27.05.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Seha Aksü
SAĞLIK VE TURİZM

 

Geçen gün bir fıkra okudum: Adam “Bu arama motorunda muhakkak bizim hanım vardır” diye söyleyince arkadaşı ne dediğini tam anlamadan soruyor: “ Abi nereden çıkardın?” Adam sinirli bir şekilde “Baksana ne yazsam yok onu mu demek istedin, yok  bunu mu demek istedin “diye devamlı soruyor ya diyor.
 
Sağlık ve Turizm üzerine bir makale yazmak istediğimde bende hem Türkçe, hemde bildiğim yabancı dillerde de internette arama yaptım. Aynı fıkradaki gibi “Sağlık Turizmi”mi demek istediniz  diye soruyor.
 
Hayır, sağlık turizmi demek istemedim. Sağlık ile turizm  ilişkisini incelemek istedim… 
 
Aynı göçebe kuşların bu günki politik sınırları tanımadan değişik hastalıkları diğer bir coğrafyaya,yani başka bir ülkeye taşıdığı gibi bugünki göçmen insanlar da aynı göçmen kuşlar gibi virüsleri taşıyabilirler.
 
Ülkemizde sayılarını tam olarak bilemediğimiz, ama beş milyona yaklaştıklarını tahmin ettiğimiz neidüğü belirsiz bir insan topluluğu yaşamaktadır. Kimdir bunlar? Mülteci midir? Sığınmacı mıdır? Göçmen midir? Yoksa düzensiz göçmenmidir?
 
Mülteci vatandaşı olduğu ülke dışında olan ve “ırkı, dini, tabiiyeti, belirli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncesi nedeniyle zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu” için vatandaşı olduğu ülkeye dönemeyen veya dönmek istemeyen kişilere denir.
 
Sığınmacı mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak statüleri henüz resmi olarak tanınmamış kişilere denir. Bu terim genellikle mülteci statüsü almaya yönelik başvurularının hükümet ya da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından karara bağlanmasını bekleyen kişiler için kullanılmaktadır. Statüleri resmi olarak tanınmamış olsa da sığınmacılar vatandaşı oldukları ülkelerine zorla geri gönderilemezler.
 
Göçmen maddi ya da sosyal durumlarını iyileştirmek, kendileri veya ailelerinin gelecekten beklentilerini arttırmak gibi sebeplerle orijin ülkeleri dışında bir ülke veya bölgeye göç eden kişilere denir
 
Düzensiz Göçmen isem maddi imkânsızlık ya da suç kaydı olması sebebiyle vatandaşı olduğu ülkeden diğer bir ülkeye yasa dışı yollardan ulaşmaya çalışan, göç ettiği ülkede kalmak için yasal bir hakkı bulunmayan ve o ülkenin yasalarını ihlâl ederek giriş
yapan kişilere düzensiz (yasadışı) denir.
 
Peki, bu insanlar hangi formata uyuyor? Sığınmacı olamazlar! Çünkü bu olayın başvurularının hükümet ya da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından karara bağlanması gerekir. Mülteci olamazlar! Çünkü mülteciler korktuğu için vatandaşı olduğu ülkeye dönemeyen veya dönmek istemeyen kişilere denir. E, bunlar bayramda kaçtıkları ülkeye gidip, geliyor. Göçmen olamazlar! Türkiye yasal olarak göç kabul eden bir ülke değil.  O zaman bunlar yasadışı (düzensiz) göçmen.
 
Ne olursa olsun yaşam ve sağlık koşullarının farklı olduğu yerlerden geliyorlar.  Farklı yer ve koşullardan gelen insanlar ve hatta tüm canlılar için ülkeler kamu otoritesi olarak belirli önlemler almışlardır. Ülkemizde bu konudaki kamu otoritesi  T.C.Saağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüdür.  Ülkemiz sınırlarındaan içeri giren insan ve her türlü canlının ülkemize getirebileceği sağlık risklerinden sorumludur. Bunların başın da ise bulaşıcı hastalıklar gelmektedir.
 
Bulaşıcı hastalıklarla örgütlü mücadelenin ülkemizde 1800 lü yıllarda başladığı görülmektedir. 
 
II. Mahmut'un emriyle karantina için ilk defa bir meclis (Meclis-i Tahaffuz) toplanarak 1838 yılında göreve başlamıştır. Karantina sözcüğü kelime anlamı olarak İtalyanca da ayrı ve korumalı yer anlamına gelen '' Quarantine'' sözcüğünden dilimize geçmiş olup, aynı anlamda kullanılmaktadır. İzmir kentimizde böyle bir semt ve yine bölgede bu isimde bir ada bulunmaktadır.
 
Sayıları 5 milyon civarında olan Türkiye'deki Suriyeli, Iraklı, Afgan, Pakistanlı ve Somalili sığınmacılar nedeniyle ortaya çıkan halk sağlığı sorunları her geçen gün büyümekte ve Türk turizmi için tehlike çanları çalmaktadır.. 
 
Bu ülkelerdeki koşullar nedeniyle sağlık hizmetlerinin yürütülemediğini, buradan Türkiye'ye de kontrolsüz bir sığınmacı girişi olduğunu ve bu kişilerin Türkiye'nin dört bir yanına dağıldıkları bir gerçektir.
 
Dünya Sağlık Örgütünün açıklamalarına göre, daha önce bizde de elemine edilerek kontrol altına alınan ve görülmeyen 7 bulaşıcı hastalık tekrar sahneye çıktı.
 
Bunlar sıtma (mephitis), şark çıbanı (leishmania), çocuk felci (polio), tüberküloz (mycobacterium tuberculosis), kızamık (rubellam), tifo (typhodearun) ve bruselloz (.brucellosis).
 
Göç İdaresinin 10 Ekim 2018 tarihli verilerine göre Suriyelilerin en çok yaşadığı 10 şehir ve bu şehirlerdeki Suriyeli yoğunluğu aşağıdaki tabloda yer almaktadır. 
 
En çok Suriyeli barındıran şehir  İstanbul dur. Suriyelilerin en az olduğu şehir ise 32 kişi ile Bayburt, 43 kişi ile Artvin, 50 kişi ile Tunceli’dir. 
 
ŞEHİR SAYI İL NÜFUSU İLE KARŞILAŞTIRMA
 
İstanbul 560 bin 760 %3,73
Şanlıurfa* 469 bin 12 %23,62
Hatay* 438 bin 649 %27,85
Gaziantep* 404 bin 979 %20,19
Adana* 226 bin 994 %10,24
Mersin 206 bin 966 %11,54
Bursa 157 bin 965 %5,38
İzmir 139 bin 618 %3,26
Kilis* 125 bin 731 %92,23
Konya 100 bin 971 %4,63
 
*İşaretli illerde aynı zamanda geçici barınma merkezi bulunmaktadır.
 
Bu arada üzerinde önemle durmak istediğim bağlantılı bir konu batı ve güney Anadolu’nun turistik işletmelerindeki iş gücü.  Göç akınını ilk karşılayan bölgeler olması açısından güneydoğu Anadolu çok önemli. Zira bu bölgedeki yüksek işsizlik sebebi ile bölge geçici sürelide olsa diğer bölgelere iş gücü sağlıyor. Restoranlardaki, otellerdeki hizmet personelinin büyük bir çoğunluğu bu bölgelerden gelmektedir. Zira bu turistik işletmelerin ücret politikaları ve sundukları yaşam koşulları ve hijyen ortamları ancak darda kalanların kabul edeceği cinstendir. 
 
Portör kelimesi sadece otellerdeki bavul taşıyıcı çocuklara verdiğimiz ad değildir. Kelime olarak “portör” zaten “taşıyıcı” demektir.
Tıpta ise Portör;  bulaşıcı hastalıklara neden olan etmenleri taşıyarak onları başkalarına bulaştıran, buna karşılık kendileri çoğu zaman sağlıklı durumda kalan insanlar anlamına gelmektedir.
 
Portör muayenesi, gıda ile ilgili işlerde ve sıhhi yani bakım, temizlik, konaklama gibi iş kollarında yapılması gereken bir testtir. Bu gibi işlerde, bulaşıcı hastalıkların diğer insanlara bulaşması için gerekli ortamlar çok sık oluşmaktadır.
 
Göçmenler içinde bu yedi hastalığı geçirmiş ve tam tedavi olmamış ya da hastalığın klinik sonuçlarını yaşamadan etkeni taşıyanlar olma olasılığı çok yüksek.  Eğer konuya bu duyarsızlık devam eder ise, önümüzdeki yıllarda Türkiye’deki hastalık listeleri tamamen değişebilir. Listelerimizde unutulmaya yüz tutan Sıtma, Şark Çıbanı, Kızamık gibi hastalıklar tekrar görünmeye başlayabilir.
Peki, mikroplar din, dil, ırk, milliyet, cinsiyet, yaş ayrımı yaparlar mı? 
 
Bu mikrobik hastalıkların kuluçka süreleri 2 hafta ile 1 yıl arasında hastalığına göre değişiklik göstermektedir.
 
Allah muhafaza Türkiye’de tatilini geçirmiş bir turistin, ülkesine döndükten sonra böyle bir hastalığa yakalanması şimdiye kadar başımıza gelen sıkıntıların en büyüğü olur.
 
 
 

15-11-2018 01:56

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar