16.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - ERKAN YAĞCI
2016'DA TURİZM
 
Hakikatleri görmek bu zor dönemde yapılacak en doğru iş olacaktır.
 
Şöyle ki,
 
Çin ekonomisinin yavaşladığı bir dönemde, tarihi düşük ve ne kadar daha düşeceği öngörülemeyen petrol fiyatı, kur savaşlarının yaşandığı bir ortam, yazın yaklaşmasıyla Avrupaya olacak göçmen hareketinin endişesi ve Davos Ekonomik Zirvesi’nin sonuçlarından biri olan “2016 yılı dünya ekonomisi için zor bir yıl olacak” öngörüsü çerçevesinde turizm nereye gidiyor?
 
Türkiye turizminin ne olacağı ise özellikle düşünülmesi gereken ayrı bir soru. Çünkü; dünyada yaşanılan siyasi ve ekonomik değişiklikler ve  Türkiye’nin her geçen gün derinleşen jeopolitik durumu Türkiye turizmini daha da etkileyecek bir yapıya dönüşmektedir.
 
Peki biz ne yapıyoruz? Neler yapabileceğiz? 
 
Açıkçası bu dönemlerde ortak akıl oluşturup, tüm pazarlarda başka amaçları bir köşeye bırakıp, turizmi sadece ekonomik ve sosyolojik bir unsur olarak görüp hareket etmeliyiz.
 
Turizmi, ayrıca sadece barış amacı için bir araç olarak kullanmalıyız.
 
Peki var olan durumda Türkiye Turizmi ne durumda? 
 
Görüyoruz ki; açıklanan istatistikler, turizmin tanımı, turistin tanımı, seyahat endüstrisinin tanımı gibi bir çok alanda bir bilgi karmaşası oluşmuş durumda. Aynı şeyi farklı görüyor olabiliriz. Fakat aynı olguda tek bir doğru var ise bunu olduğu şekilde belirtmemiz gerekmektedir. Bu konuya daha sonra değineceğiz.
 
Türkiye turizmin durumuna dönecek olursak; Türkiye turizmi en son yaşanan Rusya krizinden dolayı zor bir döneme girmişti. Hala bu konuda olumlu sayılacak bir gelişme olmadı. 
 
Fakat şu bir gerçek ki Rusya pazarındaki seyahat engeli aşılsa bile Rusya pazarında artık eski alışılagelmiş iş modeli olmayacaktır.
 
Bunu görüp kendimizi hazırlamamız gerekmektedir.
 
Avrupa pazarında durum ise iç açıcı değil. Özellikle daha önceki yazılarda belirttiğimiz gibi Almanya pazarına özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Almanya pazarında yaşanacak bir sıkıntı tüm Türkiye turizm sektör yapılanmasını derinden sarsacaktır.
 
Tabi ki diğer Avrupa pazarlarının durumu da Türkiye turizmi için önemlidir. Bilhassa İngiltere ve  Hollanda pazarları ayrı önem kazanmaktadır.
 
Peki bulunduğumuz durumda neler yapıyoruz? Bu sıkıntıyı nasıl aşacağız? Bu kadar yatak kapasitesinin oluştuğu turizm ülkesinde oluşan kaygıları giderecek yöntemi nasıl oluşturacağız?
 
Bu soruları sormadan doğru çözüm yolunu oluşturamayız.
 
Bu noktada sihirli kelime " iletişim" dir.
 
Kamu ve özel sektörün sağlıklı iletişim yollarını oluşturarak var olan sorunların tespitini, sorunların nedenlerini ve çözüm yollarını " ortak akıl " yoluyla ancak sonuca ulaştırabilir. 
 
Doğru zemin ve ortamda tartışılmayan hiç bir konunun ne gerçekçi sorun tespitine ne de gerçekçi çözüm yollarına ulaşamayacağı aşikardır.
 
Keza, özellikle bu dönemde turizmi bir ekonomik sektör ve çok etkili bir barış unsuru olarak görmek en doğru bakış açısı olacaktır.
 

27-01-2016 10:32

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar