PROFESYONELLEŞEBİLMEK Bener E. Kavukçuoğlu
Geçen hafta asıl sorunun yapısal sorunlar olduğuna değinmiş ve AKTOB Başkan yardımcısı Sn. Bayaz’ın Eylül ayında Resort dergisinde bu konuya değindiğini belirtmiştik.
Sn. Bayaz kendisi ile yapılan söyleşide bu sorunları şöyle sıralamış:
1. Turistlerin ortalama kalış süreleri düşüyor
2. Turistlerin harcamaları düşüyor
3. Gelirler giderler kadar artmıyor finansman sorunu ortaya çıkıyor
4. Turizmde yatırımların geri dönüşü 14-15 yıla çıktı
5. Acente ve tur operatörlerinden tahsilatlar 2-3 aylara çıktı
6. Koşullar daraldıkça yetişmiş yöneticileri sektörün dışına itiyoruz
Çözüm konusunda da kendisinin bir önerisi var : Turizm yalnız otellerden oluşmuyor Komple çözümler peşinde olmamız gerekir. Bu da bir devlet politikası paralelinde sağlıklı gelişebilir.
Sektörün içinden gerçekçi, sağduyulu bir ses duymak insanı umutlandırıyor doğal olarak.
Bu sorunlardan iki tanesinin üzerinde durmak da fayda görüyoruz .
Birincisi sektörün uzun zamandır dile getirdiği finansman krizi. Sn. Bayaz’ın da dile getirdiği gibi gelirler giderler kadar artmıyor .Turizm Gazetesinin geçtiğimiz sezon ortalarında yayımaldığı bir araştırma da bunu rakamsal olarak net bir şekilde ortaya koyuyor. Nisan 2009 verilerine göre fiyatlardaki artış TUFE bazında bir önceki yıla göre yüzde 6,13 artarken otellerde aynı dönemde yaşanan artış %10 .
Sektör temsilcileri bugünlerde bu sorunu çözmüş olmaktan yana mutlular, gururlular.Bankalar artık otellere kredi vermekten yana zorluk çıkarmıyorlar. Bu gerçekten sevinilmesi gereken bir çözüm mü? Borcu borç ile kapatmak Osmanlı’dan bu yana denize düşen yılana sarılır misali sarıldığımız ama sonuçta o denizde boğulmamızı engellemeyen tam tersine hızlandıran bir yöntem.
Ne diyor Sn. Bayaz : “ Eğer siz acenteye ‘müşteri gönder ‘ diye ricada bulunan bir tesis iseniz nasıl olacak da ‘Paramı hemen , gününde öde ‘ diyebileceksiniz?”
Hali ile aynı acente size bankadan aldığınız kredinin faizini de ödemeyecek, ödemiyor da.
İkinci ve bize göre belki de en önemli sorun sektörün yetişmiş yöneticileri kaybediyor olması. Sadece yönetici olarak da görmemek gerekli. Genel anlamı ile yetişmiş elemanları kaybediyor sektör. Bu da sektörün profesyonelleşmesini engelliyor. Günü birlik, uzun erimli olmayan bakış açıları ile sektör bir gün “ batıyoruz “diye ağlarken , ikinci gün “ kurtulduk” diye sevinebiliyor. Profesyonel anlamda düşünmüyor, üretmiyor, rüzgara göre elindeki tek kozu fiyat ile oynayarak karanlıkta yol bulmaya çalışıyor.
Porfesyonellik denilince aklıma hep şu soru gelir
Oğlunuz işi öğrendi oteli yönetir, kızınız 2 lisan bilir satış pazarlamayı yapar, yeğen İşletme mezunu muhasebeyi de o götürür, hanımefendi kötü bir aşçı mıdır da bu otele aşçı alırsınız?
Basit bir sorudur , genellikle alaylı bir gülümseme ile geçiştirilir.
Ancak sektörün gerçek anlamda kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi için yanıtlanması gereken bir sorudur . Doğal olarak bahsettiğimiz / sorguladığımız hanımefendinin yemek pişirme birikimi değil, sektörün profesyonelleşemeye bakış açısıdır.
Olaylara bütünden bakabilmek için profesyonelleşmek zorunlu, aksi takdirde herkes kendi kapısından bakar , ötesini birileri anlatır biz de ağzımız açık dinleriz. |