22.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Seha Aksü
KALİFİYE ELEMAN VE TURİZM EĞİTİMİ

 

 

Sektörün büyüyen kalifiye eleman sorununa çözüm getirmeyi amaçlayan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı  arasında imzalanan Mesleki ve Teknik Eğitim Protokolü Protokol’ü hem işletmeler hem de çalışanlara kolaylık  ve avantajlar sağladığı belirtiliyor. 
 
Kim tarafından belirtiliyor?
 
Sektör mensupları ve turizm eğitimi veren okullardaki akademisyenler, protokolde öngörülen düzenlemelerin sektörün kalifiye eleman açığını kapatmada olduğu gibi işletme ve çalışanlara için de olumlu olduğunu söyledi. 
Peki, turizm eğitimi veren okullardaki akademisyenler ne iş yapar?
 
Protokole göre;
 
- Söz konusu protokolü imzalayan her otel bir otelcilik okulunun hamisi olacak.
 
- Otel işletmeleri ile protokol yapacak okullarda öğrenci 1. Yıl Yabancı Dil Hazırlık +3 Yıl eğitim görecek, öğrenci seçimi için yapılacak mülakatta otel de söz sahibi olacak.
 
- 2. yıl ikinci yabancı dil zorunlu olacak. 3. Yıl 3. Yabancı dil seçmeli olarak öğretilecek.
Maşallah, maşallah…
 
“Eğitim; yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken gereken bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etmek etkinliğidir.’ (Başaran, 1992)
 
Türkiye’de turizm eğitimi, 1953 yılında Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nın işbirliği yapması sonucu Ankara ve İzmir Ticaret Liselerinde Turizm Meslek Kurslarının açılmasıyla, bazı gençlik derneklerinin de tercüman rehberlik kurslarını düzenlemeleriyle başlamış, 65 yıllık bir dönem içinde de kademeli olarak gelişme göstermiştir. 
1960’lı yılların ortasında turizm derslerinin Ticaret Liseleri ve Üniversite programlarında, 1970’li yılların sonunda ise diğer liselerin eğitim programlarında yer almasıyla gerçekleştirilmiştir.
 
Bu eğitimin amacı, turizm endüstrisinin ve turizm mesleklerinin değişik faaliyet ve ihtiyaçları için bilgili, becerili, yetenekli, verimli ve hizmet etmenin ahlaki bir değer taşıdığı bilincine sahip eleman yetiştirmektir. Meslek formasyonu veren turizm eğitimi; amaçları ve araçları birbirinden farklı eğitim kademelerinden oluşmaktadır.
 
Birinci kademe, işletmelerde çalışan personelin eğitilmesidir.
İkinci kademe, eğitim merkezlerinde düzenlenen turizm eğitimidir.
Üçüncü kademe, orta öğrenim düzeyinde yapılan meslek eğitimi olup, amacı işletmeler için işi gerçekleştirecek elemanı ve nezaretçiyi yetiştirmektir.
Dördüncü kademe, lise üzerinde iki yıllık eğitim dönemini kapsayan Meslek Yüksek Okulu kademesidir.
Beşinci kademe, yine lise üzerine dayalı 4 yıllık fakülte ve Yüksekokullarda yapılan turizm lisans eğitimidir.
Altıncı kademe, lisans eğitimi üzerine dayalı ihtisas programları ile yüksek lisans ve doktora veren turizm işletmeciliği programlarıdır. 
 
Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri 1961-1962 öğretim yılında “Otelcilik Okulu” adıyla ilk olarak Ankara’da, ikincisi 1967-1968 öğretim yılında İstanbul’da, üçüncüsü 1975-1976 öğretim yılında Kuşadası’nda açılmıştır. Bu okulların adı, 1975 yılında “Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi” olarak değiştirilmiştir.
 
1984-1985 öğretim yılında bir kısım derslerin öğretimini yabancı dille yapan “Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri” açılmıştır. Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri Resepsiyon, Servis, Mutfak, Kat Hizmetleri, Seyahat Acenteciliği olmak üzere 5 bölüme ayrılmıştır. 
 
1975 öğretim yılında açılmaya başlayan Meslek Yüksek Okulları (daha çok askeriyede açılan astsubay sınıf hazırlama okulları) zamanla çoğalarak özellikle turizm eğitiminde belirli bir sayıya ulaştı.
 
Günümüzde Türkiye’nin değişik yerlerine dağılmış67 adet Anadolu Turizm Meslek Lisesi, 69 adedi devlet 17 adedi vakıf üniversitelerinde olmak üzere 86 adet Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu ve 27si devlet 12si vakıf üniversitelerinde olmak üzere 39 adet lisans düzeyinde 4 yıllık eğitim veren fakülte ve yüksekokullar bulunmaktadır.
 
Ama maalesef her yıl binlerce mezun veren bu okullardan mezun olanların sade yüzde altısı turizm sektöründe çalışmaktadır. Zira öğrencilerin kariyer beklentileri, biraz da eğitim içeriğinin yanlışlarından dolayı sektörün karşılayamayacağı kadar yüksektir. 
 
İşi fiilen yapmadan o işi yönetmeye taliptirler. 
 
Yani hepsi şef ama hiç Kızılderili yok…
 
İmzalanan Mesleki ve Teknik Eğitim Protokolü Protokol’ü incelendiğinde bir sürü bilinmezliklerle doludur.
Bu okulların adı ne olacaktır?
Alınacak öğrencilerin minimum ve maksimum yaş ölçütü ne olacaktır?
Alınacak öğrencilerin minimum eğitim seviyesi ne olacaktır? 
Bu okullara sadece Türk vatandaşlarımı alınacaktır?
Bu okullara Türkiye’de mukim yabancılar (özellikle Suriyeliler) dâhil midir?
Öğrencilerin iş başı eğitiminde sigorta işleri nasıl olacaktır?
Turizm potansiyeli bulunmayan bölgelere turizm okulu açmak üzere kullanılacak kaynakların, mevcut okulların fiziksel ortamlarının iyileştirilmesi, uygulama için gereken donanım ve eğitim materyallerinin sağlanmasına ayrılması daha rasyonel bir yaklaşım değimlidir?
 
İşgücü talebi projeksiyonlarına göre, turizm sektörü mesleki eğitim almış elemana ihtiyaç duymaktadır. Ancak, talep edilen işgücünün niteliğiyle işgücü arzı arasında bir dengesizlik olduğu gözlenmektedir. Örgün öğretim kurumları, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikte eleman yetiştirememekte, bu kurumlar tarafından yetiştirilmeye çalışılan yönetici adaylarının sayı ve nitelikleri, sektör ihtiyacı göz önünde bulundurulmadan belirlenmektedir.
 
Turizmde kırk yedi senelik alaylılık ve yirmi dört senelik mekteplilikten sonra gözlemlerim maalesef olumlu değildir. Son yıllarda ülkemizin batı ve güney bölgelerindeki otellerine tatile gitmiş iseniz karşılaştığınız personelin büyük bir çoğunluğu güneydoğu Anadolu kökenli gençlerden oluşmaktadır. Çoğu turizm konusunda hiç eğitim almamış en fazla orta öğretim görmüş gençlerden oluşmaktadır. İkinci yıl da aynı bölgede iş bulabilen genç kendini komple turizmci saymaktadır.
 
Oysa
 
Turizm eğitimi mesleki bir eğitimdir. 
Öğrencilerin sektörde başarılı olabilmeleri için uygulamalı eğitim şarttır. 
Uygulamanın yapılabilmesi için, donanımlı laboratuarlara ve deneyimli öğretim elemanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut okulların öğretim elamanlarının eğitim durumu size genel bir bilgi verebilir.
 
Lisan eğitimine hiç girmek istemiyorum? Bu konu hem Türkiye eğitiminin hem turizm eğitiminin kanayan yarasıdır. Birde ikinci ve üçüncü dil! 
 
Yapmayın ne olur! Hepimiz din kardeşiyiz!
 
Yeni turizm okullarının kurulmasında popülist yaklaşımların değil, bölgenin iş gücü ve veya turizm potansiyelinin esas alınması gerekmektedir.
 
Bana bu olay hazır seçimler yaklaşırken ikinci bir “Fatih Projesi” gibi geldi.
 

05-11-2018 10:46

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar