26.05.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi.com


UcakBileti.com Yurtiçi ve yurtdışı en ucuz uçak bileti seçenekleri ucakbileti.com adresinde.


Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
İĞNEYİ KENDİMİZE, ÇUVALDIZI BAŞKASINA

 

 
Yöneticilerimiz son günlerde gelen turist sayılarındaki artışa karşın, kişi başına elde edilen döviz gelirinin giderek azalmasının nedenlerini araştırarak, gerçekçi çözümler üretmek yerine, sanal bir takım gerekçeler öne sürüyorlar.
 
Hatalı politikaların doğal sonucu olan ekonomik kriz, ileride çok tartışılacak bir takım kavramları gündeme getirmeye başladı.
 
Yöneticilerimiz son günlerde gelen turist sayılarındaki artışa karşın, kişi başına elde edilen döviz gelirinin giderek azalmasının nedenlerini araştırarak, gerçekçi çözümler üretmek yerine, sanal bir takım gerekçeler öne sürüyorlar.
 
“Niteliksiz Turist” kavramı da sektörü çok üst düzeyde yönetenlerin dillerine pelesenk olmuş.
 
Anlatmak istedikleri şu; elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ama ne var ki, gelenler “niteliksiz”. Aslında  iktidarın “Büyük Oyun” ve  “Dış Güçler” gibi kavramların ardına gizlenerek, başarısızlığının sorumluluğunu soyut bir takım nedenlere dayandırma alışkanlığının bizim sektöre yansımış hali bu. 
 
Doğrusunu isterseniz, bu kavramları ortaya atanlar da en az bizler kadar, gerçek nedenleri bilmelerine karşın, yapay gerekçelerle başarısızlıklarını örtme çabasındalar.
 
Oysa..
 
Nitelikli ya da niteliksiz turist ayırımı yapmak son derece yanlış bir  populizmin göstergesidir.
 
Önce gerçeğin altını çizelim; kendi bütçesinin elverdiği koşullarda tatil ya da gezme-görme amaçlı hareket eden turistlerin niteliklerini,onların harcama kapasitelerine göre değerlendirerek, küçümsemek, -kusura bakmasınlar- hiç kimsenin haddi değildir.
 
Kaldı ki, nitelik ölçümü bu sektörde ziyaretçiler üzerinde değil, gidilen coğrafyadaki yaşam kalitesi ölçülerek yapılırsa bir anlam taşır.
 
Evrensel hukuk kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle,  sık sık uluslararası kuruluşlar tarafından uyarılan, düşüncenin ağır suç olarak değerlendirildiği,  tutuklu gazeteci sayısı açısından dünyanın en üst sıralarını zorlayan, çocuk tacizleri ve kadın cinayetlerinin gündeminden düşmediği bir toplumu yönetenlerin, ziyaretçilerinin niteliklerini ölçmek yerine, önce iğneyi kendilerine batırmaları gerekmez mi?
 
Kültür ve Tabiat Varlıklarını ellerine geçen her fırsatta rant amacıyla tahrip edenlere, en hafif deyimle göz yumulan bir ülkeye neden harcama kapasitesi yüksek turist gelmiyor diyerek, uzun boylu araştırmalar yapmaya gerek var mı?
 
Geçelim.
 
Bu tartışma açılmışken son günlerde Sayın Bakan ve TÜRSAB Yöneticilerinin dile getirdikleri bir yaklaşımı da gözlerden uzak tutmamakta yarar var.
 
Sayın Bakan ile TÜRSAB  YK Başkanı sözleşmiş gibi, turizm de başarının; örgütlenmiş ve güçlü ticari yapıların, -haydi biraz açalım- büyük tur operatörlerinin desteklenmesinden geçtiğini savunuyorlar.
 
Türkiye’deki yatırımların pazarlamasının dışarıdaki rezervasyon ağlarına ya da internet üzerinden satış yapanlara bırakılmasının doğru olmadığını, ülkedeki faaliyetleri yasaklanan bu kuruluşların vergi vermediklerini ve yasalarımıza aykırı davranışta bulunduklarını öne sürüyorlar.
 
Rekabet üstünlüğünü sadece fiyat üzerinden sağlayabilen, gidilen destinasyonda ziyaretçilerini kendi gözetimlerindeki  “her şey dahil” uygulamasıyla, bölgenin günlük sosyo-ekonomik yaşantısından koparan bir anlayışı savunanların, gelir eksikliğini niteliksiz turistlere  fatura etmelerini anlamak kolay değil.
 
Harcama kapasitesini arttırmanın yolu; günümüzde kendi bütçesi ve zaman planına uygun, dilediği anda tatile gitme olanağını elinin altında bulunduran ziyaretçi profilinin isteklerini karşılayacak yeni kuşak ürün yönetiminden geçiyor.
 
Bunu sağlamanın ilk adımı; düzenli ve istikrarlı tarifeli uçak seferleri, rekabetçi fiyat ve uluslararası hizmet normlarına uygun standartlarda hizmet vermektir.
 
Bakanlık; yeni dönemde tüketicinin haklarını koruyan, sektöre dünya pazarlarındaki gelişmelere ilişkin sağlıklı bilgi akışıyla yol gösteren, hizmet standartlarının korunmasını düzenleyici kurallara dayalı gözeten bir yapılanmaya gitmedikçe kalıcı başarı sağlanamaz.
 
Bilgi akışının en önemli yanı ise ülkemizi ziyaret eden yabancı uyruklular içinde turistik amaçlı olan ile diğerlerini sağlıklı kriterlere göre ayırmaktır.
 
Bakanlık özellikle yatırım ve arazi tahsisleri alanında başka kurumlara aktarılan yetkilerini geri alarak, Turizm ve Kültür amaçlı imar planlarında yol gösterici olmalıdır.
 
TÜRSAB ise üyelerini ayırım gözetmeden, dünyada öne çıkan eğilimlere göre desteklemeli ve onların haklarını savunmalıdır.
 
Unutmayalım; Bakanlık ve TÜRSAB rekabeti yok eden, tekelci anlayışa da, pazar payının bir kaç kuruluşun eline geçmesine de, karşı çıkmak zorundadırlar.
 
 
 
 
 
 

12-11-2018 09:59

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar