KÜLTÜR TURİZMİ-KİTLE TURİZMİ VE YENİ STRATEJİ
Uluslararası ekonomik kriz Türkiye’de turizmde bazı kavramların yerine oturmasına vesile oldu.
Kriz aynı zamanda kimi değerlendirmelerin de test edilmesini sağladı.
Bu anlamda dünyaya, Türkiye’ye ve sektöre ciddi zararlar veren uluslararası alanda yaşanan ekonomik krizin böyle bir etkisi de oldu.
Kriz ortamında gündeme gelen konulardan biri de yeni olmayan ama bu dönemde daha çok gündeme getirilen ‘kültür turizmi-kitle turizmi’ ilişkisidir.
Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay'ın Antalya Lara Concorde Resort Hotel’de yapılan ‘Danışma Toplantısı’nın kapanışında yaptığı konuşma bu bakımdan ilginçti.
Sayın Bakan, Antalya’nın turizmde başarılı yükselişine değindikten sonra "Ama bizim değiştireceğimiz turizm hedefleri ile bu değişecek" dedi.
Bununla eğer, Antalya’nın başarısını diğer bölge ve illere taşımak, bu arada Antalya ile ifade edilen mass-kıyı turizminin oynadığı rol anlatılmak istendiyse, doğrudur.
Kültür turizminin geliştirilmesi ve ürün çeşitliğinin artırılmasına kimse itiraz edemez. İhmal edilmiş olan bu alanın geliştirilmesi de gerekir.
Bu vesile ile son dönemde daha yüksek sesle dile getirilen kültür turizmine önem verileceği ve ürün eşitliliğinin artırılacağına ilişkin iki noktaya değinmek istiyoruz.
Bunun için önce gelen ziyaretçi sayısına bakalım.
Türkiye’de turizm sektörünün ana direğini oluşturan kıyı-kitle turizminin merkezi Antalya’ya gelen ziyaretçi sayısı azalırken Türkiye’ye gelen toplam ziyaretçi sayısı yüzde 2.5, İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısı ise yüzde 6.5 arttı.
Bu sayı ve oranları etki ve ilişkileri ile birlikte ele alıp inceleyelim. Kültür turizminin merkezi olan, bu nedenle de Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen İstanbul’a 2009 yılında gelen ziyaretçi sayısı yüzde 6.5 artarken kültür turizminin ana malzemesi olan müzeleri ziyaret edenlerin sayısı yüzde 3 azalmıştır.
Bu arada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üç yıl aradan sonra çıktığı arazi tahsisi kapsamındaki 48 yerden kıyı bölgelerinde yer alan az sayıdaki araziler için her tahsise birden çok başvuru yapılırken, turizm türlerinin geliştirilmesi kapsamında üzerinde durulan termal yatırımına yönelik olan 32 yer için talep yok.
Peki neden?
Çünkü Türkiye turizmi "kıyı-mass", yani kitle turizmi merkezlidir.
Öyle ki, Türkiye uluslararası alanda yaşanan kriz döneminde beklenenden daha az etkilendiyse bu, kıyı-mass turizmi ağırlığının sağladığı güç sayesindedir.
Kıyı bölgeleri merkezli olan mass, yani kitle turizmi de Türkiye’de son yıllarda ‘her şey dahil’ odaklı olarak gelişiyor.
Kıyı-kitle turizmi ile kültür turizmi biri diğerine ikame şeyler değildir.
Bunu ancak, Türkiye’nin turizmdeki konumunu anlamayanlar savunabilir.
Türkiye’de sektör bu konuda başka ülkelere ‘Case study’ olacak bir deneyim ve birikim edinmiştir.
Kriz ortamında turizmin beklenenden daha az etkilenmesinde sektörün bu özelliğini de payı vardır. Bu gerçek, kriz döneminde bir kez daha kanıtlandı.
(Bu yazı RESORT Dergisi'nin Şubat 2010 tarihli 87. sayısından alınmıştır) |