29.05.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
8. Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması'ndan... Seçme Karikatürler
Adan / Küba



Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri

Biletbayisi.com Türkiye'de ucuz uçak biletinin adresi.



Otel bulmanın en kolay yolu

Yazarlar - İBRAHİM ARAT
1 Yorum | Yorumlar
ITB: TURİZMCİNİN ANA VİTRİNİ

 

Dünya’nın en büyük ve en önde gelen turizm fuarı ITB, adı üstünde bir turizm borsasıdır. 
 
Öyleki, 26 salonda 184 ülke, 10.000 şirket ve kurum fuarda ürünlerinin sunumu yapmaktadır.
 
160.000 metrekare alana yayılmış 1.092 stantta yaklaşık 100.000 turizm sektörü üyesinin bir araya geldiği ITB, aynı zamanda 76 ülkeden 5.000 gazeteci, 450 blogger, 34 ülkeden 110 heyet, 72 bakan, 45 büyük elçinin katılımıyla ayrı bir önem kazanıyor.
 
Katılımcıların yüzde 80’i Almanya dışı ülkelerden geliyor.
 
Rakamlar dikkate alındığında Almanya’nın ve ITB’nin ağırlığı bir kez daha anlaşılıyor.
 
Öyle ki, yurt dışına en çok turist gönderen ülkelerden biri olması dışında, Almanya’nın coğrafi yada siyasal aynı blokta bulunduğu ülkeleri etkileme gibi bir özelliği de söz konusudur. 
 
Bunun en büyük sonucu da Türkiye’deki ziyaretçi sayılarına baktığımızda anlaşılıyor. 
 
Rusya ile yaşanan krize rağmen sadece Rus pazarında düşüş görülürken diğer BDT ülkelerinden artış dahi gözlemlendi. 
 
Ancak, Almanya’dan gerçekleşen düşüşe paralel olarak diğer tüm AB ülkeleri pazarlarımızdan da düşüş görüldü ve görülmeye devam edecek. 
 
Biz, Kültür ve Turizm Bakanı ile Dışişleri Bakanı’nın yapmış olduğu açıklamalara yoğunlaşıp, olumsuz bulanların yanısıra, çok olumlu bulup teşekkür eden turizm birliklerini konuşurken, ITB’de konuşulan, tartışılan yeni senaryolar hakkında farklı konular vardı.
 
51'nci kez kapılarını açan ITB’nin 2017 ana konusu ‘’Security & Safety’’ idi.
 
Ana başlığı ise ‘’Disruptive Travel: The End of the World as we know’’. 
 
Politik krizler, ekonomik, teknolojik değişimler, güvenlik sorunlarının Dünya’yı nasıl değiştirdiğine ve bunun seyahat eğilimlerine etkisi üzerine tartışmalar yapıldı. 
 
Klasiğin dışındaki turizm segmentlerine verilen yer ve ilgi de  değişen, evrilen turizm sektörünün bir götergesiydi.
İlk kez LGBT turizmine yönelik ürünler ITB’de yerini aldı.
 
Bunun yanısıra ülkemizde daha bir kaç hafta öncesinde tanımı hala muallak olan ‘’Alternatif’’ turizm tartışmaları vardı.
 
Ancak, neden doğa turizmi, gençlik turizmi, özel ilgi alanlarına yönelik niş ürünlerin sergilendiği salonda bir tane dahi Türk firması, bölgesi, birliği yoktu.
 
Doğa dostu sürdürülebilir turizm mottosu ile faaliyet gösteren firmaların stantlarını gezmek ve bu turizm çeşidi hakkında bilgi sahibi olmak farklıydı.
 
Kişisel ilgi alanım olması nedeniyle, özellikle ilgilendiğim kuş gözlemi turları esnasında, insanların sahip oldukları doğal parkları nasıl pazarladıklarını gördüm.
 
Tam ‘’Neden Türkiye’den bir yer yok?’’ diye hayıflanacakken Manyas Kuş Cenneti’nin son hali, Uzungöl’e, Karadeniz’e, İstanbul’un kuzey ormanlarına yaptıklarımız aklıma gelince hayıflanmanın yerini hüzün aldı.
 
Maalesef, güvenlik algısından ve tam da ITB öncesi ve esnasındaartan siyasi gerginlikler nedeniyle Türkiye salonu için beklenen ilgi oluşmadı. 
 
Türkiye’nin bütün bir salonda tek ülke olarak yer alması ‘’Sergileyecek çok şeyimiz var.’’ algısı açısından önemliydi.
 
Ancak ilgi eksikliğini sadece terör ve siyasi tartışmalara bağlamak doğru olmaz.
 
Sonuçta bu olumsuz algıları yaratan da bizden başkası değil ve bu algıyı değiştirecek olan da yine biziz.
 
Bir sonraki fuarlarda, bu seneki talihsizlikleri yaşamasak dahi, ilginin bu senekinden farklı olacağını beklemek iyimserlik olur.
 
Sunum tarzı, etkinlikler, sunulan ürünler, sloganlar, ilgiyi Türkiye salonuna çekmek için yapılacak çalışmalar gözden geçirilmelidir. 
 
Bölge bazlı tanıtım daha da özele indirgenerek ürün bazlı tanıtıma doğru yoğunlaşılmalıdır. 
 
Bu bakımdan Almanya’nın bölge, kültür-sanat stantlarının örnek alınması güzel fikirler verebilir.
 
Zaten moralsiz başlayan fuarda stantların 3ncü gün boşalması turizm profesyonellerinn ilgilisizliğinin bir göstergesi iken 4ncü ve 5nci gün olan halk günlerinde de halktan bir ilgi oluşmadı. 
 
Fuarların amacının ya da etksinin, sadece stant sahibi olarak, gelen ziyaretçilere broşür vermek olmadığı uzun zaman önce ortaya çıkmış durumda. 
 
Ancak, karşılıklı toplantıların, fikir alış-verişlerinin ve Dünya’nın diğer 184 ülkesindeki turizm hakkında fikir sahibi olma açısından büyük önemi var.
 
Her yıl IPK tarafından hazırlanan ITB Seyahat Trendleri Raporu’nun bu seneki versiyonunda Türkiye’nin yeni turizm senaryosuna yol gösterecek çok önemli rakamlar ve bilgiler yer alıyor.
 
Bu rapor bizim gazetemiz de olmak üzere birçok turizm portalında genel hatlarıyla yer aldı.
 
Özellikle her kriz döneminde dillendirilen, Çin ve Uzak Doğu pazarı ile ilgili bölüm bütün detaylarıyla incelendiğinde bu beklentinin ne ölçüde ayağı yere basıyor anlaşılabilir.
 
Tartışmalarıyla, umuduyla, umutsuzluğuyla bir ITB geride kaldı. 
 
Şimdi sırada ve yeni umutlarla MITT Moskova var. 
 

14-03-2017 12:00
Önceki Yazıları
TURİZMCİ DON KİŞOT !
17-01-2017 15:31 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
CavitElgezdi
15-03-2017 20:42
ITB de Turkiye
Değerli yazar Aratın görüşlerine katılmamak mümkün değil. Türk turizm işletmeleri olağan dışı gelişmeleri bir yana bırakırsak, rehavete kaptırdı kendisini. Her sektörde olduğu gibi turizmde de tanıtım- takip sürekli olmalıdır. Devamlı sürdürülebilir turizm, turizmin çeşitlendirilmesi yolunda çok konuşuyor ve yazıyoruz. Klasik turizmden öteye gidemedik. En kolayını seçtik ve öyle de devam ediyoruz. Örneğin; Doğu Karadenizi tanıtamadık. Rize, Artvin (Şavşat), Ardahan yaylaları gibi. doğa turizminin dışında kültür turizminde de başarılı olamadık. Çorum Alaca görkemli bir tarih. Tanıtamadık. Termal de zengin kaynaklara sahibiz. Geldiğimiz nokta bu olmamalıydı. Turist bilmediği tanımadığı bir ürüne gitmez. Tanıtım, tanıtım. Başka yolu yok.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar