29.05.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
8. Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması'ndan... Seçme Karikatürler
Adan / Küba



Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri

Biletbayisi.com Türkiye'de ucuz uçak biletinin adresi.



Otel bulmanın en kolay yolu

Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
1 Yorum | Yorumlar
TURİZMCİNİN KAYBETME KORKUSU

 

 
Turizmciler 2016 yılını %30 gibi büyük bir kayıp ile kapattılar. 
 
Bu kaybın içinde müşteri kaybı, para kaybı, nitelikli çalışan kaybı, güven kaybı, neşe kaybı ve belki en önemlisi umut kaybı da vardır. 
 
Kaybetme korkusu insanı çok üzen ve hatta mutsuzluğa/umutsuzluğa kadar götüren temel bir kavramdır. 
 
Umudunu tamamen kaybeden turizmciler turizm yapmayı bırakmakta tesislerini yok pahasına satmaktadır. 
 
Turizmci ile birlikte çalışanlar, aileleri, tedarikçiler, aileleri, çevre esnafı ve aileleri çok kişi kaybediyor. Ve acı bir gerçek turizm yapmaya devam eden turizmci kaybetme korkusunu ülkemizde sürekli yaşayan kesimdir. 
 
Ticaret kazanma ve kaybetme olguları üzerine oturtulmuş bir sistemidir ama turizm uluslararası bir ticaret çeşidi olduğu, yapılabilmesi için sadece turizmcinin değil devleti yöneten aktörlerinde belirli temel şartların sağlanmasında sorumlulukları vardır.  
 
Turizmcinin kaybetme nedenlerine baktığımızda üç faktörün kaybetmeye etkisi görülür. 
 
Bunlardan birincisi turizmcinin o yıl için yaptığı yanlış stratejik planlama, ikinci olarak rakiplerin başarılı stratejileri, üçüncüsü de devleti yöneten aktörlerin turizmcinin önünü açacak içte ve dışta pozitif politika ve stratejiler üretmesidir. 
 
Turizmcinin kayıplarının temelinde devleti yöneten aktörlerin turizmcinin önünü açacak pozitif strateji ve politikaları üretememesi faktöründen kaynaklanan kayıpların daha fazla olduğu görülmektedir. 
 
Bu olumsuzluklara rağmen umudunu kaybetmeyen ve kaybedilen maddi kayıplardan geri döndürülebilecek olanları geri döndürme gücünü kendinde bulan turizmci çok çalışır. 
 
Turizmin temel, ana ayağı olan müşteriyi artırma çabalarını yıl boyu sürdürür. Ve geleceği kazanma çabasını şu stratejik ana kural üzerinden kurar. 
 
Müşteri daima haklıdır, çağdaş deyimle müşteri memnuniyeti.                                                                                                                       
Müşteri daima haklıdır, çağdaş deyimle müşteri memnuniyeti kavramlarının içinde müşteri istek, ihtiyaç ve beklentilerinin tam olarak karşılanması gerektiğini unutmaz. 
 
Pek çok turizmci bu kavramların içinde sadece müşterinin satın aldığı ürün ve hizmetin fiyatı, servisi ve kalitesinin olduğunu düşünür. 
 
Müşteri istek, ihtiyaç ve beklentileri kavramları içinde turizm sektöründe özellikle Avrupa’dan gelen müşterinin beklentisinde bizim çoğumuzun önem vermediği şu parametreler de vardır. 
Bunlar gidilecek ülkenin demokrasi, insan hakları, özgürlükler, adalet ve hukuk devleti uygulamalarıdır. 
 
Turist gönderen Avrupa ülkelerinin turizm stratejileri turisti kabul eden ülkelerin fiziki, psikolojik, ekonomik, siyasi ve güvenlik durumları ile doğru orantılıdır. 
 
Turist gönderen ülkelerin halkına sunduğu turizm haritaları bu olgular üzerinden hazırlanır. 
 
Turizmci geleceği kazanma planlamasını yaparken Pazar ülkelerinin turizm haritalarını ve elde mevcut diğer verileri detaylıca inceler.
Bu yıl ki mevcut verilerin turizmciye Avrupa özellikle Alman ve Hollanda pazarı için rahat bir gelecek planlaması yapmayı mümkün kılmadığı görülmektedir. 
 
Çünkü bu pazarın müşterileri ülkemizin demokrasi, insan hakları, özgürlükler, adalet ve hukuk devleti konularında olumsuz algıya sahiptir. Ve bu algı, bu ülkelerin yayın organları aracılığıyla gün geçtikçe güçlendirilmektedir. 
 
Umudunu kaybetmeyen turizmci bu şartlar altında bile yaptığı geleceği kazanma planını analiz eder, derine dalar ama görür ki ana pazar Avrupa ve özellikle Alman ve Hollanda pazarı bu yıl için de alarm vermektedir. 
 
Analizine devam eder, verileri araştırır ve görür ki Avrupa pazarında geçen senenin olumsuz verilerinde pozitif bir değişiklik yok hatta
Almanya ve Hollanda ile artan siyasi gerginlik bizim çok önem verdiğimiz ITB fuarını bile etkilemektedir. 
 
Güçlü bir tanıtım uygulamasıyla gidilen ITB fuarında ülkemiz aleyhine yapılan negatif algılama hareketleri Alman devlet ve turizm yetkililerince sürdürülmektedir. 
 
Bu algının temelinde bizim güvenlik ve özgürlüklere bakış açımız ile onların güvenlik ve özgürlüklere bakış açısı arasında derin ayrılıkların olduğudur.
 
Burada bizim yapacağımız, ticaretin ana kuralı olan müşteri daima haklıdır kuralından hareket ederek bu olumsuzluğa müşterinin bakış açısı doğrultusunda düzeltmeler yapmamızdır. 
 
Ancak bu düzeltmede görevinin büyük bölümü devleti yöneten aktörlere düşmektedir. Ama mevcut veriler bu düzeltmenin şimdilik mümkün olamayacağını göstermektedir. 
 
Turizmci geleceği net değil sisli görmektedir. Avrupa özellikle Alman ve Hollanda pazarı için turizmde büyük talep eksilmesi
olacağından turizmci zarar kavramı korkusu içinde bu yıl da bocalayacaktır. 
 
Yine son dakika satışlarını hayal edecek ve acaba turizm bu yıl dibe mi vuracak diye düşünerek mutsuz olacaktır.                                                                                                                                                  
Rus pazarındaki durum da belli ki iki ülke arasındaki siyasi gelişmelerle belirlenecektir. Rus pazarında geçen yılın olumsuz verileri değişmiş gibi gözüküyor ama gelişmenin olumlu hali halen net değildir. 
 
Yapılan ikili görüşmelerde Rus yetkili makamlarınca Rus müşteri için Türkiye tercihte öncelikli ülke kabul edilmesi çok olumlu bir gelişmedir. MITT Moskova fuarı 2017 talep artışında belirleyici pozitif bir faktör olacaktır. 
 
Ancak Rusya ile yaşanacak siyasi bir kırılganlık bu pozitif gelişmenin hemen bitebileceği gerçeğini de unutturmamalıdır. 
 

14-03-2017 04:26

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
turizmci29
27-03-2017 03:25
çözüm basit
çözüm; yıllardır Türk turizmini hep geriye götüren, hıncını, hırsını personelden çıkaran, vizyonsuz müdürlerin işlerini bırakmasıdır. tasarruf adı altında profesyonel personel kayıpları yüzünden, gelen misafirler yeterince memnun edilmiyor bu da oda satışarını yüksek derece de etkiliyor.. koskoca 7 milyarlık bir dünyanın en güzel şehirlerinin turizmden para kazanamamasının sebebi tamamen patronlar ve yalakları olan müdürleridir!! eğer vizyonun olacak satış pazarlama müdürün var ise (madmen-don draper gibi) ve de verdiğin hizmet standartların üzerindeyse senin başarısız olman için hiçbir neden yok kardeşim! hizmet varsa bedeli ne kadar yüksek olursa olsun mutlaka talep edenler olacaktır!! iphone 4000 lira veren kişi tatile neden para vermesin???????
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar