BAHATTİN YÜCEL - HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK
28.05.2020
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK
 
AKP’nin ithalat, tüketimden alınan vergiler ve dünya piyasalarına göre yüksek faizle finanse ettiği ithalata dayalı büyüme politikası, “Corona” öncesinde çökmek üzereydi. Mart ayının başında yaygınlaşan salgın; bir anda ülkeyi boyutları öngörülmesi güç bir darboğaza sokarken, öte yanda AKP’nin ekonomi politikasına yönelen eleştirilerin ikinci plana itilmesine neden oldu.
 
Bugüne kadar açıklanan önlemler ve destek paketleri gerçekçi olmadıkları için sektör açısından fazla anlam taşımıyorlar. İktidarın elinde para basmak dışında kayda değer kaynağın kalmadığı gerçeği ortaya çıkıyor.
 
Salgın kuşkusuz sadece Türkiye’de değil, Dünyanın her yanında şu anda hissettiklerimizden daha ağır sonuçlara yol açacaktır. İlk bakışta hayli iddialı gelebilir ama kaçınılmaz bir sürecin başladığı ortada. Salgın sonrasında Küresel ekonomiyi derinden etkileyecek köklü değişime, bugünden hazırlanmak zorundayız.
 
 “Hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı” bir döneme girildiğine kuşku yok. Darwin’in “en güçlüler değil, değişime en hızlı ayak uyduranlar, hayatta kalacaklardır” sözleriyle tanımladığı türden bir dönemece giriliyor. Sert esmeye başlayan değişim rüzgarlarının karşısında, salt sabır ve duayla ayakta durulamayacağı ortada.
 
Turizm Sektörü haklı nedenlerle, kendisi dışında gelişen son krizin sonuçlarından kurtulma çabası içinde. “Corona Salgını” öncesinde uluslararası pazarda yaşanan gelişmeler, örneğin Thomas Cook’un iflası. Türkiye’de “Konaklama Sektörünü” doğrudan etkiledi. 
 
Bu gelişme karşısında köklü önlemler alınması ve Dünya’daki gelişmeleri doğru tanımlama konularında, turizmcilerden -en azından kamuoyuna yansıyan- öneriler gelmedi.
 
Sektörden yükselen beklentilerin, kamu kesiminden sağlanacak parasal ya da vergisel desteklerle sınırlandığı anlaşılıyor. Ortak payda; işyerleri kapanmasın, çalışanlar işsiz kalmasın çizgisinde. 
 
Turizmcilerin özellikle konaklama kesiminin eleştirileri, kendilerine yeterince ilgi gösterilmediği noktasında yoğunlaşıyor. Şimdilik hakim düşünceleri; bu krizin nasılsa fazla uzun sürmeyeceği, yakında eski günlere dönüleceği yönünde. Turizmciler de diğer sektörler gibi büyük değişimleri, devrimsel nitelikli dönüşümleri tartışmaya hazır değiller.
 
Gündemlerinde; yurtiçi ve yurtdışındaki tur operatörlerinin konaklama işletmelerine yaptıkları ön ödemeler ve “erken rezervasyon” satışları var. 
Geri ödeme konusunda ciddi güçlükler yaşanacağa benziyor. Ancak tüketicilerin korunması, ağırlıklı olarak Ticaret Bakanlığı yetki alanına girdiği için Kültür ve Turizm Bakanlığı pek etkili olamıyor.
 
Benzer sorun daha büyük boyutlarda Pazarın en büyük oyuncusu Almanya’nın da gündeminde. Federal Hükumet yaklaşan tehlikeyi sezinlediği için başta TUI olmak üzere, büyük operatörlere kaynak sağlamaya başladı. Basında yer alan haberlere göre; sadece bu operatöre 1,8 Milyar Avro tutarında kredi verilecek.
 
Alman Operatörlere aktarılan kaynakların önemli bölümü; yurtdışı ön ödemeler ve  geçmiş yıl zararları yüzünden nakit sıkışıklığına düşen mali bünyelerin düzeltilmesini amaçlıyor. Tatilcilerin ödemelerinin iadesi süreci başlarken, Federal Hükumet duruma tüketicileri korumak adına el koydu.
 
Özellikle Thomas Cook’un iflası sırasında Türkiye’deki iş ortağının bilgilendirme eksikliği yüzünden, yaklaşık 150 milyon Dolar tutarındaki alacaklarını tahsil edemeyen, -çoğunlukla G. Ege’deki- küçük işletmeler dikkate alındığında, aynı ölçekte olmasa da benzer bir sorun önümüzdeki dönemde Türkiye’de de gündeme gelebilir. 
 
İç turizm hareketi açısından durum biraz daha farklı. Tüketiciyi koruma yasalarına uygun, haksız rekabeti önleyecek türden girişimler, kısa süre öncesine kadar sektörün ve Bakanlığın gündeminde bile değildi.
 
Tek satıcılık sözleşmeleriyle iç pazarda 300’e yakın otelin satışlarını kontrol ederek, pazar hakimiyetini yüzde yetmişlere yükselten bir seyahat acentesinin konumu, sektörde yüksek sesle tartışılmıyordu.
 
Son hazırlanan destek paketinde otellere kredi sağlanmasına ilişkin bölüme yer verilmesi, kriz yüzünden konaklama sektöründe iadelere ilişkin sorunlar yaşanabileceği gerçeğinin, Bakanlık tarafından da fark edildiğini gösteriyor. Ancak kredi desteğinden kim/lerin yararlanacağı henüz  yeterince açıklık kazanmış değil.
 
Geçmişte yaşanan krizlerde bu tür destekler gündeme geldiğinde, başta TÜRSAB sektörün meslek kuruluşları ile görüşülerek, ortak karara varılırdı. 
Bu süreçte bırakalım görüşmeyi, Bakanlık özellikle sektörün en büyük meslek örgütünü yok sayan tutumunu ısrarla sürdürüyor. Az sayıda üyeye sahip olan bir takım derneklerle yürütülen temaslar, TÜRSAB’ın yıpratılmasının amaçlandığı izlenimi veriyor. 
 
Dünya ekonomisi tarihinde görülmemiş büyüklükte bir daralmaya son hızla giderken. Bakanlığın gelişmeleri sektörle paylaşıp, krizin etkilerini en aza indirmek yerine, sektörle zıtlaşmasını anlamak çok zor. 
 

 


01-04-2020 03:11
Önceki Yazıları
TÜRSAB
27-05-2020 14:47 | Yorumlar
KRİZ VE ÖNCELİKLER
26-05-2020 00:59 | 1 Yorum | Yorumlar
SALGIN VE TÜRSAB
28-03-2020 19:00 | 1 Yorum | Yorumlar
YAPILMAYACAKLAR
16-03-2020 00:57 | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar