17.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
ORTADOĞU'DA TURİZM

 

İngiltere’den bakınca “Ortadoğu” olan coğrafyamızda turizm sektöründe faaliyette bulunmak için çeşitli tarihi değerler ve coğrafi güzellikler var.
 
Bu bakımdan çok ama çok şanslıyız. Nitekim bu şansımızı akıllıca kullanıp büyük bir başarıya imza atarak dünya Turizminde 6. sıraya yükseldik.
 
Sadece biz değil komşumuz Mısır ve Dubai Emirliği de önemli turizm destinasyonları oldular. 
 
Sahip oldukları turizm potansiyellerini değerlendirmek isteyen bölgedeki bazı ülkeler ise başarılı olamadı. İran Kiş Adalarını düşündü, Ürdün kültür ile yürümek istedi, İsrail sahil ve kültür dedi, Suudi Arabistan paramla yatırım yapar ortaya bir eser çıkarırım dedi, Umman Sultanlığı şansını denedi ama hiçbiri istenilen seviyeye ulaşamadı.
 
Elbette başarısızlıklarının ardında yatan sebepleri turizm sektörü çok iyi biliyor. Sebeplerin en başında ise bu ülkelerdeki demokrasi ve hukuk eksikliği ile güvenlik sorunu geliyor.
 
Politik istikrarsızlıkların ve çatışmaların olduğu bir ülkede kitle turizmi yapmak olanaksızdır.
 
Toplumsal ve hukuki düzenin olmadığı bir ülkede insanlar doğal olarak kendilerini güvende hissetmezler.
 
Bir yıl çalışıp tasarruf ettiği para ile tatil yapıp dinlenmek isteyen bir insan da kendini ve ailesini güvende hissetmeyeceği bir yere tatile gitmez.
 
Bütün gösterişe ve mevcut altyapıya rağmen Avrupalıların kabul edemeyeceği hukuk kuralları yüzünden (restoranda öpüşen iki Avrupalının ceza alması gibi) Dubai durdu. Mısır politik istikrarsızlıktan dolayı geriledi.
 
Dünya ve Akdeniz Turizmi büyürken 2015’de biz yerimizde sayıyoruz. Halbuki Dünya Turizm Örgütü’nün verilerine göre gelişmekte olan ülkeler turizmde iki kat hızlı büyümektedirler.
Yani bizim dünya turizminden hızlı büyümemiz beklenirken yerimizde saymamız büyük kayıptır. 
 
Komşularımızda yaşanan çatışmalar ve politik istikrarsızlıklar Türk turizmini etkileyecektir.
 
Artan terör tehdidi de olumsuz etkisini bu ortamda daha etkin gösterecektir.
 
Bu ortama bir de politik istikrarsızlığı ve toplumsal huzursuzluğu eklerseniz geleneksel pazarlarımızda bile sıkıntı yaşayacağımız gerçeği ortaya çıkar. 
 
Bugünkü süreçte turizm sektörünün en çok ihtiyaç duyduğu şey ise etkin bir sektör yönetimidir.
 
Türkiye’de, geleneksel olarak her konuda olduğu gibi, bu konuda yapılacak şeyler de hükümetten beklenmektedir.
 
Etkin bir hükümetin kurulması ve sektörün ihtiyaç duyduğu kararları alması ise zaman alacak gözükmektedir.
 
Turizm meslek örgütlerimiz de sektörün yönetim ihtiyacına kendi çıkarları açısından bakmakta, haklı olarak üyelerinin çıkarları doğrultusunda taleplerini ortaya atmaktadırlar.
 
Fakat global bir bakış açısıyla bakıp, sektörün öncelikleri tarafsız olarak ortaya konulup hayati olan konularda çalışmalara öncelik verilmeden de bir yere varılamaz.
 
Bayram tatili uzatılsın, okullar geç açılsın sahildeki oteller kazansın. Peki ülke ne kazanıyor? 
 
Turizm sektörünün özellikle sivil toplum örgütleri bir araya gelip ortak bir akıl etrafında toplanmalıdırlar.
 
Bir Türkiye turizm örgütü oluşturmalıdırlar.
 
Daha sonra Ortadoğu’daki turizm partnerleri ile bir araya gelip sesi gür çıkacak bir bölgesel turizm örgütü yaratmalıdırlar. Merkezi Antalya’da olacak olan bu örgütün öncelikleri ise;
1-Bölgedeki savaşları durdurmak,
2-Ülkelerin yönetimlerinin demokratikleşmesini istemek,
3-Ülkelerde çağdaş, insan haklarına saygılı hukuk sistemlerinin kurulmasını sağlamak,
4-Terörizme karşı üyelerin ortak tavır almasını sağlamak,
5-Ortak kullanılacak turizm altyapı yatırımlarını koordine etmek,
6-Turizm fikrini coğrafyaya yaymak olmalıdır.
 
Eğer Ortadoğu ülkeleri bölgeyi yönetmek yerine yaşanan gelişmeleri izlemeye devam ederlerse yaşanan felaketler birbirini kovalamaya devam eder. İran Devrimine Batılılar müdahale eder, çıkan sonuçtan memnun kalmayınca Irak ile savaştırır.
 
Afganistan’ı biri işgal eder, diğeri işgalden kurtarır, işgalden kurtaran işgal eder. Irak yeni savaşa sokulur, işgal edilir. Suriye’de demokrasi istenir, anlaşılması bile zor bir savaş ortaya çıkar. İsrail meselelerine girmeye bile gerek yok. 
 
Yönetim ise bir örgüt olmadan olmaz. Adı ister devlet olsun, ister birlik olsun, sekretarya olsun, örgüt olsun ama bir yapı şarttır.
 
Bu yapı da güvenilir olması için eşit ve demokratik temeller üzerine inşa edilmelidir. Geçmişte kurulan bölgesel yapılara bakarsak 1937 yılında Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında kurulan Sadabat Paktını görürüz. Bu pakt üye ülkeler arasındaki sınır uyuşmazlıklarını çözüp bir çatışma yaşanmasını engellemeyi amaçlamış bir örgüttü. CENTO ya da Bağdat Paktı ise yine Türkiye İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulmuş bir örgüt idi.
 
Türk Turizminin ve bölge turizminin sağlıklı büyümesi açısından bölgede istikrar ve ekonomik kalkınma şarttır. Bölge devletleri gerekeni yapmak için işbirliğine gitmek zorundadır.

01-10-2015 18:25
Önceki Yazıları
SRİLANKA
09-05-2019 12:01 | Yorumlar
KONYAALTI PLAJI
30-01-2018 16:07 | 1 Yorum | Yorumlar
LEWES
06-07-2017 16:50 | Yorumlar
TRUMP VE TURİZM
06-02-2017 13:08 | Yorumlar
KİLYOS-BRIGHTON
28-12-2016 16:50 | Yorumlar
TURİZM 2017
03-12-2016 22:33 | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar