27.05.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Seha Aksü
UEFA 2024'Ü ALAMADIK, ÇÜNKÜ FUTBOL YALNIZ FUTBOL DEĞİLDİR

 

 
 
“Abdala malum olur” derler. 
 
Bana da malum olmuş demek ki…
 
“Turizm Patladı” başlıklı yazımda Türk turizm hizmeti ihracatının karşı karşıya olduğu soyut problemlerden bahsetmiştim.
 
Perşembe günü öğleden sonra İsviçre’nin Nyon kentinde iki aday ülkenin temsilcilerinin gerçekleştirdiği sunumların ardından UEFA Yönetim Kurulu tarafından oylama yapıldı. Yapılan oylama sonucunda Almanya,  18 oyun 12’sini alarak EURO2024'ün ev sahipliğini üstlenme hakkı kazandı.
 
Seçimde UEFA Başkanı Aleksander Ceferin yanında başkan yardımcıları İsveç, Portekiz , Ukrayna, İtalyan ve İngiliz delegelerinin yanında UEFA Yönetim Kurulu üyeleri Polonya, Macaristan, İrlanda, İsviçre, Fransa, Bulgaristan, İspanya, Hırvatistan, Hollanda, İtalya ve İngiliz delegeleri katılarak oy kullandı.
 
Alman ve Türk vatandaşı olan UEFA başkan yardımcıları ya da UEFA yönetim kurulu üyeleri UEFA EURO 2024 adaylığı seçiminde oy kullanamadı.
 
Türkiye hatırlanacağı üzere, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği için Yunanistan ile ortak başvuruda bulundu.  
 
Eleme turlarında diğer ülkeler elendiğinden dolayı Türkiye-Yunanistan ortaklığı ile Avusturya-İsviçre ortaklığı finale kaldı. 
 
Finalde EURO 2008 organizasyonu Avusturya-İsviçre ortaklığına verildi.
 
Türkiye, 2012 de Avrupa Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapmak için tek başına aday oldu. 
 
Ön eleme oylamasında Türkiye elenirken, final oylamasında Polonya-Ukrayna ortaklığı organizasyonunu kazandı. Türkiye, UEFA 2016 da da Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği adaylığını finalde Fransa'ya karşı kıl payı kaybetti. 
 
Türkiye Avrupa Futbol Şampiyonası için 2020'ye de aday oldu, fakat sonra vazgeçti.
 
Türkiye 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası için İstanbulda Atatürk Olimpiyat ve Ali Sami Yen dışında Trabzon, Kocaeli, Antalya, Gaziantep, Bursa ve Eskişehir stadlarını gösterdi.
 
Bu Avrupa Futbol Şampiyonasına adaylığın kronolojik geçmişinden sonra gelelim günümüze...
 
İlk önce değerlendirmemiz gereken bugün dünyada futbol bir spor mudur, yoksa eğlence midir?
 
Dünyanın en iyi futbol yazarlarından Simon Kuper’in yazdığı kitabın adı şöyle: 
 
“Futbol Asla Sadece Futbol Değildir.”
 
Yazarın dediği gibi bugün futbol değişik iletişim kanalları vasıtası ile 3.000.000.000 kişi tarafından karşılaşmalara aktif olarak gelen veya televizyon ve radyo vasıtası ile pasif izlenen en yaygın bir eğlence sektörüdür. 
 
Sektörün büyüklüğü yüz milyarlarca dolarla ifade edilmektedir.
 
Futbol aynı zamanda çok önemli bir turizm enstrümanıdır.
 
Özellikle Avrupa Futbol Şampiyonası ve Dünya Futbol Şampiyonasında finale kalan ülkelerden şampiyonanın yapılacağı ülkelere doğru ciddi bir seyahat ve turizm hareketidir. 
 
Şimdi biraz somut veriler olan sayılarla karşılaştırmalar yapalım;
 
Hava yolu ulaşımı açısından ülkeler arasında ciddi farklar yoktur. 
 
Almanya’daki seçilen şehirlere hava yolu ile ulaşılabilindiği gibi Türkiye’deki seçilmiş şehirlere hava yolu ile ulaşılabilinir. 
 
Almanya’daki stadyumları iyi tanımamın sebebi 2006 Dünya Futbol Şampiyonasına 6 kez VİP grup götürmemdendir.  
 
Tanıdığım statlar Münih, Frankfurt, Berlin ve Hamburg dur. Gittiğim bu stadyumların her birinin içinde 20 den fazla fast food restoranı ve 40 tan fazla bira barı bulunmaktadır. 
 
Bunların haricinde futbol eğlencesine gelen seyirciler için Almanya’daki bu şehirlerde sayısız bar ve eğlence yeri vardır. 
 
Maç biletlerinin haricinde konaklama ve eğlence sektöründe yapılan harcamalar çok ciddi boyuttadır. 
 
Stat kapasitelerinim yarısı ülkelerin taraftarları tarafından doldurulurken geri kalan yarısı da Almanlar tarafından doldurulmaktadır. 
 
Bilet fiyatları 100.- Avrodan başlayıp final karşılaşmalarında 1000.- avroya kadar çıkmaktadır. 
 
Bu rakamlarla yukarıdaki stat kapasitelerini çarparsanız UEFA’nın payına düşen geliri çok rahatlıkla hesaplayabilir ve bizim stat kapasitelerimiz ile mukayese edebilirsiniz. 
 
Ülkemiz futbol seyircisi yeni döviz pariteleri ile bu rakamları karşılayabilir mi?
 
Gelelim bize; çok dikkat çekecek bir şekilde 51.000 kişilik stat kapasitesi ve 65.000 kişilik yatak kapasitesi ile İzmir bu şehirlerarasında yoktur. 
 
Neden acaba? 
 
Türkiye 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası için İstanbulda Atatürk Olimpiyat ve Ali Sami Yen dışında Trabzon, Kocaeli, Antalya,
Gaziantep, Bursa ve Eskişehir stadlarını gösterdi.
 
Bu Avrupa Futbol Şampiyonasına adaylığın kronolojik geçmişinden sonra gelelim günümüze...
 
İlk önce değerlendirmemiz gereken bugün dünyada futbol bir spor mudur, yoksa eğlence midir?
 
Dünyanın en iyi futbol yazarlarından Simon Kuper’in yazdığı kitabın adı şöyle: 
 
“Futbol Asla Sadece Futbol Değildir.”
 
Yazarın dediği gibi bugün futbol değişik iletişim kanalları vasıtası ile 3.000.000.000 kişi tarafından karşılaşmalara aktif olarak gelen veya televizyon ve radyo vasıtası ile pasif izlenen en yaygın bir eğlence sektörüdür. 
 
Sektörün büyüklüğü yüz milyarlarca dolarla ifade edilmektedir.
 
Futbol aynı zamanda çok önemli bir turizm enstrümanıdır.
 
Özellikle Avrupa Futbol Şampiyonası ve Dünya Futbol Şampiyonasında finale kalan ülkelerden şampiyonanın yapılacağı ülkelere doğru ciddi bir seyahat ve turizm hareketidir. 
 
Şimdi biraz somut veriler olan sayılarla karşılaştırmalar yapalım;
 
Hava yolu ulaşımı açısından ülkeler arasında ciddi farklar yoktur. 
 
Almanya’daki seçilen şehirlere hava yolu ile ulaşılabilindiği gibi Türkiye’deki seçilmiş şehirlere hava yolu ile ulaşılabilinir. 
 

Türkiye’deki statlar ve kapasiteleri ve o illerdeki yatak sayısı

   

Stat kapasitesi

Yatak kapasitesi

İstanbul Atatürk Olimpiyat

 

76.000

160.000

İstanbul Ali Sami Yen stadı

 

52.000

     *

Trabzon Medical Park Arena

 

41.000

15.000

Kocaeli Stadyumu

 

33.000

6.000

Antalya Stadyumu

 

33.000

800.000

Gaziantep Kalyon Arena

 

35.000

5.000

Bursa Büyükşehir Stadyumu

 

44.000

26.000

Eskişehir Eti Stadyumu

 

35.000

4.000

Almanya’daki statlar ve kapasiteleri ve o illerdeki yatak sayısı

   

Stat kapasitesi

Yatak kapasitesi

Münih Alianz Arena

 

75.000

75.000

Frankfurt Commerzbank Arena

52.000

95.000

Berlin Olimpiyat Stadyumu

 

75.000

146.000

Dortmund Signal Idina Park

 

66.000

7.500

Düsseldorf Esprit Arena

 

54.600

27.000

Gelsenkirchen Veltnis Arena

 

55.000

    *

Hamburg Volksparkstadion

 

53.000

63.000

Köln RheinEnergiesstadion

 

50.000

32.500

Leipzig Red Bull Arena

 

50.000

16.000

 
Almanya’daki stadyumları iyi tanımamın sebebi 2006 Dünya Futbol Şampiyonasına 6 kez VİP grup götürmemdendir.  
 
Tanıdığım statlar Münih, Frankfurt, Berlin ve Hamburg dur. Gittiğim bu stadyumların her birinin içinde 20 den fazla fast food restoranı ve 40 tan fazla bira barı bulunmaktadır. 
 
Bunların haricinde futbol eğlencesine gelen seyirciler için Almanya’daki bu şehirlerde sayısız bar ve eğlence yeri vardır. 
Maç biletlerinin haricinde konaklama ve eğlence sektöründe yapılan harcamalar çok ciddi boyuttadır. 
 
Stat kapasitelerinim yarısı ülkelerin taraftarları tarafından doldurulmasının yanın geri kalan yarısı da Almanlar tarafından doldurulmaktadır. 
 
Bilet fiyatları 100.- Avrodan başlayıp final karşılaşmalarında 1000.- avroya kadar çıkmaktadır. 
 
Bu rakamlarla yukarıdaki stat kapasitelerini çarparsanız UEFA’nın payına düşen geliri çok rahatlıkla hesaplayabilir ve bizim stat kapasitelerimiz ile mukayese edebilirsiniz. 
 
Ülkemiz futbol seyircisi yeni döviz pariteleri ile bu rakamları karşılayabilir mi?
 
Gelelim bize; çok dikkat çekecek bir şekilde 51.000 kişilik stat kapasitesi ve 65.000 kişilik yatak kapasitesi ile İzmir bu şehirlerarasında yoktur. 
 
Neden acaba? 
 
Stat ve konaklama kapasitelerini göz önüne alamasak bile bu tür bir seyirci/turist potansiyelini nerede eğlendireceksiniz.  
 
Bizim seçtiğimiz şehirlerarasında bırakın bu tip turisti eğlendirmeyi, biz bile iki kadeh bir şey içecek bir yer bulmakta zorlanırız. 
 
Bunun üzerine ülkemiz demokrasisinin Avrupa’da nasıl algılandığı, insan hakları sorunları, Suriye karmaşası ve islamafobi tercihlerde önemli bir rol oynamıştır.
 
Albert Einstein’nın dediği gibi “Önyargıları değiştirmek, atom çekirdeğini parçalamaktan zordur”
 
Bu günkü iletişim çağında küresel dünyada insanı ve ülkeleri makyajlamak zordur.
 

28-09-2018 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar