20.02.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - İzzettin YURTSEVER
İNANÇ-KÜLTÜR–SAĞLIK VE SEJUR TURİZMDEN KOMBİNE KİTLE TURİZM PROJESİ

 

İnanç turizminin aşağıda açıklanan nedenlerden büyük ölçekli büyüme tahminleri sonucunda Orta Doğu’da inanç turizm merkez noktası oluşturulması gerekmektedir.
 
Türkiye’nin Müslüman ve laik olması, en çok turist ağırlayan deneyimli ve yüksek arza sahip olan bir destinasyon olması,sahilleri, tesisleri, açık hava müzesi konumu, medeniyetlerin ve dinlerin beşiği olması, sağlık turizmi, kültür turizmi ve inanç turizminde etkileyici olması, ulaşım ve hizmet kalitesi, misafirperverliği sayesinde bu hızla büyüyen pazardan birkaç yıllık planlı çalışma neticesinde en büyük pastayı alması kaçınılmazdır. 
 
Bugün özellikle uzak ülkelere yapılan seyahatler en az 10 -15 gün sürmekte ve yoğun bir programla çok yerler görülmek istenmektedir.
 
Ancak sonuç olarak bu yorucu seyahatler deniz ve sağlık turizmi molalı olduğunda cazibe kazanacaktır.
 
Yılda iki kez seyahate çıkmak yerine dolu dolu bir seyahat yapmak isteyen insanların da taleplerini karşılayacak şekilde konferans, eğlence ve dinlence içerikli turlar organize edilmelidir.
 
Bu eşsiz potansiyel çerçevesinde çok iyi düşünülmüş stratejik planlama ile hem tatil, hem kültür turu, hem sağlık turu hem de inanç turundan oluşan bedenen,ruhen ve zihnen arınmayı sağlamak için dinlence-deniz-tarih-kültür-sağlık-heyecan-macera ve arayış içerikli ikili, üçlü ve dörtlü deniz-kara ve hava yoluyla kombine edilmiş tur paketleri Edirne’den Hatay’a kadar, Hatay’dan Güney Doğu ve Doğu Anadolu’ya, İstanbul-Bursa-Denizli-Isparta’dan Antalya’ya ve diğer bölgelere düzenlenmelidir.
 
Bir başka deyişle ikili olarak deniz ve sağlık, deniz ve kültür, deniz ve inanç,kültür ve inanç, kültür ve sağlık, üçlü olarak deniz-kültür-inanç, deniz-inanç-sağlık, deniz-kültür-sağlık, daha uzun konaklamalı deniz-kültür-inanç ve sağlık dörtlü kombinasyonu yapılmalıdır. 
 
Tabii ki inanç turizminin geliştirilmesi ile ekonomik kalkınmanın söz konusu olduğu bu projede başarılı olabilmek için kutsal yerlerin alt yapı eksikliklerinin giderilmesi, restorasyon çalışmalarının tamamlanması, ibadet ve ayin yerlerinin tamamlanması, yiyecek-içecek üniteleri ve  rekreasyon alanlarının düzenlenmesi, yerel halkla iç içe olunması, ticarethanelerin açılması, devlet ve yerel yönetimlerin yatırımcıları teşvik etmesi, kredi tahsisi, arazi tahsisi, vergi indirimi vs istihdam, kültürel miras koruma, sosyal ve kültürel yaşantının yöresel olarak geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası boyutlarda barış ortamına katkı, yöresel sanatların geliştirilmesi, dinler arası uzlaşma-hoşgörü sağlanması,inanç merkezlerini de içine alan tanıtım filmleri yapılması, belgesel ve sinema filmi özel tv kanallarının devreye girmesi, inanç turizmine yönelik profesyonel tur operatörleri ve seyahat acentalarının oluşturulması, inanç turizminde hizmet verebilecek uzman rehberlerin yetiştirilmesi için planlama yapılmalıdır. 
 
İNANÇ TURİZMİNDE ÖZELLİKLE MÜSLÜMAN SAYISINDA BEKLENEN BÜYÜK ARTIŞ TAHMİNLERİ:
 
Kiliseler Birliği 2007 yılında yaptıkları bir araştırma neticesinde, dünya nüfusunun hızla Müslümanlığa geçtiğini tespit etmişlerdir. Keza Amerikan Araştırma Kuruluşu Pew Research Center'ın raporuna göre, 2070'de dünyada Hıristiyan ve Müslüman nüfus neredeyse eşit olacak. 2100 yılında ise İslam dünyanın en yaygın dini haline gelecek.
 
2010 yılı itibariyle, 6,9 milyarlık dünya nüfusunun 2,2 milyarı yani % 31’i Hıristiyan dinine mensup. 1,6 milyar kişi ise Müslüman ve bu dünya nüfusunun % 23’ünü oluşturuyor.
 
2070’de dünya nüfusunun 9,3 milyara ulaşması, 2 milyar 918 milyon 70 bin kişinin Hıristiyan, 2 milyar 761 milyon 480 bin kişinin ise Müslüman olması öngörülüyor. Yani Hıristiyanlar dünya nüfusunun % 31’ini, Müslümanlar ise % 30’unu oluşturacak.
2100'de ise yeryüzünde yaşayan insanların yüzde 35'i Müslüman, yüzde 34'ü Hıristiyan olacak.                      
 
Bu durumda ‘’Hz.Muhammed (s.a.v) Ben sizin çokluğunuzla övünürüm’’ hadisi de gerçekleşecektir.
 
Hıristiyan – Müslüman Medeniyet Çatışması beklentisinin tam aksine, Türkiye-Mısır-Tunus ve Dubai gibi Müslüman ülkelere Hıristiyan ülkelerden gelen turist sayısında önemli artışların kaydedilmesi,Müslüman ülkelerde doğumların Hıristiyan ve diğer dinlerden çok daha fazla artışı, Uygarlık tarihi ışığında İslamiyetin Kuran ayetleriyle Kültür ve İnanç Turizmini teşvik etmesi ve tüm peygamberleri kucaklayıp onlara inanmayı şart koşması,Barış, kardeşlik, hoşgörü ve sevgi ile tüm insanlığı, “gel” çağrısıyla kucaklayan Mevlana’nın her yıl artan bir sayıyla yabancılar tarafından ziyaret edilmesi,Dini yayma faaliyetleri, Emperyalist güçlerin yeni sömürgeler oluşturmak için 11 Eylül 2001 -  El Kaide - İşid gibi terör örgütleri oluşturup Müslüman dünyayı karıştırmak için büyük senaryolar kurduklarını kendi halklarının dahi telaffuz etmeleri nedeniyle Müslümanların sömürülen mazlumlar topluluğu olduğuna inanılması sonucu İslamiyeti tanımak için okuyup araştırmaya başlamaları,  Müslüman ülkelere yapılan sejur turizmde İslamiyetle tanışılması, Müslüman erkeklerin kendi ülkelerinde veya yurt dışında yabancı bayanlarla evlenip onların İslamiyete geçmelerinde etkili olmaları, Müslümanların da Hacı olmak dışında İnanç Turizmine rağbet göstermeleri, Birçok din adamı, bilim ve sanat adamının ve hatta emperyalist ülkeleri yönetenlerin İslam dinine geçmesi, Tevrat ve İncil’de bilime aykırı-müstehcen ve ürpertici ayetlerin çokça olması, İncil’de teslis inancından kaynaklanan dünyada seyahat eden binlerce turistin manevi boşluk ve arayışlarda olması ve bilinmeyen ve kötü bir vitrin imajı çizilen İslamiyeti yakından tanımak isteyenlerin İslam dinine geçmeleri ve huzur bulduklarını beyan etmeleri de Müslüman nüfusun hızla artmasında ve İnanç Turizmine ilgi duyanların artmasına etken olmuştur. 
 
DÜNYA’DA ARTAN İNANÇ TURİZMİ VE İNANÇ TURİZMİNDEN ELDE EDİLEN GELİR:
 
Dünya Turizm Örgütü rakamlarına göre 2013 yılında dünyada turizm amaçlı seyahat edenlerin sayısı 1 milyarı aştı. Bu seyahatlerin %51 i Avrupa’ya, %22 si Asya’ya yapılmıştır. Söz konusu 1 milyar kişinin yaklaşık 300 milyonu tatiline inancı da dahil ediyor.
 
Dünyada giderek büyüyen inanç turizminden elde edilen gelir 20 milyar dolara yaklaşmış durumdadır. 
 
Dünyada başlıca dinlere mensup 5 milyar 37 milyon insanın bulunduğu görülmektedir. Buna göre en büyük üç grup Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Hindulardır.Bu üç grup inanç turizminde pazarın %89 unu teşkil etmektedir.
 
İnanç turizminde en çok ziyaret edilen ülkelerin başında açık farkla İtalya gelmektedir. İtalya 20 milyon , İspanya 4,42 milyon, S.Arabistan 3.68 milyon.
 
Dünyadaki turistik kaynaklara bakıldığında özellikle 3 şehir ziyareti öne çıkmaktadır. İstanbul, Kudüs ve Roma..
Türklerin bu yıl hac ve ümre için 1.1 milyar dolarlık harcama yapması beklenirken söz konusu pazardaki payı %5 gibi hiç de küçümsenmeyecek bir seviyeye ulaşacaktır. Türk Hacı adayları Hac için ortalama 4000 euro, Ümre için ise 1500 euro harcamaktadırlar.
 
Dünya Turizm Örgütü inanç turizminin de içinde bulunduğu niş pazarlarda turistik hareketlerin 2020 yılına kadar %20 artacağını öngörmektedir.
 
2005 yılında 39.1 milyon olan semavi dinlerin merkezi olan Orta Doğu girişlerinin 2030 da 158.9 milyon olacağı Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından tahmin edilmektedir.
 
Gemi ile yapılan yolculukların artmakta olduğu İnanç turizminde dindar ve dindar olmayan turist de katılmaktadır. İnanç turizmine katılanlar gitgide daha gençler katılmaktadır. Aktif ve pasif inanç turizminde fiziki ve kültürel uzaklık, ulaşım zorluğu, mali külfete rağmen dünya genelinde İnanç Turizminde artış sürmektedir.
 
İnsanları inanç turizmine yönelten sebepler şunlardır: psikolojik sebepler, dini arz kaynaklarının zenginliği, dini gün ve bayramlar, İnançları gereği hacı olmak istemeleri, boş zamanı değerlendirmek, hakikati yaymak, misyonerlik faaliyetlerini desteklemek, arayış, misafir evlerinde  inzivaya çekilmek, dini konferans ve kongreler, macera, aktivite, heyecan, gönüllü yardım edenlerin katıldığı seyahatler, din eğitimi alan öğrencilerin sayısında artış… 
 
TÜRKİYE’NİN İNANÇ TURİZMİNDE ÜSTÜNLÜKLERİ VE FIRSATLARI :
 
Üç tarafı denizlerle çevrili Kitle Turizmi (Sejur) amaçlı gelen yabancı turistlere ülkenin her köşesinde  Kültür ve İnanç Turizmi de sunabilen Sayısız Medeniyetlere ve Kutsal Dinlere sahne olan Anadolu tarih boyunca pek çok uygarlığın yaşadığı ve kültürlerini geliştirdikleri bir merkez olmuştur. İlk yerleşim yerlerinden büyük imparatorluklara kadar birçok farklı medeniyetin ve bununla beraber inançlarının yaşadığı bir coğrafya olan Anadolu toprakları, dinlerin de buluşma noktasıdır.
 
Antik çağlardaki inanışlardan günümüzde varlığını devam ettiren dinlere kadar her birini kucaklayan bu topraklar, dini eserlerin de bulunduğu ve büyük bir özenle korunduğu bölgedir.
 
İnanç Turizmi Gerek ilkçağ medeniyetlerinin Anadolu’da gelişmesi, gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin, ortaçağda ise Musevilerin bulundukları ülkelerde karşılaştıkları ağır baskı ve yok etme politikaları sonucu Anadolu topraklarına sığınmış olmaları ve hoşgörü ile karşılanmaları, Türklerin kendi dini olan İslamiyet’e ait eserlerin yanısıra, çok sayıda kilise, sinagog ve diğer mabetlerle dini eğitim veren okul ve vakıfların Anadolu’da yer almasına neden olmuştur. 
 
Turistik potansiyele sahip olan şehirlerde ve turizm merkezlerindeki camilerimizin yakınında inanç turizmine yönelik olarak işin ehli,seçilmiş, eğitimli yetkililer tarafından tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. Yabancı dilde İslamiyeti ve Peygamberimizi tanıtan yazılar ve onun sosyal hayatını,kişiliğini,misyonunu konu alan filmler,  görsel ve ışıklı akan yazılarla bilimsel ayetlerin teşhiri, dini tanıtım filmleri,animasyon gösterileri, konferanslar ve paneller buna örnek gösterilebilir.
 
Türkiye’de İnanç Turizmi adı altında bazı faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar, 1995 yılında başlamıştır. 1995-1998 yılları arasında çok sayıda yabancı tur operatörü, basın mensubu ve konu ile ilgili uzman kişilerin katılımı ile "İnanç Turizmi" turları gerçekleştirilmiştir. 
 
Herhangi bir turizm faaliyetinin önemi, o faaliyete ilişkin potansiyel turist sayısı ve pazarın büyüklüğü ile yakından ilişkilidir.
İnanç turizmi mevsimsel faktörlerden bağımsız olarak yıl boyunca yürütülebilecek bir alternatif turizm faaliyeti niteliği ile mevsimlik hareketlilikten kaynaklanan dezavantajları telafi edebilecek bir potansiyel temsil etmektedir.
 
Hıristiyanlar, inanç turizmi kapsamında Türkiye’de İstanbul’un dışında Hatay St. Pierre Anıt Müzesi, İçel St. Paul Anıt Müzesi, İzmir, Antalya Demre, St. Nicola Kilisesi, Bursa, İznik Ayasofya Camii, Manisa Sard, Alaşehir, Akhisar kiliseleri, Isparta Yalvaç Pisidia Antik Kenti, Nevşehir Derinkuyu Ortodoks Kilisesi ve Denizli Laodikya Antik Kenti’ni ziyaret ediyorlar.
 
Ülkemizin inanç turizminde sahip olduğu zenginliklerin ortaya konulması, inanç turizmi alanlarının geliştirilmesi ve iyi tanıtılması yabancı turistlerin ülkemize inanç turizmi sebebiyle yapmış oldukları ziyaretler artıracaktır.
 
Ülkemizde Edirne, İstanbul,Bursa, İzmir,Manisa, Antalya, Tarsus, Adana, Gaziantep, Şanlı Urfa, Mardin, Diyarbakır, Bitlis, Van, ağrı, Kars, Erzurum, Trabzon, Ordu, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Karaman, Konya, Ankara, Isparta, Denizli olmak üzere 43 şehirde inanç turizmine uygun cazibe merkezi bulunmaktadır. 2023 de inanç turizmi koridoru olarak adlandırılan koridor, Tarsus’dan başlayarak Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin yörelerini kapsamaktadır.
 
TÜRKİYE’DE İNANÇ TURİZMİNDE SON YILLARDA DÜŞÜŞ VE NEDENLERİ:
 
Türkiye’ye dini ve hac amacıyla gelen yabancı turist sayısında son 5 yılda büyük gerileme yaşanıyor. İnanç merkezlerinin yeterince tanıtılmaması ve Komşumuz Suriye’de yaşananlar,İsrail ile bugüne kadar gerginleşen ilişkilerimiz de  ülkemizdeki inanç turizmindeki düşüşün nedenlerindendir. Toplam ülkeye gelen turistlerin % 0.5 i inanç turizmi için gelmektedir.
 
Özellikle hacı olmak için Kudüs, Efes ve Roma’yı ziyaret eden Hıristiyanlar, Efes’i bünyesinde barındıran Türkiye’ye eskisi kadar gelmiyor. Verilere göre, bahar ve yaz aylarında daha çok hareketliliğin yaşandığı inanç turizmi için Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı 2009’dan itibaren düzenli olarak azaldı. 2009’da inanç turizmi için Türkiye’ye 124 bin 409 turist gelirken, bu sayı 2010’da 106 bine, 2011’de 102 bine, 2012’de 61 bine ve 2013’te ise 54 bine kadar düştü.
 

25-01-2016 10:47
Önceki Yazıları
HAYALDİ BELKİ GERÇEK OLUR!...
09-02-2015 11:10 | 3 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar