19.10.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara
Günün Yorumu
Fehmi KÖFTEOĞLU
Fehmi
KÖFTEOĞLU




Yazarlar

Gezinomi.com


UcakBileti.com Yurtiçi ve yurtdışı en ucuz uçak bileti seçenekleri ucakbileti.com adresinde.


Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
ARAZİ DEVLETTEN PARA MİLLETTEN

 

 
Türkiye yeni bir döneme girdi. 
 
24 Haziran’dan bu yana ardı arkası gelmeyen düzenlemelerin–bazılarının- ardından hızla yayınlanan düzeltmeler, günlük hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yerlerini aldılar.
 
Bürokrasinin yeniden kurgulandığı, alışageldiğimiz kurum ve kuralların değiştiği, deneme yanılma yöntemlerine sıklıkla başvurulacağa benzeyen bir dönem bu.
 
Bir siyasetçi; Cumhuriyetin 1923-1950 arasını Tek Partili, 1950-2018 arasını Çok Partili olarak adlandırırken, 24 Hazirandan sonra başlayan bu sürece ise; “Yok Partili Dönem ” diyor.
 
Bu dönemde Bakanımızın mesleğin içinden gelmesi ve ardında çok başarılı bir büyüme hikayesine sahip olması kanımca sektör için büyük şans. 
 
İşinin çok kolay olacağını söylemek istemiyorum ama en büyük avantajı; tek seçiciyi yani Sayın Cumhurbaşkanını ikna ederek, hızlı sonuç alabilmesi pek ala mümkün.
 
Böyle durumlarda sivil toplum örgütlenmelerine de sorumluluklar düşmesi doğal. Sorumluluk darken yönetimi doğru bilgilendirmeyi kast ediyorum.
 
Geçenlerde ihracatçı sayılmayı kurtuluş olarak tanımlayan çoğu turizmci meslektaşımızın, belki de dikkatlerinden kaçan bir gelişme oldu.
 
Türkiye İhracatçılar , Meclisi (TİM) Hizmet İhracatçı Birliği Sektör Kurulu Başkanlığına seçilen başarılı bir iş adamı olarak tanıdığımız Ahmet Akbalık, yeni döneme ilişkin Bakandan beklentilerini sıraladı.
 
Turizm Gazetesinde yer alan açıklamasına göre Akbalık; otelcilik, tur operatörlüğü, havacılık sektörlerinden gelen Bakan Ersoy'un, turizmin her alanında bilgi sahibi olduğunu, bu açıdan sektöre kapsamlı bir bakış açısı getireceğini belirterek; “Teşvik noktasında beklentilerimiz var. En başta ise yurt dışında Türk bayrağı ile bizleri temsil eden tur operatörlerine yönelik çalışma yapmak lazım. Yabancı tur operatörüne bağlı olmak kötü bir durum. En ufak sorunda, 'ben Türkiye'ye turist götürmüyorum' diyebiliyor. Bunun önüne geçmeliyiz" diyor.
 
Eski bir arkadaşım uzun yıllar önce turizm girmek isteyen bir holdingin üst yöneticisinin teşviklere ilişkin görüşlerini dinledikten sonra; “anladım, demişti. Sizin isteğiniz çok karmaşık değil, hatta basit bile. Yöneticinin bu sözlerin ardından gelecek cümleyi beklemesine fırsat vermeden eklemişti.; Siz arazi devletten, para milletten formülünü öneriyorsunuz.
 
Arazi, imar kolaylığı, altyapı, özel faizli krediler anlaşılan yetmemiş, kapsamlı bakış açısından ne anladığını da açıkça dile getirmiş. 
 
Yabancı tur operatörlerine bağlı kalmayı sakıncalı bularak, yurtdışında Türk Bayrağı ile bizi temsil eden tur operatörlerinin teşvik edilmesini talep ediyor.
 
Anlaşılan son günlerin moda söylemi; “yerli ve milli” onu da fazlasıyla etkilemiş. 
 
Lafı uzatmadan, bu tür isteklerin sektörü tanımamaktan ve Dünyadaki gelişmelerin farkında olmamaktan kaynaklandığını baştan söyleyelim.
 
Türk bayrağını dışarıda dalgalandıran tur operatörlerinin birer işletme olarak, etkinlik gösterdikleri ülkelerin ticaret yasalarına göre çalıştıklarını, kısaca; sahipleri Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olsalar bile, şirketlerinin kuruldukları ülkelere ait olduğunu, bu arkadaşımızın bilmeyişine şaşırdığımız söyleyemeyiz.
 
Belki de uluslararası pazarda payları yüksek operatörlere fiyat konusunda, yeterli direnci gösteremediğimiz için görece daha güçsüz, sadece Türkiye’yi satan operatörlerle denge kurarız düşüncesinde iseler bu yaklaşımın da modasının geçtiği ortada.
 
Yabancı operatörleri kast ederek, “en ufak sorunda ben Türkiye’ye turist götürmüyorum” şeklindeki eleştirel ifadesi de çok yanlış. Yaklaşmakta olan “digital” dalga ilk başta ve en çok onları vurmaya hazırlanıyor, hatta başladı.
 
Deneyimli bazı meslektaşlarımızın da katıldıkları bu tür yaklaşımların, önümüzdeki dönemde hiç bir geçerliliği yok. 
 
Türkiye’nin program dışı bırakılmasını ima eden yaklaşımlar, ya da ülkedeki siyasal gelişmeleri bahane ederek, fiyatlar üzerinde baskı yaratmalarını önlemenin yolu; evrensel hukuk, özgürlük ve hayat tarzına müdahale edildiği izlenimi uyandıracak bir takım yersiz uygulamalara ilişkin, yerel ve merkezi siyasal otoriteyi uyarmak ya da doğru bilgilendirmektir.
 
Üstelik bu tür isteklerin; “istediğiniz gibi davranın ama bizi de teşvik etmeyi unutmayın” biçiminde algılanması, en az Dünyadaki gelişmeyi izleyememek ölçüsünde sektöre zarar verir.
 
Bu konuyu irdelemeyi sürdüreceğiz.
 
 
 

20-07-2018 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar