17.12.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Seha Aksü
TÜRSAB BİLMECESİ

 

Turizmle tanışıp sektörde çalışmaya başladığım zaman Türkiye’de turizmi kavrayan bir yasa yoktu. 
 
1972 yılında 1618 sayılı kanun yayınlandığı zaman biz de ilk defa sigortalı olduk. Nedendir bilinmez konaklama sektörüne öncelik tanımak yerine turizmin aracı kurumlarının hukuki çerçevesini belirlediler. 
 
Diyeceksiniz ki “O zaman kaç otel vardı?”  
 
Aynı soruyu ben sorayım : “O zaman kaç seyahat acentesi vardı?”.
 
Çoğunuzun hatırlamadığı o zamanki Turizm ve Tanıtma Bakanı Av. Erol Yılmaz Akcal’dı. 
 
Bu işle yakından uzaktan hiçbir alakası olmayan bir bakana turist kabul eden değil, gönderen bir ülkeden alınıp sadece tercüme edildiği çok net belli olan bir metinle, yine ne olduğu hakkında pek bilgisi ve fikri olamayan parlamenterlerin el kaldırması ile meclisten geçti ve kanunlaştı.
 
İçinde belirli zamanlarda değişiklik yapılmasına rağmen aynı kanunla 45 sene idrak etmiş olduk.
 
1618 sayılı kanun “Türkiye Seyahat Acantaları ve Acentalar Birliği Kanunudur. 
 
İsminde bile hata vardır. 
 
İngilizce “agency” kelimesinden Türkçeye çevirisi “acente” olmalıdır. 
 
Oysa kanunda bile “acenta” yazmaktadır.
 
TDK Büyük Türkçe sözlüğe göre “acente”
 
1. Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş: ?  
BSTS İktisat Terimleri Sözlüğü ne göre “acente”                                                        
 
2. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişidir.
 
Peki, seyahat nedir?
 
Seyahat “Belli bir başlangıç noktasından varış yerine değin gidilmesini içeren insan devinimine “verilen addır.
 
Bu tanıma göre seyahat işletmeleri bu devinim işlevini yerine getiren kara, demir, deniz ve hava yolu kurumlarıdır.
 
1618 kanunun yayınlanmasından evvelde seyahat acenteleri mevcuttur. 
Bunlardan bazıları çok yakın zamana kadar yaşamış ve aynı zamanda havayolu şirketleri acenteciliği de yapmış ünlü vapur donatanı ve acentesidirler. 
 
Thomas Bowen Rees ve Francis Werry ,İzmir’de Dutilh Vapur Donatanı ve Acentesi , İzmir’li ve Galata’lı Baltazziler, Bornovalı Giraud Ailesi , Venedik’li Gabriel Arcas ailesi , Manchester’li Carlton ve James Whittall’ün , C.Whittall & Co. ve J.W.Whittall and Co. Şirketleri, Wilkinson’lar, Gilchrist Walker & Co. ve Merkez Deniz Acentesi, Mişel Akavi ve Laurent Reboul Vapur Acentesi, Spiros Skuras ve Prudential Lines ile Hollandalı Van der Zee bunların arasında sayılabilir.
 
Oysa 1618 sayılı kanunun daha 1.nci maddesinde seyahat acentesi olarak kendi başına da iş yapabilme yetkisine sahip Tur Operatörlüğü tarif edilmektedir.
 
1618 sayılı kanun Madde 33 – ye göre
 
Seyahat Acentaları Birliğinin görevi, pazar araştırmaları ve seyahat acentalığı konusunda incelemeler yapmak, birlik üyeleri arasındaki haksız rekabetin önlenmesi hususunda gerekli tedbirler almak, seyahat acentaları personelinin yetiştirilmesi için kurslar ve seminerler düzenlemek, Bakanlıkça istendiğinde görüş bildirmek, uluslararası kuruluşlarda seyahat acentalarını temsil etmek, bu kanunda ve 34 üncü maddenin son fıkrasında bahsedilen yönetmelikte belirtilen diğer görevleri ifa etmektir. Birlik, acentalık mesleğinin vakar ve haysiyetine uymayan hareketlerden dolayı birlik üyelerine disiplin cezası verir. Bunun ayrıntıları yönetmelikte belirtilir.
 
1618 sayılı kanun Madde 35 – e göre
 
Birliğin Gelirleri a) Üyelerin Birliğe kayıt ücreti ve aidat, b) Seyahat acentaları personelinin yetiştirilmesi için düzenlenecek kurs ve seminerlerden temin edilecek gelirler, c) Bağış ve yardımlardır.
 
Bu genel girişten sonra yorumlarımı 46 yıllık bir turizmci, 25 yıllık turizm akademisyeni ve bir dönem de TÜRSAB Yönetim Kurulu asil üyeliği yapmış biri olarak yazıyorum.
 
Önce, Kamu otoritelerinin TÜRSAB’a bakışı sanki Türk turizmini temsil eden yegâne kuruluş gibidir.
 
Seyahat acenteleri turistik ürünün nihai perakende satıcılarıdır. Ülkemizde milyarlarca dolar yatırım yapan konaklama işletmeleri TÜROFED (Türkiye Otelciler Federasyonu) adında  dernekte tüzel kişilik oluşturmuşlar fakat maalesef dernek kimliğinden birlik kimliğine dönüşememişlerdir.
 
Aynı durum yine milyonlarca dolar yatırım yapan hava yolu taşımacıları için geçerlidir. Her ikisinin de isimlerinde Türkiye adını kullanabilmeleri için T.C. İçişleri Bakanlığı 04.11.2004 tarih ve 5253 Sayılı Dernekler Kanunu Madde 28’e göre izinlerine rastlamadım.
 
Örgütlenme konusunda kara taşımacılarının esemesi bile okunmadığının yanında ülkemizde zaten kayda değer bir deniz taşımacılığı da bulunmamaktadır. 
 
Peki, TÜRSAB’ın borcu nereden kaynaklanıyor?
 
28 Aralık 2006 da 1618 sayılı Kanunun 10. Madde g) bendinde TÜRSAB’a şirket kurabilme imtiyazı tanınmıştır. Fakat %99 u TÜRSAB’a ait olduğu görülen Türsab Seyahat Acentaları Hizmet Ticaret Ltd. Şti. 2004 yılında %1 de olsa TÜRSAB ortaklığı bulunan Seyahat Acantaları Meslek Hizmet Eğitimleri A.Ş. ise 2003 kurulmuştur. Yine dolaylı olarak sistemin içinde olan Denizciler Turizm ve Denizcilik A.Ş. 2004 yılında kurulmuştur.
 
TÜRSAB bakanlar kurulu kararı ile kamu yararına çalışır kabul edildiğinden zaten ticari borcu olmaması gerekir.
 
Varsa, yönetim 1618 sayılı kanuna göre hakkı olmayan bir yetkiyi kullanmıştır!
 
Gelelim 1991 deki kuruluşundan sonra 2000 ve 2014 yıllarında yapılan senet değişikliği bu güne gelen TURSAV’a yani Turizm ve Seyahat Acentaları Vakfına,
 
VAKFIN AMAÇ VE HİZMET KONULARI 
 
Madde 3- Vakfın amacı; Dayanışma, eğitim, araştırma çalışmaları, teknik destek temini ve benzeri teşebbüslerle Türkiye’deki Seyahat Acentalarının gelişmesine, büyümesine ve uluslararası rekabet gücü kazanmasına yardımcı olmak suretiyle ülke turizmine katkıda bulunmak, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)’ın çalışma ve teşebbüslerine destek temin etmektir.
 
Madde 20 - Vakfın gelirleri şunlardır: 
 
a) Vakfın kurulmasından sonra 5. maddeye göre Vakfa katılacak olanların bağışlayacağı 24 ayar 30 gram altının katılma tarihindeki satış karşılığı TL olarak ödeyecekleri katılma payı, b) Vakfa yapılacak her türlü bağışlar, c) Yıllık yatırım planı gelirleri, d) Vakfın amaç ve hizmet konularına uygun olarak yapılacak hizmetlerden alınacak ücretler ve yapılacak organizasyonların gelirleri, e) e)Vakfın sahibi ve ortağı bulunduğu işletmelerden elde edeceği gelirler, f) Kira, irat, faiz ve temettüler ile bunların satışlarından elde edilecek gelirler, g) Diğer her türlü gelirler.
 
Bu sentteki maddelere dayanarak TURSAV direk veya dolaylı değişik oranlarda hisse sahibi olduğu 10 tane sermaye şirketi kurmuş, ortak olmuş ve ortak olduğu şirketleri diğer kurulumlara ortak etmiştir.
 
TÜRSAB 90’lı yıllarda Cumhuriyet caddesinde bir dairede hizmet vermekte idi. Sonra aynı müteahhit (!) tarafından önce Gayrettepe daha sonrada Ihlamur da inşa edilen binalarına kavuştu. Ihlamur binasının metrekaresi 4 bin 237 dolara yapılmış?
Gelelim borç türlerine: a) Kamu borçları b) Cari Borçlar
 
a) Eğer SGK, KDV, GV ve Belediye rüsumlarından kaynaklanan borçlar var ise bu borçların takibi İktisadi İşletme olarak kurulmuş firmaların mal varlıklarında ve sermaye şirketi ise Yönetim Kurulu üyelerinden, yoksa Vakfa rucu ederek vakıf YK üyelerinden tahsil yoluna gidilir.
b) Cari borçlar ise vakfa kadar ilerlemez.
 
Yapılan beyana göre TÜRSAB Genel Merkez binamız bir bankaya ipotekli. Bu olay genel kurullarda işleri hızlandırmak için verilen
bir yetkiye dayandırıldı ise kurala uygundur ama etik değildir.
 
Etik ve hukuksal olmayan başka şeylerde mevcuttur.
 
FETÖ’ nün Adıyaman ‘çatı’ davasında TÜRSAB Denetim Kurulu Asil Üyesi Murtaza Yakaryılmaz'a “nitelikli dolandırıcılık” suçundan hapis cezası verilmesine rağmen ve infaza başlanmasına rağmen bu kişi hala TÜRSAB web sitesinde Denetleme Kurulu üyesi olarak görülmektedir. 
 
Böyle bir duruma göz yuman veya gerekli işlemi  yapmayan TÜRSAB Disiplin Kurulu Başkanı M. Kılıçarslan Karapıçak üye Semih Altan ve üye Ahmet Feti Bozcan müteselsilen sorumludur. İddia edildiğine göre bu kişi aynı zamanda TÜRSAB başkanı Firuz Bağlıkaya’nın Adıyaman Müze mağazasındaki ortağıdır.
 
Müzeler işlevsel olarak kültür yapılarıdır. Akademik turizm değerlendirilmesinde müzeler “non profit” yani “kar gayesi gütmeyen” işletmeler olarak geçerken bunların kar gayesi güden seyahat işletmelerinin tepe kuruluşunun vakfının iktisadi işletmelerine verilmesi ne oluyor?
 
TÜRSAB Genel Kurulunun aklamadığı  hakkında suç duyurusunda bulunulan geçen dönem Yönetim kurulu Üyesi Numan Olcar  TÜRSAB Bilet Komitesi Başkanı?  
 
Diğer bir konu TÜRSAB hakkında kurumu mahkemeye veren yönetim kurulu üyesi İbrahim Canatan’ın da aralarında bulunduğu Hac ve Umreci Seyahat Acentaları Derneği HÜRSİAD’ın avukatının Av.İlker Ünsever olduğu, fakat Av. Ünseverin aynı zamanda TÜRSAB Hukuk Başdanışmanı olduğudur.
 
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına göre,
 
IV. İş Sahipleriyle İlişkiler 
 
Madde 36. Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da, yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdırlar.
 
Ayrıca yerimizin darlığı sebebi ile 10 milyon dolar harcandığı iddia edilen Garibaldi binasından, Kütahya Çavdarhisar otelinden,  Kuşadası Kongre Merkezi(KOMER) den, vize keşmekeşinden, parası alınıp acentelere teslim edilmemiş müze biletlerinden, karşılıksız kesilmiş hatır çeklerinden bahsetmiyoruz.  Sözü geçen zamanlardaki yöneticiler maden bu kadar vizyon sahibi ve girişimci insanlardı, bunu niye sahip oldukları kendi işletmelerinde gerçekleştirmediler.     Ziya Paşa der ki;
Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
 
Zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık
 
Eyvahlar olsun ki bu oyunda yine bizler yandık; çünkü zarar ortada bilmiyorum ne kazandık.
 
Eski Türk filmlerinin klasik tiradıyla bitirelim:
 
“Eskiden mütevazı ama onurlu bir TÜRSAB vardı”
 

30-11-2018 12:36

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar