17.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
1 Yorum | Yorumlar
SORGULANMAYAN VERİMSİZLİK

 

 
Siyaset sözlüğümüzde en az kullanılan kelimelerden biri de her halde verimliliktir. 
 
Bu olgu nedendir bilinmez, toplumuzun büyük çoğunluğunun ilgi alanı dışındadır. 
 
Serbest piyasa savunuculuğunu kimselere bırakmayanlar dahil, liberal ekonomi sözcülerinin çoğu verimlilik kavramını gündeme getirmezler. 
 
Özellikle kamu yatırımları söz konusu olduğunda, belki de kadim devlet kavramı toplumsal belleğimizde üreten toplumlara oranla daha fazla alan işgal ettiğinden, bu tür yatırımların bedelini sonunda hep birlikte ödeyeceğimizi, aklımızın ucundan dahi geçirmeyiz. 
 
İstanbul’un son açılan havalimanı da bence bu bağlamda tipik bir örnekı oluşturuyor.
 
AKP İktidarı 16 yılda  havayolu taşımacılığının toplam yolculuk içindeki payını olağanüstü oranda arttırdı.
 
Bu gerçek ortadayken, havacılığı övgüyü hak edecek kadar geliştiren siyasetçilerimizin,  son dönemde hizmete aldıkları dahil 45 havalanının sürekli zarar etmesini sorgulayanların sayılarının azlığı çok doğal.
 
Adı en son ana kadar özenle saklanan İstanbul Havaalanı da; ülkemizde “sorgulanmayan verimsizlik” kavramıyla değil , ağırlıklı olarak Cumhuriyet “yanlısı” ya da “karşıtı” tartışmalarıyla gündeme geldi. 
 
İktidar çevrelerinin neredeyse “Kurtuluş Savaşı” ile aynı ölçülerde değerlendirdikleri,  büyük bir zafer anıtına benzetilen ama ne gariptir ki, adı ve kapasitesi üzerinde bile uzlaşamadığımız bu havalimanının, ülke ekonomisine katkıları üzerine çok söz söylendi. Oysa bu yatırımın nasıl finanse edildiği ve kendisini ne kadarlık bir sürede geri ödeyeceği açıkça tartışılmıyor.
 
Aslında ortada parasal ve yolcu sayısına dayalı güvenceler bulunduğuna göre, ilk tartışılması gereken, yüzüncü yılına yaklaşan Cumhuriyet değil, bu yapının verimliliği olmalıydı.
 
Gelin görün ki, kısa süre önce kapasiteleri arttırılan İstanbul’daki diğer iki havalimanı yokmuş gibi davranılıyor.  
 
Artacak ihracattan, yeni kargo kentinden, yabancıların alışverişe gelecekleri uluslararası AVM’den, GSMH’ya yüzde 4,8 oranında yüksleteceğinden, Dünyanın 60 Başkentine 3 saatlik sürede uçulacağından söz ediliyor ama verimlilik gündemde yok.
 
Üstelik Dünya’nın en iyileri arasında ilk üçe giren Atatürk Havalimanı dururken, mevcut işletmecisine 2021 yılı sonuna kadar verilen yıllık yolcu garantisinin, Hazinenin yıllık % 7,5 faizle borçlandığı bir dönemde  neden boşuna ödeneceği de sorgulanmıyor?
 
Dünyanın yüzyıl önceki koşullarında iki hatta peş peşe yaşanan üç büyük savaşın ardından kurulan, Cumhuriyetin yıldönümüne özenle rastlatılan açılış tarihiyle, kurucularından rövanş alındığı izlenimi uyandırmanın, konunun özünün tartışılmasını engellemek dışında mantıklı bir açıklaması olabilir mi?
 
Oysa inşaat süresini kısaltmak yerine, Atatürk Havalimanı işletmecisinin süresinin bitimine göre  tasarlanacak bir taşınma programı, daha sağlıklı ve her şeyden önemlisi daha güvenli olmaz mıydı?
 
Üstelik gerçekten İstanbul’un geleceği düşünülüyorsa, bu havalimanı ile kent merkezine kapasitesiyle uyumlu ulaşım imkanları sağlandıktan sonra açılsa, daha verimli sonuçlar alınmaz mıydı?
 
Oysa milyarlarca lira borçlanarak, riskini topluca üstlendiğimiz bir yatırımla gururlanacağımıza, her gün yeni bir tartışma konusu bulup çıkarıyoruz
 

31-10-2018 12:49

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
metinsert
02-11-2018 18:51
en rasyoneli
sayin yücel, bu guzel ve anlamli yaziniz icin tesekkurler.umid ederimki bu yaziniz yonlendirici ve pek cok kisi icin dusundurucu olur. Evet belirttiginiz uzre bu yatirim ile gururlanmaliyiz, ama verimliligini de tartismaliyiz. ataturk hava limani her halukarda 2021 yili sonuna kadar isletmecisine verilen garanti geregi yurt ici, yurt disi ucuslara, charter ucuslara, kargo ucuslarina ve de ozel ucak ucuslarina acik tutulmali. 31 aralik 2018 tarihinde bile tamamen intikal dahi cok erken ve gereksiz. iste nedenleri. milli hava yolumuz -dunyanin yolcusunu tasiyor-,ama bunun Turkiyeye onemli bir katkisi yok.zira yurt disina giden ve gelen dolu dolu ucaklarin yolcularinin onemli bir kismi transit yolcu, istanbulda inen ziyaretci yolcu sayisi cok az. milli hava yolumuzun cesitli sekillerde slotlarini arttirmasi sonucu, rekabet edemeyen asagidaki yabancı hava yollari Turkiye ye olan seferlerini 2017 de iptal etti. Bunlar ; Air France , Iberia , Swiss, Alitalia, Austrian, Air Canada, Delta Airlines. Simdi kendi kendimize soralim. Yeni Havalimani devreye girdikten sonra bu hava yollari tekrar Turkiye seferlerini baslatacaklar mi acaba ? Ataturk Hava limani, Istanbul hava limani yaninda aktif olarak kalmali, cunku bu alana cok buyuk yatirimlar yapildi. Kargo ucuslari devam ettirilmeli , Ozel ucak ucuslari devam ettirilmeli , Charter ucuslari devam ettirilmelidir. Cunku Ataturk havalimani etrafinda 65 otel bulunmakta , ucuslar tamamen iptal olunursa bu otellerin cogu kapanmak zorunda kalacaktir. Bugun Londra nufusu 10.627.000 kisidir. Fakat Londra da 5 havalani bulunmaktadir.Bunlar Heathrow, Gatwick, Luton, Stansted ve City Airport. Bu nedenle Istanbulun 20 milyonluk nufusu icin 3 havaalani zorunluluktur. Ataturk Havaalani devre disi birakilmamalidir.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar