17.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
KRİZ, BOOKİNG.COM VE DİĞERLERİ

 

 
Pazarlama, sunulan hizmetler ve satış teknikleri açısından Turizm Sektörü; geçtiğimiz dönemlerle karşılaştırıldığında, şaşırtıcı bir değişim sürecine girdi.
 
Özellikle satış ve ürün hazırlama aşamalarında, Türkiye’yi de alabildiğine etkileyen AB Pazarında, sayısal teknolojiyi kullanma oranı hızla arttı.
 
Mili saniye boyutunda işlem yapma kapasitesine sahip mikro işlemciler, göz açıp kapayıncaya kadar milyarlarca bilgiye ulaşılmasına ve karar verilmesine yardımcı oluyorlar.
 
Erişilen bilgilerin, sunulan hizmetlerle eşleştirilmesi ve uluslararası kabul edilmiş standartlarda olması ve rekabetçi fiyatlarla son kullanıcıya iletilmesi, önümüzdeki dönemde hiç olmadığı kadar önem kazanacak.
 
Bu süreçte finansman ve ödeme araçlarında da devrimsel nitelikli değişimler yaşanması kaçınılmaz hale gelecektir.
 
“Bir ülkede siyasal egemenliğin simgesi sayılan üç temel ögeden biri olan “ulusal para birimi” yerini, değeri sayısal teknolojinin yardımıyla belirlenen “coin”lere bırakmaya hazırlanmasını.
 
Plastik para adı verilen kredi kartları, bir süre sonra telekom operatörlerinin katma değerli hizmet üreten ödeme yazılımları karşısında, pazar paylarını yitirme eğilimine girmelerini,” bu gelişemelere örnek gösterebiliriz.
 
Türkiye’nin son dönemde uyguladığı dış politikanın da etkisiyle oluşan -moda deyimle- türbülans, geçtiğimiz 10 Ağustos günü ekonomide gerçek bir kasırgaya dönüştü. Ulusal para birimimiz kısa sürede yüzde kırka yakın değer kaybetti.
 
Bu gelişmenin fiyatlar üzerindeki etkileri günlük yaşamımıza henüz tam yansımasa da, hayatın bundan sonra turizmciler açısından çok kolay geçmeyeceği ortada. İlk belirtiler; kısa bir süre kala  Kurban Bayramı rezervasyonlarında iptallerin başlamasıyla ortaya çıktı.
 
10 Ağustos günü yaşanan gelişmeden kısa bir süre önce TÜRSAB’ın temsil ettiği meslek kolunu ve kuşkusuz Birliği etkileyecek iki kararı açıklandı.
 
Bunlardan ilki; “booking.com” hakkında eski yönetimin açtığı davanın sürdürülmesi anlamına gelen; benzeri portallar için  Türkiye’de vergi ödemeyerek, haksız rekabete yol açtıkları gerekçesiyle yargıya başvurulacağına ilişkin olanıydı.
 
Kısaca yönetim büyük olasılıkla işlevini; - belki de“gelirler genel müdürlüğü” ile eş değerde sayarak- vergi müfettişliği ile karıştırmıştı. 
 
Açıklamada yer alan gerekçeye göre bu tür portallar, yurtiçi rezervasyonlar da yaparak, bu yolla elde ettikleri kazançlarından vergi ödemiyorlardı.
 
Oysa bu değerlendirme gerçeği yansıtmıyordu.
 
Merkezleri yurtdışında bulunan bu tür kuruluşlar, Türkiye’de verdikleri hizmetlerin karşılığında elde ettikleri komisyonları tahsil sırasında, % 20 oranında kaynaktan kesilen bir vergi –stopaj- öderler. 
 
Üstelik çifte vergilendirmeyi ortadan kaldıran anlaşmalar çerçevesinde, eğer kastedilen gelir ya da kurumlar vergisinde  ise maliye açısından bir vergi kaybı da söz konusu değildi.
 
Kaldı ki, gerçekten TÜRSAB üyelerinin mesleki çıkarlarını korumak istiyorsa, yapılması gereken ilk iş; herhalde İbrahim Müteferrika’nın matbaasına karşı çıkan el yazmacılar gibi davranarak, teknolojideki gelişmeyi yasaklamak olamaz.
 
Türkiye’nin uluslararası rekabet karşısında; TÜRSAB’ın öncülüğünde kurulmasına öncülük edeceği bir “turizm veri bankası” aracılığı ile standartları denetlenmiş; konaklama, yeme-içme başta olmak üzere sektörle ilgili hizmetleri profesyonel kullanıma açması daha uygun olurdu.
 
Bu tür kalıcı önlemler önermek yerine bazı çevrelere hoş görünme gayretiyle,  yasakçı anlayışı savunmak, TÜRSAB’ üyelerinin ancak serbest rekabet ortamında yaşayabilecekleri gerçeğinden uzaklaştırır.
 
Üstelik  10 Ağustos’ta yaşadığımız  ekonomik çöküşün ardından, döviz kurlarındaki yükseliş nedeniyle, en az iki-üç sezon boyunca yurtdışı talebin dramatik ölçülerde düşeceği gerçeği ortadayken, yabancı kökenli portallara haksız rekabet gerekçesiyle karşı çıkmak, doğru bir yaklaşım sayılamaz.
 
Uluslararası markaların yasaklandığı izlenimi uyandıracak davranışlarda bulunmak bu ortamda doğru bir yaklaşım sayılamaz.
 
İkinci gelişmeyi sonraki yazıda ele alacağız.
 

13-08-2018 10:39

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar