21.11.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi Tatil Otelleri





Otel bulmanın en kolay yolu
Yazarlar - YILGÖR YASİN DEMİRTAŞ
ALANYA MAHMUTLAR TURİZMİ

 

 
Maalesef bir önceki yazımda bu yılı memnuniyet anlamında iyi değerlendirmemiz gerektiğini söylerken,  Alanya Mahmutlar turizmini biraz daha açmak istedim.
 
Mahmutlar bölgesi acente kontrat müdürlüğü yaptığım dönemlerimden beri uçak kurtaran bir bölge olarak anılır. Fiyat otelleridir. Antalya havalimanına en uzak bölge olduğu için acenteler uçak koltuklarında boşluk olduğunda Mahmutlara sarılırlar. Gazipaşa havalimanına uçaklar inmeye başladığında Mahmutlar yükselecek dendi.  Ancak öyle olmadı. Sonuç  yine aynı. Gelen yolcu beş yıldızları tercih etmekte ve konaklı bölgesine yaradı.
 
Mahmutlar son 10 yıldır rezidans ve konut yapımına sarıldı. Adeta bir Manhattan oldu dedik. Ama almış olduğu çarpık göç popülasyonu ve iş bulamayanların geldiği bir nokta oldu. Ayrıca konut yoğunluğu otel konaklamalarını da olumsuz etkiledi. Bir bakıyoruz Ruslar, İngilizler, avruplalılar konut kiralıyor, otel yerine konutlarda kalıyor. Bunu nereden anlıyoruz. Aşırı miktarda market olmasından anlıyoruz. Neredeyse her adım başı market var ve yoğun durumdalar.
 
Peki neden böyle oldu?
 
Son 3 yıldır Mahmutlarda iki oteli pazarladım. Acentecilik dönemimden de diğer otelleri tanırım. Gerçekten hizmet kalitesine önem veren arkadaşlarımız da var. Ama 3 yıldız ya da 4 yıldız genel olarak otellere baktığımızda internet yorumlarından hizmet vasatlığını görebilirsiniz.  Rus tur operatör arama sayfasındaki rekabete baktığınızda her otel paketinin altında tripadvisor puanlarını görüyorsunuz. Neredeyse her otelin tripadvisor puanları düşük durumdadır.
 
Bu da neden kaynaklanıyor?
 
Nasıl olsa Ruslara her şey normal diyerek, yiyecek içecek kalitesi çok düşük durumda, bırakın kırmızı et vermeyi, tavuk dahi büfelerde zor çıkıyor. Devamlı bulgur, makarna, taşlık, ciğer, hazır tatsız köfte ve çeşit sayısının az olması, sunumun dahi vasat olması, bir çorbayı dahi sıcak büfesinden pot olmadan küvette vermeleri öyle Rusların da kabul edebileceği bir durum değil. Otellerde devamlı Rusların yemeklerden şikayet etmeleri, tatlının dahi zaman zaman olmaması, salata ve soğukların bittiğinde  takviyenin atlanması, rus bayanların resimlerini çekip  otel yönetiminin önüne getirmesi kabul edilebilir değil. Hatta bir lunch box ya da sandviç dahi veremeyen oteller var. Rus müşteri çıkış yaparken bunu dahi önemsemektedir. Kaldığı tatil süresince belki mutlu olmuştur ama çıkışta bir sandviç ya da lunch box’ın verilememesi her şeyi siler. Ya da içi boş bir lunch box veya jelatine sarılmayan bir çeyrek ekmek sandviç niyetine veriliyor. Bir mutfak görevlisinin mutfağından da böyle bir sandviç ya da lunch box’ın çıkması mesleki açıdan acaba doğru mu? Kabul edilebilir mi? Kendi iş kalitesine bunu kabul ettirebiliyor mu?
 
Sabah kahvaltısında sıcak diye sundukları bir çeşit yumurta, bir çorba ve bir de lapa buğdaylı süt. Bazen sigara böreği…
 
Otellerin eskiliği, yıpranmışlığı, odalarda mobilyaların dökülmesi, banyoların eskiliği, hala perde kullanılması, kapı anahtarlarının dahi artık demode olduğu günümüzde bir master anahtar dahi olmaması, çoklu anahtar kullanılması, yedekleme yapılamaması, bir oda verilirken 2 ayrı economiser verilmesi, müşteri oda kapsısını açarken economiser’ın yarısının kopup yere düşmesi… Odaya girdiklerinde mutlaka çalışmayan bir minibar ya da klima ya da herhangi bir arızanın olması. 
 
Asansör bakımlarının yapılmaması... Bar ve lobide oturma gruplarının eskiliği, lekeli görünmeleri...
 
Peki kış boyunca oteller kapalı olduğunda teknik anlamda nasıl bir bakım yapılıyor? Benim otelim bana kazandıran bir unsur, bunun için de müşteri memnuniyetini iyi tutmalıyız, rekabette öne geçmeliyiz diye düşünmek gerekmez mi? Bakım ayları kış ayları değil mi? Oteli kullanan müşterilerdir, her yıl mutlaka elden geçmelidir.
 
Bir yedek anahtar yapımına dahi para harcamayan otel var. Sandviç ekmeğine bile para harcamak istemeyen otel var.  Bunu kar zanneden oteller var.
 
Barlarda içecek sistemini artık bahsetmek bile istemiyorum. Kimi zaman votka biter, kimi zaman şarap biter. Günde 45 dakika bar kapatılır. Akşam 10’da bar içecek hizmeti biter.  Zaten ucuz ürünler veriyorsunuz,  içecek tüketimi azaltmak böyle olmaz….
 
Rekabette önde olan oteller  konsepti 12’ye kadar sürdürmekteler. Hatta ultra olan oteller hem ilk tercih sebebidir, hem de yüksek fiyat satış alan otellerdir. Aradaki maliyet farkı da 1 ya da 1,5 €. Daha iyisini hesaplamak gerekirken, bu kadar cimri davranıp görmezden gelmek işletmecilik değildir maalesef.
 
Ondan sonra da benim otelim neden satmıyor, Neden otelim boş, diğer oteller dolu, benim ne eksiğim var diye müdürlerine baskı yaparlar, ama eksiklerin kendilerinden kaynaklandığını bir türlü düşünmezler, ya da işlerine gelmez.
 
Konsepti biraz daha iyileştirelim dediğinizde, “ E Herkes böyle veriyor” , Bu da başka bir hata…
Kötüyü örnek almak….  İyi olanı değil. İyi olan otel neden satıyor? Kötü olan otel acaba dolu mu?
Dolu olan bir otel eğer sizden daha doluysa mutlaka bir fark vardır. Mutlaka sizi geçen birkaç adım önde olan bir ayrıcalığı vardır.
 
Plaja baktığınızda zaten Mahmutlar plajı kayalık, zor bir mevkii…  Düzeltme çalışmaları yapmak gerekirken bazı oteller şezlong ve şemsiye dahi plaja koymuyor, yandaki  özel plaja yönlendiriyor, Orası da ücretli. Plaja giden tünel var, su içinde, kayıp düşeceksiniz.  Tünelin plaja çıkışı ve duvarlarını Ruslar resmedip yorum sayfalarına ekliyor.
 
Personeline verdikleri maaş dahi gözlerine batar. Sezon başı anlaştıkları parayı indirmeye çalışırlar. Bunu ilk bir otelcide gördükten sonra başka bir otelde de gördüğüm zaman, demek ki bölgede birbirlerini gaza getirip sistemleştirmeye çalıştıkları izlenimi veriyor.
 
Bu arada 2 yılda bir otel adını ve şirketi değiştirip devam etmeye çalışan oteller de var. Devlete ödenecek vergi  ve sgk ile elektrik masraflarından kaçmanın yanında tedarikçilere ödemelerde şirket değişikliği ile yine piyasaya borçları karşılıksız hale getirmek… İcralar geldiğinde o kadar uzmanlaşılmış ki,  hayretle izliyoruz. Hadi devlet alacağının peşine düşer. Benim asıl düşündüğüm, ülkemiz turizmine balta vuran bu Baltacılardır….
 
Artık bu tarz turizme de Baltacı turizmi diyorum.  Türkiye geneli sahillerde zaman zaman görüyoruz. Son marmariste bayramda iflas eden ve yolcuları kapıda kalan otel misali.
 
Ama  Alanya son yıllarda gerçekten çağ atladı. 5 yıldızlı otelleri, belek otellerine rakip işletmeler doğarken, Mahmutların hala bu zihniyette devam etmesi, dibinde Gazipaşa havalimanının açılmasına rağmen hala fiyat otelleri olması. Otel sahiplerine sorduğunuzda en iyisi mutlaka onlardır, işi de iyi bilirler, yüksek fiyatlara satması lazım deyip ucuz fiyat beğenmezler. Ama maalesef ancak satabildikleri bu ucuz fiyat dahi bu otellere fazla…
 
En iyisini daima müşteri bilir. Her yıl değişik bölge ve oteller görürler. Hatta artık müşteriler 3 yıldız değil, daha çok 5 veya 4 yıldız tercih etmektedirler. Bir de 2 yıldır bu krizde 5 yıldızlar 3 yıldız fiyatına indiklerinde, şansınız kalmıyor. Ya oteli kapatacaksınız, ya da otelinizi bir 4 yıldız gibi hizmet verir hale getirip uzun vadede kazanacaksınız ve finans yönetimi yapacaksınız.
 
Bazı acenteler Obaköyün ilerisine geçmiyor. Mahmutlara kadar operasyon yapmak istemiyor. Neden? Yazımda eleştirimi yaparken, internet yorumlarında bölge değerlendirmelerine ve acente operasyonlarına bakınız. Rus sletat sayfasında en ucuz fiyatların yine Mahmutlar mevkiinde olduğunu göreceksiniz.  Eleştirimi yaparken de dayandığım kriterler elbette var.
 
Otel ya da işletmeciler değil, onlar nasıl bir gün kaybedecek, ben asıl Türkiye turizmine verdikleri zararı umursuyorum. Gelen rus müşterilerin şikayetlerini dinlerken,  çözümün bizim elimizde olamaması da çok acı… Bunu düzeltmek yöneticilerin elinde değil, işletmecilerin elinde... Yöneticiler mutlaka iyi olmasını ister, işletmecilerin yöneticileri dinlemesi avantaj verir.
 
İşine önem vermeyen malesef kaybetmeye mahkumdur. Geçen yıl kriz döneminde hep savunduğum, bırakalım iyi olan kazansın, kötü olan elensin. 
 
Bu sözü söylerken inanın çok üzülüyorum ama Kötü olan elensin diyorum.
 
Çünkü asla kazanmaları söz konusu bile değil.
 
Bari kaybederken iyi olan da berbarinde yanmasın…
 
XXXXX
 
 
NİHAYET SEZON AÇILDI
 
Nihayet sezon açıldı.
 
Bayramla birlikte doluluklar arttı ve yüksek fiyatlar da çalışmaya başladı.
 
Geçen yıl gibi bu yıl da % 40’lara varan indirimlerle satışa çıkan oteller dolulukları yükseldi.
 
Temmuzda oteller artık % 80’ini stoplamaya başladı. Ağustos dolulukları % 65. Eylül bilhassa iyi gidiyor. Turizmin en iyi ayı Eylül ve özellikle online üzerinden iyi rezervasyonlar geliyor.
 
Haziran ayı Mayıs zararlarını kapatma ayı oldu. Kar ayları da Temmuz, Ağustos ve Eylül. Ekim ise zarar ayıdır.
 
Çoğu otel 15 Ekim gibi kapatabilir.
 
Bunda en büyük faktör İspanya ve Mısır doldu. İspanya, Yunanistan ve İtalya artık müşteri seçiyor. Herkesi kabul etmiyor. Ruslara çok düşük bir pay ayırdılar. Ruslar her zamanki gibi ilk tercihleri Türkiye…
 
Avrupa  da yavaş yavaş başladı. Kışın da değdim gibi büyük operatörler pastadaki payı kaçırmak istemez.
 
Para kazanmak ister.
 
Tamam.
 
Politik olarak Türkiyeyi köşeye sıkıştırmaya çalıştılar.
 
Ama Türkiyenin direnmesi ve alternatifler üretmesi bu satrançta Avrupayı mağlup etmeye başladı.
 
Oteli halen boş olan otelciler de mutlaka iş bilmeyen otelcilerdir.
 
Yorumlara önem vermeyen, iyi hizmet vermeyen, oteline yatırım yapmayan her zaman kendini belli eder ve fiyat oteli olur. Son tercih olur.
 
Son yıllarda Bulgaristan, Moldova ve Hırvatistan da atağa geçti.
 
Avrupanın Türkiyeye uygulmaya çalıştığı psikolojik ve ekonomik baskı neticesinde onlar kazandı. Ama Türkiye yükselince mutlaka bu ülkelerde kayıplar da oluşur. Fakat şu anda hepsinin de doluluğu yüksek durumda….
 
Rusyada yaşanan uçak krizi şu anda en büyük etken. Eğer ek uçak slotları planlanırsa eminim Türkiyeye talep daha da yoğunlaşır.
 
İran ve Araplar da sahil kıyılarına akın etmeye başladı.  Araplar artık karadenizden uzaklaşmaya başladı. İstanbul, Antalya ve Ege kıyıları fark edilmeye başlandı.
 
Eğer geçen yıl olduğu gibi son dakikada ciddi bir olay olmaz ise bu yıl karlı geçebilir. 2014 karlarından % 25 düşük bir kar olur.  Düşük olması da riske bırakmadan indirim yapılmasıdır. Yaşanan politik olumsuz gelişmelerde Türkiyeyi seçilebilir yapmaktadır.
 
Bu yıl Türklere fazla yer verilmemeye çalışıyor.
 
Geçen yıl içpazara mecburen yoğunlaşan oteller ciddi sıkıntılar yaşadı. Yorumları düştü. Hizmet vermekte zorlandı. Bu sebeple bu yıl tercih yabancı müşteriler oldu.
 
Ayrıca içpazar fiyatları da düşük kaldı.
 
Çünkü kurun ciddi yükselişi bir anda yurtdışı pazarların fiyatlarının daha da yüksek olmasını sağladı.
 
Aslında 2014 ile kıyaslama yapan otelciler aynı karı yapamıyoruz deseler de kur ortalamaya göre bu yıl daha hızlı yükselişe geçti ve kananç bence aynı  oldu. Çünkü gerçekten içpazar fiyatları düşük kaldı ve otelci de hayliyle yurtdışını tercih ediyor.
 
Aslında biraz da otelcilerimizde bazen açgözlülük hissediliyor.
 
Mevcut şartları göz önüne almayıp yine şikayet eden, yaptığı ciroları beğenmeyen ve yöneticilerine baskı yapan, müşteriye verdiği hizmeti kısan otelciler emin olun gün gelecek batacak.
 
Geçmişte bunun örneklerini hep gördük.
 
Nasıl olsa Ruslar geliyor mantığı yanlış. Ruslar da artık akıllandı. Eski Ruslar değil. Önemli olan batan otelciler, Türkiye turizmini batırmasın.
 
Şu anda yükselen satışı iyi değerlendiren kazanır.
 
Hizmet dönemidir.
 
Kalite dönemidir. 
 
Tükiyeyi farklı bir yere taşıma dönemidir.
 
Hizmete önem veren, kazancından biraz daha kaliteye pay ayıran her zaman uzun vadede kazanır. Bunu hesap edemeyen otelci de maalesef batmaya mahkumdur.
 
Rus turist sayısı sadece mayıs ayında % 1384 arttı. Genele baktığınızda % 572 gerçekleşti. Belarus turizmi dahi içeride % 90 arttı ki en pahalı uçak slotları Belarustan.
 
Geçen yıl Rusya charter’ları bir kapattı. Türkiyede tarihin en kötü sezonu yaşandı. Bu yıl Avrupa düşürmeye çalıştı ve Ruslar yoğun. Rusların ne kadar önemli olduğunu artık turizmcimiz anlamıştır. Türkiyeyi dolduran Avrupa değil, maalesef Rusya.
 
Rusya ile de politik partnerliğimiz hem global ortamda, hem ticaret ortamında önem taşıyor. Bu sebeple devletimizin Avrupa ve ABD’den daha çok Rusya ile yakınlaşması gerçekten ciddi önem taşıyor.
 
Çok değil, 2 yıl sonra ya da 2023’te NATO’dan çıkıp Şanghay birliğine gireceğiz.  
 
Bu yakınlaşma şimdiden başladı ve Türkiye üyelik platformuna girdi.
 
Bu da gelecekte hem ticaret hem de turizm olarak yansımaları büyük olacağını gösteriyor. Bu sebeple ABD ve Avrupa karşı hamleler yapıyor.  
 
Türkiyenin direnmesi belki esnafımızı turizmcimizi etkiliyor ama ülkemiz açısından  geleceği daha güçlü gösteriyor.
 
Maalesef refah, bazı zorluklarla geliyor.
 
Bu sebeple bu yılı iyi değerlendirmemiz lazım. Hizmet kalitesini düşürmeden daha da arttırarak gelecek yılarlı hedeflememiz lazım. Internette yorumları düşük olan otelleri satışa dahi eklememek lazım. İşin ciddiyeti büyük.
 
Hep hedef devlet diyoruz ama bence her şey turizmcimizin elinde. Eğer tercih edilen bir ülke isek mutlaka krizde safdışı kalamayacak gücümüz olur. Bunu oluşturmak da bizim elimizde.
 
Yeter ki batan otelciler, Türkiye turizmini batırmasın...(29-06-2017) 

 


03-07-2017 03:21

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.