16.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
HERKES TURİZM ÜZERİNDEN VURUYOR

 

Uluslararası turizm hareketlerini uluslararası politikanın aracı yapmak devletlerin başvurduğu bir yöntem ve yeni de değil.
 
Özellikle pazar durumunda olan turist gönderen ülkeler destinasyon olan ülkeleri baskı altına almak için seyahat kısıtlamaları getirmişlerdir.
 
ABD’nin daha yeni kaldırdığı 50-60 yıllık Küba’ya seyahat yasağı bilinen bir örnektir. Son örnek de düşürülen bir savaş uçağı karşılığında Rusya’nın Türkiye’ye karşı getirdiği seyahat yasaklarıdır. 
 
Elbette turist alan destinasyon ülkeler de Pazar ülkelere yönelik seyahat kısıtlamaları getirebilmektedir. Eski Demirperde ülkelerinin seyahat yasakları, Suudi Arabistan’ın Hac kotaları koyması, İngiltere’nin ya da AB vize uygulamaları bu tür yasakların örnekleridir.
 
Fakat gelen turiste yönelik kısıtlamalar daha çok ekonomik ve fiziki koşullardan kaynaklanmaktadır.
 
Turist gönderen ülkelerin kısıtlamaları destinasyon ülkeleri ekonomik olarak ciddi sıkıntıya sokmaktadır.
 
Toptancı acente (operatör), havayolu şirketi operasyonunu talep olan yere yönlendirebilir ve zarara uğrasa da işine devam edebilir. Fakat Antalya’daki oteli, havaalanını ya da çalışanları Yunanistan’a taşıma olanağı yoktur.
 
Bunu bilen ülkeler de uluslararası politika aracı olarak turizmi acımasızca kullanmaktadırlar. Üstelik süper güç olan ABD ve Rusya da bu yola başvurmaktadır. Demek ki turizmle tehdit; uçak gemilerinden, nükleer silahlardan, kıtalararası balistik füzelerden daha etkin olmaktadır.
 
Rusya’dan Türkiye’ye tatile gelen turist sayısı suni olarak yaratılan ekonomik kriz ile Rublenin devalüasyonları sonrası yaklaşık %18 kayıpla 4,5 Milyondan 3,8 Milyon rakamına geldi. Asıl kayıp bu yıl olacak. Çünkü Rus hükümeti neredeyse Türkiye’ye seyahati yasakladı. Bir yakınım Rusya’da satış yapan acentelerin ofislerindeki Türkiye içerikli katalogların yasak denilerek toplandığını ifade etti.
 
İş bu noktaya geldi ise önümüzdeki birkaç ayda Rus pazarının toplanması mümkün değildir. Türk Rus dış politikasındaki düzeltmenin en geç Ocak Ayı içerisinde yapılması gerekirdi ki acenteler önlerini görüp operasyonlara başlasınlar.
 
Fakat artık çok geç. Toplam Rus turist sayısı milyonun altına düşecek ve bu gelişmeden aldığı 3 milyona yakın Rus turistin kaybı ile kapasitesi boş kalacak olan başta Antalya olmak üzere Dalaman ve Bodrum destinasyonları etkilenecektir.   
 
Elbette en büyük zararı sadece işletme sahibi yatırımcılar değil sezonluk bir işe bel bağlayan yüzbinlerce turizm çalışanı, küçük işletme sahipleri de görecektir.
 
Bankaların işi, devletin vergi gelirleri azalacaktır. Rus turistlerin ortalama kalış süreleri genelde tatil amacıyla geldikleri için uzundur. Dolayısıyla turist başına harcamaları da fazladır. 3 Milyon turist kaybından oluşacak gelir kaybı 2016 sezonu için 4-5 Milyar $ civarında olacaktır.
 
Tarım başta olmak üzere diğer ticari kayıplar da bu rakama ilave edilecektir. Ayrıca Rusya’da operasyon yapan Türk operatörler de sıkıntıya girmişlerdir. Krizler öncesi 3 Milyar $ ciro ile dünya’nın ilk beşine giren Pegas Turistik’in zarar görmesi Türk turizminin zarar görmesidir.
 
Şaşırtıcı olan Rusya’nın turizm yaptırımlarına Dünya’da kimsenin sesini çıkarmamasıdır.
 
Rusya’nın yaptığı seyahat özgürlüğünü kısıtlamaktır. Nerede özgürlükleri savunan Dünya devletlerinin tepkisi, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının tepkisi? 
 
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü seyahatin önündeki engelleri kaldırmak için kurulmadı mı? Dünya’nın 6. Büyük turizm ülkesine yapılan bu yaptırımlara karşı nasıl bir önlem aldı?
 
Uluslararası diğer turizm örgütleri ve Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan’ın tepkisi nedir?
 
Dünya Ticaret Örgütü, OECD ve diğerleri ne tepkiler vermektedirler?
 
ABD Başkan Yardımcısı Sayın Biden İstanbul’u ziyaretinde Sultanahmet patlamasının kurbanlarını anmak için meydanı ziyaret etti ve terörü kınadı. Fakat benim izlediğim görüntülerde kadraja çiçek bırakıldığı noktadaki Dikilitaş, Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii gibi meydanın olmazsa olmazları girmedi.
 
Sanırım uluslararası medyada da aynı görüntüler kullanıldı. Saydığımız turistik değerler kadraja alınarak terör kınanırken bir şekilde Türk Turizmine destek verilemez miydi? Ayrıca Sayın Biden “Türkiye’nin daha fazla istikrarsızlaştırılmasını istemeyiz” diyerek dış kamuoyunda Türkiye’nin istikrarsız bir ülke olduğu yolunda anlamalara yol açmış olabilir.
 
Oysaki bu günler Türk Dış Politikasının NATO müttefiklerinden destek beklediği günlerdir.
 
Türkiye’nin dışardaki baskı mekanizmalarını Rusya’nın eylemlerine karşı harekete geçirmesi gerekir. Turizm camiası da gelecekte yaşanacak benzer sorunlara karşı sesini çıkarmak için kullanacağı uluslararası yapıları oluşturmalıdır. İlk iş merkezi Antalya’da olan bölgesel bir uluslararası turizm örgütü kurmak olmalıdır.
 
BM Dünya Turizm Örgütü Başkan Yardımcısı olan Sayın Osman Ayık’a destek verilerek örgütün etkin kullanılması da sağlanmalıdır. Elbette BM’de veto hakkı bulunan Rusya’ya karşı örgütün yöneticilerinin eli zayıftır fakat bu çatı örgütünün söylemleri önemlidir. 
   
 

27-01-2016 10:36
Önceki Yazıları
SRİLANKA
09-05-2019 12:01 | Yorumlar
KONYAALTI PLAJI
30-01-2018 16:07 | 1 Yorum | Yorumlar
LEWES
06-07-2017 16:50 | Yorumlar
TRUMP VE TURİZM
06-02-2017 13:08 | Yorumlar
KİLYOS-BRIGHTON
28-12-2016 16:50 | Yorumlar
TURİZM 2017
03-12-2016 22:33 | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar