22.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Seha Aksü
YOLLAR
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e mal edilen “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” sözü sporcuların nasıl olması gerektiğini vurgulayan bir sözdür de, acaba Atam bugün yaşasa idi, “ Ben turistin çevik olanını severim” der mi idi?
 
Böyle bir giriş yapmamın nedeni İstanbul’daki tarihi yarımadayı gezmeye gelen yaşlı ya da engelli bir ziyaretçinin karşılaşacağı zorluklar. 
 
50 yıldır rehberlik yapan biri olarak otobüsleri ilk zamanlarda Bab-ı Hümayun’dan zorlukla içeri sokar, nerede ise Bab-ı Selam’ın önüne park ederdik.
 
Daha sonraları ise yine Bab-ı Hümayun’dan girerek sağa dönüp Matbaa Lisesinin önündeki geniş alana park yapılmasına izin verildi. Turistleri Bab-ı Hümayun’un önünde indirerek Aya İrini kilisesinin önünden yaklaşık 400 m.lik bir yürüyüş ile Bab-ı Selam’a ulaşırdık. Hatta bazı acenteler engelli müşterileri için bu mesafeyi bile elektrikli golf arabaları ile kat ettirirdi.
 
Sonradan otobüsler Bab-ı Hümayun’dan içeri alınmamaya başladı. Oraya kadar gelen otobüsler sağa doğru saparak biraz zor da olsa Akbıyık üzerinden sahile varıp park ediyorlardı.  Bir müddet sonra ise bu işten gelir elde etme yönüne gidilerek Sultan Ahmet arasta üzerinden meydana çıkmak ücrete bağlandı. Hipodromun ve Ayasofya’nın önünün taştan park haline getirilmesinden sonra o da yasaklandı.
 
Süleymaniye’de ise turist otobüsleri eskiden Veznecilerden sola dönerek Kalenderhane Camii önünden Süleymaniye Camisi arastasının önüne kadar gelip yolcusunu indirip, geri dönüşte ise Vefa bozacısının oradan Atatürk bulvarına ulaşırlardı.
 
 
Bugün ise turistler kendilerini getiren araçtan Sultan Ahmet arastasının orada inip yürümek zorundadır.
 
Bu noktadan (kırmızı ile işaretli) Hipodrom, Ayasofya üzerinden Topkapı Sarayı Bab-ı Selam’a ulaşmak tam 1250 metre. Bu rakama müze içindeki gezinme mesafeleri dâhil değildir. Geri dönüp otobüse ulaşmak için ya aynı yol geri yürünecek, ya da aynı mesafe olan Arkeoloji müzesi önünden Gülhane Parkına ulaşılarak; parkı boydan boya geçip sahil yoluna ulaşılacaktır.
 
Süleymaniye’de mesafe göreceli olarak daha kısa olmakla beraber geçilen güzergâh bombardıman görmüş gibidir. Vezneciler kavşağında inmek mecburiyetinde kalan turistler camiye ulaşmak için 650 metre yol yürümek zorundadırlar.
 
İndividüalistler yani bireysel gezen ziyaretçilerin organize turlarla gezenlere kıyasla vakit kullanması daha gevşektir. Fakat bir kültür turuyla gelen turistin vakti kısıtlıdır. Hele bu turist şehrimizi kurvaziyer turisti olarak ziyaret ediyor ise zaman çok çok daha kısıtlıdır. Hele bir de yaşlı veya engelli ise…
 
Gazetelerde İstanbul’a gelen turisti arttırılması için çalışmalar yapılacağı ve özellikle kurvaziyer turizmi üzerinde durulacağı belirtiliyor.
 
E, nasıl olacak bu iş? Biz turistin sadece çevik olanını mı severiz?
 
Bu soruna kısa ve orta vadede değişik çözümler üretilebilinir!
 
Orta vadeli çözüm dünyanın birçok topografik zorluğu olan tarihi kentinde uygulanan açık finiküler sistemdir. Buna en çarpıcı 2 örnek Budapeşte ve Paris’te uygulanmaktadır.
 
 
  
Budapeşte Tarih Müzesi                                                       Paris Montmarte Kilisesi
 
 
Böyle bir sistem Ahırkapı Zührevi Hastalıklar Hastanesinin yanından sur içine girilerek matbaa lisesinin oradan inşa edilebilinir.
Kısa vadeli çözüm ise birçok trafiğe kapalı turistik şehirlerde uygulanan motorsuz ve ya elektrikli küçük kapasiteli taşıma sistemidir. Bu sistem daha çok yürüme zorluğu çeken yaşlı ve engelliler için bir çözüm oluşturur.
 
  
Münih Marienplatz                                                Elektrikli golf arabası
 
 
Süleymaniye’ye gelince: Süleymaniye bölge olarak yeni bir yapılanma içindedir. Bu yapılanmada turist sirkülasyonu da düşünülecek midir? Bilmiyorum! Bu değişim sırasında Süleymaniye doğum evinin arkasında bir bölüm turist otobüsleri park yeri olarak düşünülebilirken,, şu anda binek araç parkı olarak kullanılan kitlenin doğu yönündeki alan park yeri olabilir. Ama her iki halde de otobüslerin Veznecilerden içeri girmesidir.
 
Tabii ki, Süleymaniye içinde Tahtakale’nin batısından yukarı çıkan bir finiküler düşünülebileceği gibi, Bergama’daki teleferik sistemi de uygulanabilir.
 
Bütün bu öneriler İstanbul için turizmi ne kadar önemsediğiniz ve nasıl planladığınızla ilgilidir.
 
Turist “çevik” olabilir ama asıl turizmcilerin “zeki ve ahlaklısını” olması gerekir.
 
Hazır belediye seçimleri yaklaşıyor iken hem yerel, hem de ulusal kamu otoritelerine arz ederim.
 

19-11-2018 08:35

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar