22.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - Seha Aksü
2 Yorum | Yorumlar
TURİZM- TANITMA VE SALMA

 

 
İzmir’de başlayan Travel Turkey Fuarı’nın açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Ersoy yaptıkları çalışmaları anlatırken
 
”Bu uçağa binenler binecek, binmeyenler arkadan bakmaya devam edecek’’ dedi
.
Sayın bakanım şu anda idare etmekte bakanlığın tarihsel geçmişine bir bakalım:
 
1958 -1963 arası Basın Yayın ve Turizm Bakanlığı
 
1963 -1981 arası Turizm ve Tanıtma Bakanlığı
 
1981- 1989 arası Kültür ve Turizm Bakanlığı
 
1989 -2003 arası Turizm Bakanlığı
 
2003 den günümüze kadar da Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak işlev görmektedir.
 
“Uçağa binme” metaforu ile ne kast edilmek istenmektedir?
 
 “Artık kendimizi başkasının küfesinde taşıtma alışkanlığından vazgeçmeli” ne demektir?
Türk turizmi uluslararası pazarda aranılan bir ürün haline gelene kadar kendini kimin küfesinde taşıtmıştır?
 
“Herkes taşın altına elini koymalı” cümlesi ile hangi taş kastedilmektedir?
 
“Tanıtım yapmadan turizmde bir yere gelinemez!” 
Doğru söze ne denir?
 
Sizce turist sayılarındaki azalma Türkiye’nin tanınmamasından mı kaynaklanmaktadır?
 
"Tokmak bakanın davul sektörün boynunda" 
 
Bu eğer dil sürçmesi değil ise çok doğru bir tanımdır. Buyurduğunuz gibi davul sektörün boynunda olduğundan tokmağı ele geçirenler kafasına göre vurmaktadır.
 
“Uçağa binmek isteyenler binecek. Arkadan bakıp el sallamak isteyenler de geçmişleriyle avunmaya devam edecek.”
 
Buna söyleyecek anlamlı bir lafım yok ama 
 
“Kimin kimin arkasından el sallayacağı bilinmez! ”
 
Size bakanlığınız sitesinden kopyaladığım Tanıtma Genel Müdürlüğünüzün görevlerini hatırlatmak isterim,
 
a) Her türlü imkândan yararlanarak, ülkemizin millî, manevî, tarihî, kültürel, sanatsal ve turistik değerlerinin yurt içi ve yurt dışında tanıtımını yapmak, yaptırmak, bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında seminer, sempozyum, kolokyum, kongre, fuar, sergi, festival, yarışma, gösteriler ve benzeri faaliyetleri düzenlemek veya düzenlenmiş olanlara katılmak, bu yönde faaliyet gösteren yerli veya yabancı, kamu veya özel kurum, kuruluş, topluluk ve kişileri desteklemek, yönlendirmek ve bunlar arasında gerekli işbirliğini sağlamak, bu tür faaliyetlerin ülkemizde yapılmasını özendirmek, ödül vermek, 
 
 b) Dünya seyahat ticaretinin ülkemize yönelmesini sağlamak üzere, yurt içi ve yurt dışındaki yerli ve yabancı seyahat ticaret kuruluşları ile ortak projeler geliştirmek, bunların faaliyetlerine yardımcı olmak,  
 
c) Yukarıda belirtilen faaliyetlerin kolaylaştırılması ve geliştirilmesi amacıyla bu faaliyetleri yürüten, yönlendiren kitle iletişim veya ulaştırma kurumları ile yakın ilişki içinde bulunmak ve yabancı kamuoyunu etkileyebilecek konumda bulunan kişi, kurum, kuruluş, topluluk veya bunların temsilcilerini davet etmek ve ağırlamak, 
 
d) Yurt içi ve yurt dışı tanıtma için gerekli yayın, doküman ve malzemeyi hazırlamak, hazırlatmak, satın almak ve dağıtmak, 
 e) Ülkemize yönelik turizm talebinin değerlendirilmesi ve buna uygun politikaların oluşturulması amacıyla yurt içinde ve yurt dışında her türlü etüt ve araştırmaları yapmak veya yaptırmak, istatistik verilerini derlemek, 
 
f) Ülkemize yönelik turizm talebini artırmak amacıyla yurt dışında basın, yayın gibi tanıtım faaliyetlerine ilişkin mal ve hizmetleri satın almak, 
 
g) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.
 
Simdi gelelim bir ülkenin tanıtımına, daha doğrusu imaj çalışmasına!
 
Einstein’ın dediği gibi
 
“Önyargıları değiştirmek, atomun çekirdeğini parçalamaktan zordur.”
 
Zira önyargılar aileden aldığımız eğitimden, yaşadığımız çevreden, sahip olduğumuz korkulardan, o an içinde bulunduğumuz duygusal durumdan ve daha pek çok etkenden kaynaklanır. 
Türkler ve Türkiye hakkında tarihten gelen önyargılar ve korkuların dışında, Türk işçi göçüyle oluşan önyargılar da özellikle Avrupa kamuoyu üzerinde olumsuz imaj oluşturmuştur. Haçlı seferleri dönemine kadar dayanan İslam’ın Hıristiyanlık karşıtı olarak tanımlanması Samuel Huntington’un “Medeniyetler çatışması” tezi ile tekrar güncellenmiştir. Ayrıca bir ülkedeki insan hakları, basın özgürlüğü, demokratik haklar ve kamu düzeni de ön yargıyı destekler şekilde olmamalıdır.
 
İmaj oturtmak, daha doğrusu imaj değiştirmek; yani ön yargıları yıkacak çalışmalarda bulunmak ciddi bir saha araştırması, detaylı bir planlama, profesyonel destek hizmetleri, oldukça uzun bir zaman ve ciddi mali bütçeler gerektirir.
 
Yani makro planlama gerektirir. Oysa ister konaklama işletmesi olsun, ister aracı kurum olarak tur operatörleri veya ulaştırma işletmeleri, hepsi kar gayesi güden mikro işletmelerdir. Oysa kamu “non profit” kurumları ile bu tip uzun vadeli ve yüksek bütçeli projeleri yüklenirler. Bakanlığınızın bu konumda dünyanın alakalı, alakasız yerlerinde 46 adet Tanıtma Ataşelikleri veya Müşavirlikleri bulunmaktadır. Bu büroların çoğu bulundukları ülkenin en pahalı şehrinin en pahalı caddesi ürerindedir. Bizim vergilerimiz ile gerekli ödemeleri yapılan bu organizasyonlar pratikte ne iş yapmaktadır? 
 
Bırakın sektörün böyle bir işe maddi katkıda bulunmasını, zaten dolaylı olarak bizim vergilerimiz ile gerçekleşmesi durumunda bile
 
Projeniz nedir? 
 
Proje süreniz nedir? 
 
Proje bütçeniz nedir? 
 
Proje bileşenleriniz nedir?
 
Sayın bakanım, 1958 yılında Basın Yayın ve Turizm Bakanlığı adıyla kurulan bakanlığınızda 60 yılda 55 bakan geçmiştir. Bu bakanlardan 33 nün bakanlık süreleri 1 yılın altındadır. Müsteşarların ve Genel Müdürlerin irdelemesi bürokrat olmaları sebebi ile bu konunun dışındadır. Ama dikkatimizi çeken Tanıtma Genel müdürlerinin son zamanlarda sıklıkla değiştirilmesidir.
 
Sayın Bakanım, konaklama, ulaştırma ve organizasyon işletmeleri bu konuya sermaye yatırarak ve kredi kullanarak zaten “elini taşın altına sokmuştur.
 
Bunun haricindeki parasal bir talebe amiyane bir tabir ile “Salma” denir.
Kamu ile özel sektör arasında normal şartlarda pek alışılmış değildir.
 

07-12-2018 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Doğrulmaz
11-12-2018 13:31
Başlık
Bu örgütlenme yapısı dünyada uygulanıyor. Kaldı ki bu model 2007 yılında yürürlüğe giren Turizm Stratejisinde öngörülmüştü. Bkz: 5.sayfa Turizm Sektörünün Güçlendirilmesine Yönelik Stratejiler, 7.madde Bkz: 16. sayfa Hedeflere Doğru Kamu-Özel Sektör İşbirliği
09-12-2018 23:14
Turizm Turizm Bakanligina ragmen gelisti
Ucak ta, o ucaktaki pilot da turizm sektorune ait. Bu gune kadar Turkiyede turizm turizm bakanlarina ve anlamsiz uglulamalara RAGMEN gelisti. Once sayin turizm bakani, turizm okullarinda neden alkol servisi verilmiyor onu bir aciklasin. Ogrencilerin hepsi bunlari sektordeyken ogreniyorlar. Ucagin motoruna kacan kus olmayin yeter
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar