16.01.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
TÜRSAB 2018

 

 
Demokrasi bazı kesimlerce mükemmel bir rejim olarak kabul edilmiyor. 
 
Ne var ki, insanoğlu henüz daha iyi bir yönetim biçimini de bulabilmiş değil.  Ancak farklı görüşlerde olanların benimsedikleri bir ortak payda var.
 
Örneğin seçilmek tek başına “o” yönetimin demokratlığını kanıtlamaya yetmiyor. Yetki paylaşmak, temsil ettiği kitleyi sürekli bilgilendirmek, katılımcılığı teşvik etmek veen önemlisi açıklık ilkeleri;  “Demokratlığın” olmazsa olmazlarından. 
 
Yetki kullanmak yerine, sorumluluğu sorgulanmayacağına inanılan bir takım yerlere atmak da,  yönetimlerin demokrasinin kurallarından uzaklaşmalarına kanıt gösteriliyor.
 
Konumuz kuşkusuz burada demokrasinin tanımını yapmak değil.  Son günlerde özellikle seyahat acentelerini çok yakından ilgilendiren bir yasa çalışmasını gündeme getirerek, tartışmaya açmak.
 
İlk yürürlüğe girdiği 1972 yılından bu yana sürekli eleşirilen, 1618 sayılı yasayı değiştirmek amacıyla, kapalı kapılar ardında - dar bir çevrede- sürdürülen  çalışmaları, sektörün gündemine getirmek.
 
12 Mart ara rejiminde sektörün görüşü alınmadan hazırlanan bu yasanın, o dönemin koşullarına göre tasarlanmış olduğunun altını çizerek başlayalım. 
 
Biraz ayrıntıya girince; 1618 Sayılı yasanın denetimden çıkan hac turlarının düzene koyulmasını amaçladığını görüyoruz. -Ne garip değil mi?
 
Hac konusu hala TÜRSAB’ın gündeminde en üst sıralarda.-   Sektördeki adıyla 1618’ in Hukuk sistemimizin geleneksel anlayışına uygun; yasaklayarak çözüm ve bir türlü aşamadığımız, ekonominin döviz açığını kapatmaya katkı yapacağı varsayımıyla yürürlüğe girdiğini söyleyebiliriz.
 
Aradan 46 yıl geçtikten sonra, süreç içinde yapılan değişiklikleri de dikkate alırsak, seyahat acentelerinin çok tartıştıkları bu yasanın; AKP İktidarı döneminde köklü bir değişikliğe uğradığını, uzun uğraşlar sonunda elde edilen; Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşu niteliğinin, geçmiş yönetimin bilinçli olarak Birliği bir “Esnaf ve Sanatkarlar Odası” konumuna getirdiğini söyleyebiliriz.
 
Daha sonra Yasanın Birliğin ticari girişim yapmasını engelleyen maddelerindeki değişikliklerin, TÜRSAB’ı yaklaşık 200 Milyon Dolar zarara uğrattığını da ekleyerek, yeni çalışmaya ilişkin görüşlerimizi paylaşalım.
 
Sayısal teknolojideki başdöndüren değişim  sürecinde bu yasanın; düzenlemeyi amaçladığı Seyahat Acenteliği ve TÜRSAB’ın işlevlerini yerine getirmesini sağlaması kolay değil.
 
Öte yandan “Arz- Talep” ekseninde biçimlenen; ürün standartları ve fiyat eşiklerinin, mili saniyelerle ölçülen zaman aralığında, hizmeti üretenle tüketen arasında gidip geldiği göz önüne alınırsa, çağın gereklerine uygun yeni bir yapılanmanın kaçınılmazlığı da ortada.
 
Bu açıdan bakıldığında bu dönemde TÜRSAB; yasasında açıkça yazılı ve Dünya’daki benzerlerinin üstlendikleri görevlere uygun biçimde, haksız rekabeti engelleyecek, tüketicinin belirlenmiş uluslararası standartlarda hizmet almasına katkıda bulunacak bir düzenlemeyi gündeme getirerek, kanun koyucudan yasalaşmasını talep etmelidir.
 
Ancak yapılacak çalışmanın tutarlı ve üyelerin çoğunluğunun onayını alacak bir sürecin sonunda, açıklık ilkesine uygun, mümkün olan en geniş kesimlerce tartışılarak sonlandırılması; mesleğin -ve girişte değindiğimiz demokrasinin- yazılı olmayan kurallarının başında gelir.
 
Kuşkusuz atılacak ilk adım; birlik adına davrandığı izlenimi veren, yönetim tarafından atanmış, bir ya da bir kaç kişinin özenle sakladıkları ifade edilen taslak metnin, üyelerin tartışmalarına açılması olmalıdır.
 
Yönetim Genel Kuruldan aldığı yetkiyi, mesleğin geleceğini ipotek edebilecek bir yasa taslağının üyelerinden gizlenmesi amacıyla  kullanmaya kalkışırsa, sadece demokratik bir kural ihlali yapmakla kalmaz. Elindeki gücü kötüye kullanmış olur.
 
Açıklık  ilkesine uymanın, yönetimin üye desteğini alması ve eğilimlerini ölçmesinde en etkili yaklaşım olacağına kuşku yoktur.
 
Oysa son Genel Kurulda ibra edilmeyen eski yönetim kurulu hakkında hangi işlemlerin yapıldığını ortaya koymaktan kaçınan mevcut yönetimin, açıklık konusunda yeterli güven verdiğini söylemek kolay değil.
 
Şimdilik çok dar bir çevrede yürütüldüğü ifade edilen, gizli tutularak, üyeler bir yana katılımcılarla bile paylaşılmayan bu taslağı görmediğimiz için eleştiri hakkımızı saklı tutarak, bir yasa çalışması için önerileri sıralamaya çalışalım. (Devam edecek)
 

24-12-2018 10:15

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar