27.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - MEHMET HAN ERGÜVEN
1 Yorum | Yorumlar
KÜR ÖLDÜ, YAŞASIN WELLNESS! (1)

 

Türkiye’de termal, kaplıca, kür, SPA ve wellness akımları birbirine paralel ve iç içe geçmiş bir şekilde gelişiyor.
 
Katıldığım bir dizi etkinlikte özellikle kür, SPA ve wellness’ın birbirine karıştırıldığına ve termalin bir turizm çeşidi olarak görülmesine rağmen wellness’ın bu konuda hak ettiği değeri görmediğine ve geçiştirildiğine şahit oldum.
 
Bundan dolayı kür ve wellness arasındaki farklılıkları bu yazıda ele almak ve konuya açıklık getirmek istiyorum . 
 
Kür ile wellness arasındaki temel fark, kürün sağlıksız kişilere sağlıklarını geri kazandırmak amacıyla, wellness’ın ise sağlıklı olan kişilere sağlıklarını korumak ve artırmak amacıyla sunulmasıdır.
 
Kürler, kişinin kendi kararı ile değil, dışarıdan bir uzman -örneğin doktor- tarafından belirlenmekte, bir kurum tarafından onaylanmakta ve kür tedavisine gitme kararı kişinin dışında gelişmektedir.
 
Kür, genellikle hasta insanların katıldığı bir tedavi hizmeti olduğu için olumsuzdur ve tatil şeklinde algılanmaz. Avrupa’daki geleneksel kür destinasyonlarında, örneğin Almanya, Avusturya, Fransa, İsviçre ve Macaristan’da, kısa bir süre öncesine kadar misafirler “hasta” olarak adlandırılıyordu.
 
Wellness’ta ise durum farklıdır ve wellness tatilinde birey kararı kendi verir. Wellness tatilinin yapıldığı destinasyonda misafirlerin istekleri ve beklentileri doğrultusunda ürünler hazırlanıp sunulur. Bir wellness tatili sağlık, güzellik, fitness, eğlence, yaşam sevinci ve isteğe bağlı programları çağrıştırır. 
 
Wellness turizmini klasik kürden ayıran diğer bir özellik ise misafirin programlara aktif olarak katılmasıdır.
 
Misafirin, wellness’a giden yolda yaşamında değişiklik yapmak için bizzat kendi kararı gerekiyor. Wellness turizminde misafirler, masraflarını kendileri karşılıyor. Bunun sonucunda verilen hizmetin kalitesinden beklentileri de değişiyor elbette. 
 
Genel olarak, kür tedavisi sırasında (ödeme sağlık sigortası tarafından yapılır) kaliteyi yeterli bulan birisinin wellness tatili için geldiğinde beklenti ve memnuniyet çıtası yükselebiliyor. 
 
Kür ve wellness tatili süre bakımından da farklı oluyor. Sürenin uzunluğu talep kitlesini de belirliyor.
 
Kronik olarak hasta olan üst yaş grubundaki bireyler sağlıklarını geri kazanmak için daha uzun bir süreye - ortalama üç haftaya - ihtiyaç duyuyor.
 
Kür tedavilerinde gerçekleştirilen terapiler sonucunda elde edilen başarılar da buna paralel olarak uzun süreli oluyor. Wellness tatilinde ise sağlıklı ama yoğun tempoda çalışan bir birey, bir kaç gün -genellikle uzatılmış hafta sonları- içerisinde sağlığını koruyup artırabiliyor. Bir wellness tatili ortalama 2,8 gün sürüyor.
 
Kısa süreli wellness tatillerinde elde edilen sonuçlar, daha da kısa süreli olabiliyor.
 
Bu süre dengeli bir yaşam tarzıyla desteklendiğinde uzatılabiliyor.
 
Burada ortaya çıkan sonuç; genç ve sağlıklı olan bireyler için kısa süreli dinlenme tatilleri yeterliyken, üst yaş grubunda ve sağlıklı olmayan bireyler için kürün daha uygun olduğudur. Bundan dolayı, kür ve wellness turizmi birbirlerine rakip değil, bilakis birbirlerini tamamlayabilen iki önemli unsurdur. 
 
Kür misafirleri, hastalıkların tedavisi ve sağlığı koruma için yeterli altyapı yanında artık yeterli boş zaman faaliyeti imkânları (spor, hobi, kültür), kür parkı ve alışveriş olanaklarını da arıyor. Wellness misafiri de kür misafiri gibi özel destinasyonları tercih ediyor.
 
Wellness turizminde çoğunlukla fitness, sağlıklı beslenme, gevşeme ve zihinsel aktifliği sunan altyapıya sahip oteller tercih ediliyor. Misafirler sauna, banyolar, fitness merkezi, bireysel danışmanlık, bilgi ve yeterlilik arıyor.
 
Kür misafirinde olduğu gibi wellness misafiri de bu ürün ve hizmetler yelpazesinin, konaklamanın bütüncül boyutuna ait olduğunu düşünüyor. 
 
Bir kür misafirinin tedavisi, kür merkezlerinde geleneksel Avrupa balneoloji uygulamaları ile gerçekleştirilirken, wellness misafirleri, stresle mücadele veya kilo dengelemeye farklı metotlarla ulaşıyor.
 
Kürlerde fazla önem verilmeyen alternatif tıp şeklinde adlandırılan -çoğunluğu Uzak Doğu’ya ait– uygulamalar, wellness tesislerinde sunuluyor ve bunlar da wellness misafirleri tarafından talep ediliyor. 
 
Yukarıda sıralanan farklar daha da çoğaltılabilir. Ancak bu yazıda sadece ön bilgi verilmesi düşünüldüğünden farklılıklar sınırlı tutulmuştur. Kür ve wellness arasındaki bariz farkları ortaya koymanın amacı, özellikle pazarlamada, yani pazar bölümlendirmede ve hedef kitlenin belirlenmesinde netlik ve kolaylık sağlamaktır. 
 
Şimdi gelelim, “Kür Öldü; Yaşasın Wellness”a…
 
2000’li yılların başında Almanca konuşulan coğrafyada wellness, bir turizm ürün çeşidi olarak gelişmeye başlayınca, Alman Kaplıcalar Derneği yaklaşık yüz yıllık bir marka olan “kür”ü korumaya almış ve wellness’ın bir saman alevi gibi sadece gelip geçici bir moda olduğu fikrini savunmaya çalışmıştır.
 
Ta ki wellness’ın turizm aktörleri (tur operatörleri, seyahat acenteleri, oteller ve destinasyonlar) tarafından sahiplenilmesine kadar… 
 
Wellness’ın halk için de bir yaşam tarzına dönüşmesi ile Alman Kaplıcalar Derneği 180 derecelik bir dönüşle wellness’ı bünyesine uyarlamak zorunda kalmıştır. Bu satırların yazarı olarak Almanya’da yaşadığım dönemde, Alman Kaplıcalar Derneği için bunun bir tercih değil, daha çok bir zorunluluk olduğunu bizzat gözlemleme imkânı buldum.
 
Yazının devamı için 2. bölümü bekleyiniz… 
 
 
 
 
 
 

12-11-2018 12:07
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
TurabiÇELEBİ
21-11-2018 17:57
Kür Yeterinceönemsendi mi?
Sevgili Mehmet Han ERGÜVEN hocama çok teşekkür eder, görüşlerine katıldığımı belirtmek isterim. Ancak Avrupada yüz yılın üzerinde bir kür geleneği ve deneyimi varken Türkiyemizde kürün uygulamada önemsendiğini söyleyemeyiz. Ülkemizde kür uygulamalarının Fizik Tedaviyle karıştırıldığı da ayrı bir gerçektir. Biz aynı teknolojiler gibi Kür ve Wellness uygulamalarını da ithal etmeye çalışıyoruz. Konseptleri ithal etmeye çalışırken çok kötü taklitler ve özenti sonucu felsefe ve kalite olarak içini dolduramadığımız dolduramadığımız eksik ürünler üretiyoruz. Kür ve Wellnessın gerçekten bir birine karıştırıldığı, doğru bir kür uygulaması yapabildiğimiz ürünlerimizin olmadığı bir noktadayız. Bilimi gelişmeyen hiç bir alanın sağlıklı gelişmesi mümkün değil. O nedenle Mehmet Han ERGÜVEN hocam gibi konuya hem uygulama hem de bilimsel perspektiften bakabilen uzmanların çalışmalarına çok ihtiyacımız var.
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar