15.12.2017
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
1 Yorum | Yorumlar
TURİZMİN 2018 TANITIM POLİTİKASI GÜLÜMSEYEN TÜRKİYE

 

Türk turizminin 2018 yılı için yeni bir strateji ve politikasının yazılma zamanı gelmiştir.
 
Yıllardır aynı strateji ve politika ile sürdürdüğü macerası ile ne Avrupa turizminde ne de dünya turizminde nitelik açısından arzu ettiği üst klasmanda yerini alamamıştır.
 
Yıllardır ürününü ve hizmetini düşük fiyata satmaktan kurtulamamış, pazarda ağırlıklı olarak alt ve orta gelir tabakasına hitap etmiş, bu durumundan   kurtulmak için sağlam strateji ve politikalar üretememiştir.
 
Uyguladığı bu kırılgan politika ile zaman zaman konjonktüre bağlı olarak nicelik açısından iyi yerlere gelmişse de bu kırılgan politika uygun ve yeterli olmadığı için ülke imajını hep negatifte sürdürmüş ve ülkemizin ucuz ülke imajı ana pazarlara yerleşmiştir.
 
Turizm Bakanlığının vizyonumuz bölümüne bakacak olursak “ülkemizi turizm alanında dünya liderleri arasında ilk sıralara taşıyan güçlü saygın ve vazgeçilmez bir kurum olmak” olarak hedeflendiği görülür.
 
Türkiye’nin turizm vizyonu ile mevcut durumu maalesef yıllardır birbiri ile örtüşmemektedir.
 
Artık Türk turizmi için belirlenen vizyona uygun yeni strateji ve politikalar üretmek ve uygulamak zamanı gelmiştir.
 
Bunların ilki ve en önemlisi ülkemizin ucuz ülke imajını değiştirmek olmalıdır. Ucuz ülke imajını değiştirmenin özü/odak noktası ticarette satın aldığı ürünü beğenmeyen kızgın müşteri ile ona gülümseyerek yaklaşan ve ürünü o müşteriye satan bilinçli satıcı arasındaki çözümsel empatiye dayanmalıdır.
 
Gülümseyerek müşteriye yaklaşmanın çıkmış veya çıkacak sorunların büyük bölümünü ortadan kaldırdığını, sıkılan yumrukların gevşetildiğini, somurtan yüzün güldüğünü herkes bilmektedir. Ülke imajını değiştirmede ve ülkenin pozitif tanıtımında ana fikir gülümsemek olmalıdır.
 
Bunun için üçüncü turizm şurasında belirlenen ve soyut bir slogan niteliğindeki “tam zamanı” sloganı, “Gülümseyen Türkiye tam zamanı” olarak değiştirilmeli, Türkiye haritası gülümseyen Türkiye olarak göze hoş gelecek şekilde dizayn edilmeli ve Gülümseyen Türkiye’nin bir turizm markası olarak öne çıkarılacağı strateji ve politikalar bakanlık ve turizmcilerle ortak olarak üretilmelidir.
 
Gülümseyen Türkiye’nin turizm markası olarak öne çıkarılmasının birçok somut olguları ülkemizde mevcuttur.
 
Bunlardan ilki Türk misafirperverliğidir.
 
İkincisi kalite/nitelik olgusunun turizm sektörüne yerleşmesi ve artmasıdır.
 
Üçüncüsü turistik tesislerin kurumsallaşma isteklerinin hızla artmasıdır. 
 
Olumsuz ülke imajını düzeltmenin yanında turizmi sığ sularda yüzmekten kurtarıp derin sulara dalmaya yönlendirmek, ürünün satışı açısından önem taşımaktadır. Bunun için de turizmi çeşitlendirmek bugüne kadar uygulanan ve sakıncaları faydasından fazla olan her şey dahil sistemi konseptinin değiştirilmesi ile olacaktır.
 
Çünkü her şey dahil sistemi sadece deniz, kum, güneş sarmalından ibarettir ve bu turizm şeklinin alanı dardır/sığdır.
 
Turizmi hem çeşitlendirmek hem de daha geniş alana yaymak, turizmden faydalanan diğer sektörlerin de az değil daha fazla bu olgudan yararlanması ve turistin kişi başı harcamalarının arttırılmasını sağlamak açısından deniz, kum, güneş turizmi sarmalı tarihin ve kültürün beşiği olan ülkemizin, alt birimleri geniş ve yaygın olan tarih ve kültür turizmi ile birleştirilmesi belirlenen vizyonumuzu elde etmede daha faydalı olacaktır.  
 
Gülümseyen Türkiye sloganı sertliği değil lokum kıvamında bir düşünceyi ve hayal etmeyi öngördüğünden Türkiye’yi satın almayı düşünen müşteride olumlu bir kanı meydana getirecektir.
 
Önceden Pazar müşterilerine yerleşmiş veya yerleştirilmiş olan olumsuz Türkiye imajı algıları olumsuz algının panzehiri olan ikna yerine “Gülümseyen Türkiye” kavramı geçecek ve bu olumlu kavram eski olumsuzlukları kısa zamanda ortadan kaldırılacaktır. 
      
 

21-11-2017 16:49

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
SabriSabret
26-11-2017 11:11
TURİST ŞEHRE RAHAT GİDEMİYOR
Dolmuş kafalı Yöneticilerin 30 sene Turistleri Dolmuş Transport sistemiyle idare etmesi, Hırsız Belediye ve geçmiş Hükümetlerin RAYLI SİSTEME el atmaması, bazı zalim Derneklerin Gizli Kapı aralarında Memleketin çıkarlarını paylaşıp Antalyayı kendilerine parsellemeleri ve 30 sene boyunca Antalyaya neredeyse hiç hizmet edilmemiştir. Dünyada Siyonizm Ekonomi kriz varken, etrafımızda Savaşlar varken Turizmin kötü gitmesini normal karşılamayanlar; 30 sene boyunca hiç bir sorunu yazmamışlardır. Turist son 25 senede Antalya şehir içine geldiğinde Rezil oluyor.Avrupalı Kale içine ve Yat limanına gece bile sıcaktan gidemiyor. Yazın 46 derecede Turist Senin Dolmuş ve Otobüs Transfer hantal Sistemini ne yapsın? Antalyada doğup büyüyen biri bile hangi Otubüse ve Dolmuşa bineceğini bilmiyorlar. Çine gitseniz, Fransa, Japon, Kore ve Rusyaya bile gitseniz; dil bilmenize gerek yok ve istediğiniz Yere rahat gidersiniz. Ya bizim sistemde??? Yani Mersinden Kaşa, izmire, istanbula kadar sahil boyu bir Raylı Sistem Yapılsaydı; daha çok Turist gelirdi. Bu Ülke Sosyal bir Devlet olmadığı Sürece, herkesin bir geliri olmadığı sürece; krizler bitmez, ekonomi dönmez ve sadece Dünya döner.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar

ucuz uçak bileti plusFLY.com'dan alınır.