazarlar buluruz” diye olumlu hava yaratmak isteyenler ile, bazı turizm profesyonelleri arasında çatışma olduğu görünerek başladığımız 2016 yılı gerçekten tüm alanlardaki grafik ve performansı ile  %35-40 gerileme gösterdiği bir yıl oldu.  
 
Ekonomist değilim tabi, aklım da hiç ermiyor,  
 
Antalya merkezli turizm sektöründe yaşanan gerileme karşısında yine Antalya merkezinde sıfır (yeni) araba satışlarının %20 artmış olmasını hangi denkleme göre izah edilir bilemiyorum.  
BDT (Birleşik Devletler Topluluğu) ülkelerinden gelen turist sayısının 1990’lardan bu yana gelişimini bilmeyen kişilerin söyleyebileceği söz değildir “Ruslar gelmez ise başka millete ait turistler gelir.”    
 
Böyle bir söz  işin gerçeğini bilenler tarafından asla söylenemez,  
 
Nitekim 10 Aralık 2016 da Belekteki bir otelde “Feel Global Be Local” teması ile organize edilen Tourism Forum’unda da bir otel sahibinin 2015 sezonunda 30 Milyon USD Gelir Kaybı yaşadıklarını ifade etmiş olması, bazı açıklamalar yapar iken dikkatli olmamız gerektiği konusunda ders alınmasını sağlamıştır umarım. 
 
Türkiye de ve özellikle Antalya da  BDT ülkelerinden gelen veya gelecek olan turistler olmadan turizm yapmak fazla hayalcilik olur diye düşünenlerdenim. 
 
Bunun aksini düşünme hakkı olan değerli sektör temsilcisine,geçmişten bu güne BDT profili ve sayılarına bakmalarını öneririm.   Oradan hareketle geçmiş, bu gün ve gelecek arasında bir bağlantı kurabiliriz. Bunun için her hangi bir turizm istatistik sitesine girmek yeterlidir.
 
Ama yine de yol yordam bilemeyenler için isterseniz  aşağıdaki TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu ) kaynağından aldığım ilgili  rakamları paylaşabiliriz. 
 
 
 
Bu sayıların içerisine özellikle üç komşu ülkeden (Gürcistan, Bulgaristan ve Suriye) gelen toplam 5.000.000 ziyaretçi de dâhildir. 
Bu sayıların paylaşma nedeni, özellikle 90’lı yılların istatistikleri de incelendiğinde, bugün çok kısa birkaç satırda ifade edebildiğimiz ; 15 yılda %300? artış gösteren turist sayısı, BDT pazarında % 700 (2,5 kat) artış gösteren bu gelişim süreci hiç de kolay olmamıştır.  Harcanan onca zaman, emek ve para ile birlikte, kimsenin gitmediği yerlere cesaretle giden Türkiye’nin atılgan girişimcilerinin atlattığı badireler ve zorluklar  bizleri bu noktaya taşımıştır. 
 
Şimdi yeni bir süreç işlemektedir.  
 
Bu süreçte, özellikle 2017 de  BDT pazarının mümkün ise hemen yüksek sayılar üretilmesi ihtiyacı vardır. 
 
Gerçekçi olalım lütfen!  
 
BDT pazarı olumlu sayılar üretemez ise, Avrupa dan gelecek olan turistin de azalma yönündeki eğilimleri nedeni ile, ne dayanabilecek gücü ne de kolaylıkla küçültüp uyum sağlayabilecek yapısı var Antalya’nın.  
 
Otel oda sayıları büyüdü, bazı oteller hantallaştı. 
 
Turizm emekçisinin standartları yükseldi, turizmcinin desteklediğimiz yan sanayi kolları ellileri buldu, Yatırımcının beklentileri giderek arttı ve bankadan aldığı kredi faiz ödemedeki sabırları azaldı.  Bu işten ekmek yiyen kitleler milyonları buldu  Konuşulan Çin  – İran  gibi pazarlar asla BDT gibi bir sayı üretmede başarı yakalayamayacaktır.  
 
Bir neslin BDT pazarındaki gelişmeleri görerek  büyüdüğü Antalya da  
 
Turizmcilerin ve kıymetli çalışanlarının “gelecek kaygısı yine BDT ülkelerinden gelecek olan turistler ile” ortadan kaldıracaktır. 25 yıllık emek karşılığı toplam sekiz milyon ve bunun iki milyonu sınır ticareti dolayısıyla ülkemize gelenler olduğunu var sayalım geriye altı milyon. 
Bir önceki yıl 2015 de 3.5 Milyon geldi. 2016 da 800 Bin civarında kalacak gibi. 
 
Peki, herkesin odaklandığı kara günlerde imdat simidi olan ve  iki ay tatil yapan iç Pazar dinamikleri ne olacak. ? BİM de su 05 Kuruş burada niye 1.5 TL diyen vatandaşlarımızı tatile çıkarmada önemli vizyonu olan ve 2016 yılında bu alanda “oldukça başarılı olan ulusal turizm markalarımızın başarısı 2017 de de gelişerek devam edeceğine olan inancım tamdır”
 
Fakat ne yaparsak yapalım 9 gece kalan BDT uyruklu kayıplarının,  3 – 4 gece kalan TC turistleri  ile telefi edilemeyeceğini  hepimiz çok iyi biliyoruz.  
 
Gerçekçi bir yaklaşım ve analiz etmek için sayılara ihtiyaç vardır.  
 
Yerli misafirlerimizin ortalama konaklama sürelerinin 3,5 ile 4 geceleme arası olduğunu düşünürsek, örneğin ;  üç milyonluk  yabancı kaybını telafi etmek için altı milyon yerli misafire ihtiyaç vardır.  
 
Otel işletmelerinde bütçeler yıllık yapılabilir, ancak planlamalar uzun vadeli olmalıdır.  
Yıllık ödeme planlarımız ve karlılık hedeflerimiz mutlaka olacaktır ancak altın yumurtlayan tavuk hikâyesini unutmadan hareket etmeliyiz. 
 
Sadakatli misafirimizi kaybetmemeliyiz ve fiyat hizmet kalitemizi düşürmemeliyiz. Tek çabamız, altın yumurtlayan tavuğun (misafirler !)? mutlu olacağı huzurlu bir ortamı tesis etmek olmalıdır. 
 
Bunda başarılı olan işletmelerin yolu her zaman açık olacaktır 
Her olumsuzlukta  tek yönetim şekli olarak gördüğümüz fiyat düşürme kozunu oynayarak ve sonrasında bunu misafirlere sunduğu hizmet kalitesinden düşürmek şeklinde geri döndürmeye çalışarak bir yere varamayacağımızı da artık yeteri kadar bilmeliyiz.. Büyük oranda olmasa da küçük oranda indirimler bile işletmedeki hizmet kalitesinin hemen düşmesine sebep olduğunu hepimiz biliyor olmalıyız.  
 
Hizmetlerinde “geçen yıldan farklı bir şey yapmayalım, ne gerek var ?” politikası ile hareket edenler “işletmenin geleceğine”, kurumdaki “çalışanların birlikteliğine”  ve “birlikte başarma” arzularına dinamit koyacaklardır. 
 
Son olarak belki biraz da zülfüyâra dokunmak gerekecek. 
 
Tüm bunları olgunlaştırarak işletmelerimizi uzun vadeli hedeflerine taşıyacak profesyonellerle çalışma ihtiyacını da artık görmemiz gerekmektedir.  
 
Profesyonellere verilen değerin sürekli düştüğü ülkemizde, artık gerçek profesyonellere hak ettiği değerin? kazandırılması işletmelerin tek seçeneği olmalıdır 
 
Mümkünse bir daha karşıma çıkma 2016 
Senden korkmuyorum ama temkinliyim 2017 
 
Sağlık içinde kalınız.. 
İyi İnsanlara çıksın gittiğiniz bütün yollar. 
 

29-12-2016 10:02

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları Tümünü Göster
AlpYorgancı
15-01-2017 15:35
Aynı Fikirdeyim.
Sn Erdal Bey, Sizinle bu yaz görev yaptığınız otelde tanışmıştık. Yazdıklarınızla aynı fikirdeyim. Olumlu yazılarınızın devamını dilerim. Alp Yorgancı Ordu - Mesudiye
AdemSARI
01-01-2017 12:00
İşçilerin durumu daha önemli.
Sayın yazar. Halit Isır beye katılıyorum. Hiç kimse mağdur olan turizm işçilerinden söz emiyor. Hep kendi derdinizdesiniz. Bizlerin kış aylarında yaşadığı dertleri gündeme getiren yok hiç. Rus turistten daha önemli bizim sorunlarımız. Biraz da bizim dertlerimizi gündeme getirin bari.
HalitIsır
29-12-2016 18:12
Asıl turizm işçilerinin durumu ?
Sayın Erdal Bey. Yazınızın giriş bölümünde bizler, turizm çalışanlarından az da olsa söz ettiğiniz için teşekkür ederiz. Fakat değinilmesi gereken konulardan, turistlerin sayıları vb istatistik ler kadar belki ondan da önemli olan biz turizm işçilerinin kış aylarında yaşadığı yoksulluk ve zorluklardır. Yetkililerin bu konuda da bir çalışmasını malesef göremiyoruz. Saygılarımla. Halit ISIR
29-12-2016 15:27
Osman ERGİN Teşekkür
Osman Ergin yazıma yaptığınız yorum için TRŞEKKÜR ederim. Sizde şahsen önemli vazifeler yapıyorsunuz. Kızılağaçta ki oteller ve otelciler üzerinde hakkınız ve emeğiniz var. Tebrik eder başarılar dilerim. Saygı ve sevgilerimle
AdnanIşık
29-12-2016 14:05
katiliyorum..
Erdal Bey yazdıklarınızı dikkat ile okudum. Bazı kişilerin de okumasını arzu ediyorum. Ve yazınızın sonundaki duanız İyi İnsanlara çıksın gittiğiniz yollar ne güzel bir noktalama olmuş. Tebrik eder ve başarılarınızın devamını dilerim.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

15-01-2017 12:00
Yorumlar