Bugün: 09.02.2010 Son Güncelleme: 12:36
 


Diger Bölümler :

 

Lüzumlu Bilgiler :

 

Bugünkü
Gazetede Ara:



YENİ AÇILAN TESİSLER

DİVAN İSTANBUL ASIA...HOTEL MELAS LARA


Detay İçin Tıklayınız.

 

 

 

 

 

 


Yazara Mesaj
Yazıyı Gönder

“Balık çiftliklerinin bölgeye, gelmesi Mersin’in son şansını yok etmektir”

 

Geçtiğimiz günlerde Mersin Öğretmen Evi’nde yapılan bir toplantıyla Taşucu, Tisan-Dana Adası’ndan Anamur-Ören sahillerine kadar olan 8 bölgeye 250’nin üzerinde balık çiftliği kurulması tartışıldı.

Bahsi geçen çiftlikler Ege ve Batı Akdeniz’de çevreyi ve turizmi katlettiği için yoğun protestolara sebep olan yerlerdi.

Yani diğer bir ifadeyle yeri değişecek olan balık çiftlikleri değil, kabusun ta kendisi.

Kurulduğu bölgelerde başta çevre ve insan sağlığı olmak üzere turizm sektörüne ağır darbe vuran, kurulduğu bölge insanlarının yoğun tepkisine neden olan yerler şimdi, bölgemizde aynı korkuların yaşanmasına sebep olacak.

Ris-Mersin Turizm Platformu Başkanı olarak, Mersin’in dünyaca ünlü turizm merkezlerimiz Antalya, Muğla gibi kentlerle aynı hatta daha fazla olanağa sahip olduğunu toplumsal bilincin geliştirilmesi ve gerekli projelerin uygulanmasıyla ülkemize, potansiyeli yüksek bir turizm merkezi kazandıracağımızı iddia ediyor ve bu amaçla çalışıyoruz.

Burada en büyük avantajımız, dünyaca ünlü turizm merkezimiz Muğla’da görev yapmış olan Sayın Valimiz Hüseyin Aksoy. Onun gayretleri ve kişisel çabasıyla başlattığımız turizm hamlesi ilerliyor, güzel sonuçlar alınıyorken bu kararın tartışılması bile turizm sektörü adına utanç vericidir.

Sektörümüzün sorunlarını bilen ve bunlara etkili çözümler getiren vali beye rağmen böylesi bir kararın neden alındığı acilen kamuoyuna açıklanmalıdır.

Bu sefer sorumlular, sorumluluğu üzerine almak zorundadır. Çünkü Mersin’in ikinci bir şansı yoktur.

Bir sefer kaybettik ve çevre iller yükselirken biz geriledik.

Artık yeniden kaybedecek vaktimiz, yeniden toparlanacak gücümüz yok.

Elimizdeki tüm imkânları seferber edip, 21. yüzyılda bir dünya kenti olmak için çabalıyoruz.

Buna rağmen birileri Mersin’e danışmadan kararlar alıyor.

Şimdi soruyorum:

Bu kişiler geri dönülmez noktaya gelindiğinde aldıkları kararların arkasında durabilecekler mi?

Yoksa 1986 yılında televizyonda çay içip, Çernobil’in zehirli radyasyon bulutlarının Türkiye’ye gelmediğini iddia eden kişinin durumuna mı düşecekler?

“Balık çiftliklerinin yarattığı doğada yaptığı tahribat inkar edilemez”

Balık çiftliklerinin yarattığı kirlilik bulundukları bölgelerde çıplak gözle görülmüyor mu?

Ayrıca bilimsel olarak da kanıtlanmadı mı?

Üniversitelerin yaptığı araştırma sonuçları neden söylenmiyor.

Neden balık çiftlikleri çevreyi kirletmez denilip geçiliyor?

Kullanılan organik ve kimyasal maddelerden kaynaklanan sorunların kıyılara yansıması neden anlatılmıyor?

Bunların ekosisteme geri dönülemez zararlar verdiği neden anlatılmıyor?

Kullanılan kimyasallar, antibiyotikler, vitaminler ve tedavi amaçlı ilaçların doğaya yaptığı tahribat acaba kararı veren yetkililer tarafından bilinmiyor mu?

Bir ton balık üretimi sonucu 110 kg azot, 12 kg fosfor ve 450 kg karbon’un açığa çıkarak denize karıştığı neden açıklanmıyor?

Bu değişimleri belki göremeyiz ama ya çıplak gözle görülenler?

Havuzlarda kullanılan yemlerin, balık ölülerinin ve balık dışkılarının dibe çökmesi sonucu oluşan tabakanın deniz çayırlarını öldürdüğü, bunun da balıkların yumurtladığı ve yem bulduğu alanların yok olması anlamına geldiği neden kamuoyuna açıklanmıyor.

Ya da yosunlaşmanın artması, mavi bayrak almak için uğraştığımız kıyılarda suların bulanıklaşması sorunları yok mu sayılıyor? Denizi kirletmek kolaydır, ama temizlemek zordur.

Karşıt görüşleri okuyor, dinliyor ve seyrediyoruz.

Dünyada balık çiftliklerinin önemli olduğu söylemleri havada uçuşuyor.

Peki biz de o zaman şunu soralım. ABD’de, çiftliklerden üç-beş balık kaçtığında bile alarm verilir.

Çünkü bu balıklardan yayılabilecek herhangi bir hastalık, deniz ortamındaki diğer canlıların neslini tehlikeye sokacaktır.

O zaman sonuç, eğer gerçekten bahsettiğiniz kadar önemli bir konuysa, neden turizmle bu sektörü karşı karşıya getiriyorsunuz.

Üniversitelerimiz, bilim adamlarımız, sektörün duayenleri var.

Neden onlara sormuyorsunuz?

Araştırılırsa mutlaka bir çözüm bulunacaktır.

Ama çözüm, çözümsüzlük veya bulunduğu yerden başka yere taşınarak bulunuyorsa bu korktuğu şeyden saklanmak için başını kuma gömen devekuşu kadar komik olmak demektir.

Bizler, turizmle kalkınacağımıza inanıyoruz.

Çünkü turizm sadece beton yığınlarını kıyıya dikmek değildir.

Bu hatayı 20 yıl önce yaptık ve koylarımızı kendi elimizle mahvettik.

Şimdi, çevreye saygılı, ekosistemle barışık bir turizmi, alternatif turizm olanaklarını geliştirmeye çalışıyoruz.

Bu iş içinde uygun koylarımız, ormanlarımız var.

Akılcı çözümlerle elimizde kalanları kurtarabilir, yok edilenleri geri kazanabiliriz.

“Balık çiftliklerinin sonucu: Yatlar rotalarından çıkarıyor, turistler kaçıyor”

Bodrum’un en bakir koylarını barındıran Salih Adası, balık çiftliklerinin çevreye olan olumsuz etkisi yüzünden 4 yılda çöplüğe dönünce, Avrupalı yatçıların 2005 yılında bu bölgeyi rotalarından çıkardı.

Sorun bununla da bitmedi.

Salih Adası’nda bulunan 10 bin yatak kapasiteli beş yıldızlı tatil köyleri sinek avlamaya başladı. Balık çiftlikleri yüzünden kapatılan koylar çöplüğe döndü, yatların demirlemesi, tatilcilerin yüzmesi imkânsız hale geldi.

Bir cennet göz göre göre cehenneme dönüştü.

Bir zamanlar Salih Adası’na gelen binlerce yat artık Yunanistan’ın Leros ve Patmos adalarına gidiyor.

Mersin’i dünyaya tanıtmak için devletimiz milyonlarca dolar harcıyor.

Eğer böyle bir katliama göz yumulacaksa dünyaya tanıtmak için çabaladığımız Mersin’e yazık olacak. Vergilerimizle harcanan paralarımıza yazık olacak.

Başkanı olduğum Ris-Mersin Turizm Platformu kentteki tüm kurumların bir araya gelmesi ve işbirliğiyle Mersin’in sahip olduğu potansiyeli kullanması için çalışıyor.

Mersin mevcut özellikleriyle aynı enlem üzerinde bulunan İspanya, Güney Fransa, İtalya’daki gibi dünyaca ünlü turizm merkezleriyle rekabet edebilir.

Hatta ve hatta doğal ve kültürel zenginliklerini koruduğu sürece yanı başındaki Güney Ege, Antalya gibi turizm merkezlerini geçebilir. Turizm sektörü neden önemlidir sorusunun cevabı da burada zaten.

Turizm, Anamur-Kaledran’dan Hatay-Samandağı’na kadar olan 500 kilometrenin üzerindeki hatta 350.000 yatak kapasitesiyle 150 bin insanımıza iş kapısı demektir.

Doğanın yağmalanmaması demektir.

Toplumdaki her bireyin, doğaya en küçük zarar verildiğinde, kazandığı parayı kaybetmesi demek olduğunu bilmesi demektir.

Bütün bunlara rağmen yine de ısrarla balık çiftliklerini göz göre göre buraya getirmek isterlerse, Mersin halkının bu kararı alanları hiç unutmayacağını bilmeleri gerekir.

Ris Mersin Turizm Platformu Başkanı
Olcartour Travel Management Yöneticisi


Önceki Yazıları :
HANGİ HAVAALANI? / 24.07.2008
Mavi bayrak ve Mersin / 29.06.2008


KATILIMCILAR, ZİYARETÇİ VE MÜŞTERİLERİNE EMITT FUARI İÇİN E-DAVETİYE GÖNDERİYOR
RESORT DERGİSİ’NİN "PAKET TUR PAZARI INCOMING RAPORU” EKİ HAZIRLANIYOR
ULUSLARARASI KARİKATÜR YARIŞMASI SONUÇLANDI, ÖDÜLLERİ BAKAN VERECEK

RESORT DERGİSİ YAYIN KURULU
Makale
KÜLTÜR TURİZMİ-KİTLE TURİZMİ VE YENİ STRATEJİ

"Yeni stratejinin hedef ve amacı nedir? Eğer bölgesel olarak Antalya, tür olarak da kitle-kıyı turizmindeki başarının diğer bölgelere taşınması amaçlanıyorsa yeni strateji doğrudur."
NİZAMETTİN  ŞEN
Makale
SEFER-İ HÜMAYUN YERİNE SEYAHAT-İ HÜMAYUN

Devir değişip Osmanlının toprak e güç kaybetmeye başladığı dönemde, artık Sefer-i Hümayun değil, Seyahat-i Hümayun devri başlamıştı.
REFET KAYAKIRAN
Makale
NÜKLEERE HAYIR II

330 gün güneş, 10 milyon turist alan, 500.000 yataklı veya örnek olarak ortalama 200'er daireden 1000 sitelik bir bölgeye kaç paraya güneş enerjisi sistemi kurulur? İşte yanıtı!..
BENER E. KAVUKÇUOĞLU
Makale
PROFESYONELLEŞEBİLMEK

Olaylara bütünden bakabilmek için profesyonelleşmek zorunlu. Aksi takdirde herkes kendi kapısından bakar, ötesini birileri anlatır, biz de ağzımız açık dinleriz.

Etstur
Binin üzerinde tesis seçeneği sunan Etstur,
tatil seçiminizi kolaylaştırıyor.

OTELLERDEN ETKİNLİKLER

OTELLERİN ETKİNLİK VE KAMPANYALARI

Turizm ve seyahat endüstrisinin en önemli ayaklarından birini oluşturan oteller, özel günlere yönelik ve diğer farklı etkinlikleriyle sosyal yaşama da katkıda bulunuyorlar. Otellerin etkinlik haberlerini bu köşeden izleyebilirsiniz...

2010 FUAR TAKVİMİ

BAKANLIĞIN 2010'DA YURTDIŞINDA KATILACAĞI FUARLAR

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2010 yılında yurtdışında katılacağı topam 142 turizm fuarının listesi...