17.12.2018
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
GASTRONOMİ TURİZMİ İŞLETMESİ

 

 
 
Geçtiğimiz 24 Haziran öncesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Numan Kurtulmuş yönetiminin gider ayak aldığı, kamuoyunda pek tartışılmayan bir karara imza attı. 
 
Karar uyarınca konaklama tesisleri dışındaki 1.Sınıf Lokantalar, Eğlence Merkezleri, Gece Kulüpleri ve Barlara “Turizm İşletmesi Belgesi” verilmeyecek. Önceki belgeler sahip değişikliği halinde iptal edilecekler.
 
İlk bakışta sektör profesyonellerini ilgilendirecek izlenimi uyandıran bu yaklaşım, kendilerini turizmci sayan bazı  fırsatçıların harekete geçmelerine neden oldu. 
 
Doğrusu içki satış izni verilmesine yarayan bu belgenin verilmesinden vazgeçilmesi, özellikle 1.Sınıf Lokantaları örneğin Antalya’da AKP’li Belediyelerin insafına terk edecektir. 
 
Bu yanlış uygulamadan, siyasal rant sağlamak isteyenler olduğu gibi ekonomik çıkar elde etmek isteyenler de  kendilerini göstermekte gecikmediler. 
 
Birden fazla şubesi bulunan ya da zincir halinde örgütlenecek lokantaların, bazı özellikleri taşımaları halinde belgelendirmelerini sağlayabilmek için, “Gastronomi Turizmi Tesisi” adını verdikleri bir sınıflandırma türü icad ederek, pazarda tekelleşme anlamına gelen yasağı var güçleriyle savunmasalar da hiç karşı çıkmadılar.
 
Başarılı bir turizmci olan Sayın Bakan ise göreve gelir gelmez bu yaklaşımı iptal edeceğine, sınırlamaya karşı durmaları gereken dar bir çevrenin çıkar amaçlı desteğinden yararlanmayı yeğledi.
 
Oysa Türkiye’nin bir çok bölgesinde geçmişleri hayli gerilere uzanan turizm işletme belgeli lokantalar, bazı barlar ve hatta eğlence yerleri, bulundukları çevrenin yeme içme alışkanlıklarının temel referanslardır. 
 
Menüleri, servislerinin niteliği ve yetişmiş personelleriyle Dünya Seyahat Pazarındaki yeni eğilimin; “bireysel geziler”in, en çok etkilendiği işletme türleridir.
 
Son zamanlarda gündeme getirilen ama literatürde yerine pek rastlanmayan, “nitelikli turist” arayışında eğer kast edilen; harcama kapasitesi yüksek ve paket tatil satın almak yerine, kendi isteklerine göre program yapan tüketiciyi çekmek ise bu işletmeler eşsiz birer çekim merkezi olabilirlerdi.
 
Antalya’da Gastronomi Turizmi İşletmesi Belgesi alamayacak bir 7 Mehmet  ya da İstanbul’da Beyti yerine bu fırsatçı işletmeleri desteklemek turizme katkı sağlar mı?
 
Yakın geçmişte elindeki yüz milyonlarca dolarlık kaynağı bu tür işletmelerin satın alınmasına harcayan, o zaman başlatılan alkollü içki sınırlamasından yüksek kar uman bir girişimcinin, şimdi bu işyerlerini elinden çıkarmak için nasıl çaba harcadığı ortada.
 
Turizm; serbest rekabet, özgür ve demokratik bir toplumsal yaşam, evrensel hukuk ve yasakçılığın olmadığı ortamlarda gelişir.  
 
Sektörle tartışmadan, araştırmadan alınacak her karar; yanlış hesapların Bağdat’tan dönmesi örneği, sonunda onu alanlara da zarar verir.
 
Doğrusu sektördeki başarılarına bakarak umutlandığımız Sayın Bakanın, çözümü tekelci büyümeye dayalı yasakçılıkta aramasını şaşırtıcı bulduk dersek, haksızlık etmiş olmayız.
 
Bir yanda lokantaları zorlama bir büyüme yörüngesine sokarken, öte yanda Dünyanın en büyük  rezervasyon portallarını yasaklamak, İstanbul’da taksi plakalarının rantından milyarlarca dolarlık zenginlik üreten ama hizmet kalitesini yükseltmeye asla öncelik vermeyen bir kaç kişiyi görmezden gelerek, uluslararası markalaşmış işletmeleri engelleyen yaklaşımın, Ülke turizmine katkı yapmasını beklemek zorlama bir iyimserlik olurdu.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

03-12-2018 06:28

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar