22.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - FEHMİ KÖFTEOGLU
1 Yorum | Yorumlar
TÜRSAB'I HÜRSAD MI YÖNETİYOR? FETÖ GİTTİ YERİNE METÖ MÜ GELDİ ?

 

Geçen hafta turizmgazetesi’nde TÜRSAB’ın İstanbul Asya yakasındaki üyelerle yaptığı toplantı haberi ‘TÜRSAB’da çömlek erken patladı’ başlığı ile verilmişti.
 
O haberden sonra öyle yerlerden öyle bilgiler geldi, o kadar değişik kesimlerden arayanlar oldu ki bir dönemin saygın meslek örgütünde olup bitenleri yazmak farz oldu.
 
Zira TÜRSAB’ta durum meğer tahmin edilenden de vahim…
 
Önce başlıktaki harf kalabalığı arasında kaybolmamak için önce bu kısaltmaların açık adlarını yazalım.
 
TÜRSAB : Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği. 1972 yılında 1618 sayılı yasa ile kurulmuş meslek örgütü.
HÜRSAD : Hac ve Umre Seyahat Acenteleri Derneği, 2013 yılında kurulmuş.
FETÖ       : Fethullahçı Terör Örgütü, merkezi Amerika Pensilvanya olan başında Fethullah Gülen’in olduğu örgüt
METÖ      :  Menzil Tarikatı Örgütü, Adıyaman Menzil merkezli Menzilciler tarikatı,
 
Bu harf kalabalığındaki kısaltmaların açık adlarını böyle belirttikten sonra soralım.
 
TÜRSAB 1618 sayılı yasa ile kurulmuş meslek örgütü iken tarikatlarla ve terör örgütü ile nasıl bir arada anılır?
 
Bunların meslek örgütü ile ne işi ne ilişkisi olabilir?
 
Tarikatların orada ne işi var?
 
Kendi alanında saygın bir meslek örgütü iken TÜRSAB nasıl bu hale geldi?
 
Bu süreç geçen yılın sonunda yapılan 23 TÜRSAB Genel Kurulu’nda aklanmayan Başaran Ulusoy döneminde başladı.
 
20 yıl sonra Başaran Ulusoy, geçen yıl sonunda yapılan 23. Olağan Genel Kurul’da üyelerin oyları ile aklanmadı. Böylece yaptıklarının hesabını yargı önünde vermesi için en üst organda alınmış karar var.
 
Peki Genel Kurul’un aklamadığı Başaran Ulusoy ile ilgili olarak yeni yönetim ne yapıyor.
 
Ona ayrıca geleceğiz. 
 
O konuda sorularımız var
 
Meslek örgütünün en üst organı Genel Kurul karar aldı.
 
Peki sonra ne oldu 
 
Yapılanlar aynı, yalnız isim değişti
 
Genel Kurul’un aklamadığı Başaran Ulusoy ve ekibinin yaptıkları bugün yalnız adı değişmiş kişiler eliyle yineleniyor.
 
Oysa üyeler yeni yönetimi ‘Başaran Ulusoy’un yaptığını siz yapın’ diye seçmedi.
 
Bunu aşağıda ayrıca ele alacağız.
 
Organlar darma dağınık kurul yok kişiler var
 
Bu arada şunu söyleyelim
 
23 Olağan Genel Kurul’da üyelerin oylarıyla seçilen TÜRSAB’ta yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları şu anda yalnız adı kurul olan birimler halindedir.
 
Bu organlar kendi içinde bölünmüş, her kafadan bir ses çıkan durumdadır
 
Kurul üyeleri toplantıya alınmıyor
 
Üç kişilik birimlerde herkes bir tarafta, herkesin altına imza attığı ortak karar bile alınamıyor. Alınan kararlara şerh koymak isteyenler engelleniyor.
 
Bu kurulların üyeleri toplantılara bile alınmıyor.
  
Bu kurullardaki yöneticiler;  Firuz’cu, HÜRSAD’çı, eski yönetim Başaran Ulusoy’cu  vs olarak çalışıyor, öyle de tanımlanıyor.
 
Öyle ki Firuz Bağlıkaya’nın 300 kişinin olduğu söylenen toplantıda kendi listesinden Disiplin Kurulu üyeliğine aldığı kişiyi ihanetle suçluyor.
 
Aynı toplantıda yönetimde olanlardan bazılarını ilk fırsatta temizleyeceklerini, onları geldikleri çöplüğü atacaklarını söylüyor.
 
Şimdi şu harf kalabalığında adı geçenlerin TÜRSAB ile ilişiklerine bakalım
 
HÜRSAD’dan başlayalım
 
Firuz Bağlıkaya son genel kurul öncesi yaptığı çalışmalarda Başaran Ulusoy döneminde TÜRSAB’ta yaşanan önemli sorunlardan birinin Hac Umre işleri olduğunu TÜRSAB’ı Hac ve Umre işlerinin dışına çıkaracağını söylemişti.
 
Seçildikten sonra da bunu yaptı
 
Ama…
 
Hac ve Umre işinde TÜRSAB’ın boşalttığı alanı seçimlerde kendisini destekleyen HÜRSAD’a açtı.
  
Firuz Bağlıkaya başkanlığındaki TÜRSAB yeni dönem yönetiminde seçim öncesi yapılan ittifak sonucu HÜRSAD yöneticisi iken şu anda yönetimde olanlar var.
 
HÜRSAD Onursal Başkanı TÜRSAB’ta Başkan Yardımcısı, Başkan danışmanı ve Komite başkanının kendilerinden olduğunu övünerek anlatıyor.
 
Resmi kayıtlara göre TÜRSAB’ın şu andaki yönetimi  23. Genel Kurul’da seçildi.
 
Ancak iddiaya göre TÜRSAB’ı genel kurulda seçilen yönetim değil HÜRSAD yönlendirip yönetiyor.
 
Bunu aralarında Yönetim, Denetim ve disiplin Kurulu’ndan üyeler ile Hac Umre işi yapan ve yapmayan üyelerin de olduğu çok sayıda seyahat acentesi sahip ve yöneticisi söylüyor.
 
Eski acentecilerden birinin deyimiyle HÜRSAD’çıların TÜRSAB’taki konumu “Kerameti kendinden menkul şeyh” gibi.
 
HÜRSAD’çiların TÜRSAB üzerindeki vesayeti, Firuz Bağlıkaya ile  yapılan pazarlık ile belirlenen temsilcilerini Yönetim Kurulu’na sokmanın yanında çeşitli birimlerdeki adamları ve kendilerini Cumhurbaşkanının damadı kolaylıkla ulaşabildiklerini söylemeleri ile gerçekleştiriyor
 
Bu ne kadar gerçek ne kadar tevatür bilinmez. 
 
Sırf kişisel ikbal ve çıkar için saygın bir meslek örgütünü tarikatlarla anılır hale getirenler”e ne demeli.
 
Peki METÖ….
 
O’nun kim olduğunu yukarıda anlattık
 
Bir tarikat.
 
O tarikatın TÜRSAB’ta ne işi var.
 
TÜRSAB METÖ ilişkisini kendisini Firuz Bağlıkaya’nın dostu olarak tanımlayan, sektörün eskilerinden biri METÖ denilen tarikatın TÜRSAB’taki açık ve gizli hakimiyetinden rahatsız olduğunu belirterek “ FETÖ’den kurtulduk derken diğer alanlarda da tanık olduğumuz gibi FETÖ’den boşalan yeri METÖ dolduruyor” dedi.
 
FETÖ
 
23. Genel Kurul’un aklamadığı Başaran Ulusoy’un yönetimde olduğu 20 yıl içinde bu melanet yuvası ile ilişkiler o düzeye gelmişti ki,
 
- 15 Temmuz 2016’daki  Türkiye’yi Amerika eliyle işgal sürecine sokacak darbe kalkışması ezilen FETÖ’nün finans merkezi Bank Asya’nın iştiraki ile TÜRSAB üzerinden ortak sigorta şirkete kuruldu,
- Tescilli FETÖ’cüler bu şirketin yöneticisi ve hissedarı yapıldı,  hata bunlardan biri TÜRSAB’a danışman oldu..
 
Denebilir ki bunlar geçmişte kaldı.
 
Peki bunun hesabı sornulmayacak mı?
 
Gelelim bugüne 
 
Yukarıda başlıklar halinde aktardığımız gelişme ve olaylardan hareketle Firuz Bağlıkaya başkanlığındaki  TÜRSAB yeni yönetimine birkaç sorumuz var
 
- Son genel kurula katılanların oyları ve meslek örgütünün en üst organı Genel Kurul Kararı ile aklanmayan Başaran Ulusoy için ne yaptınız.?
 
- Yasaya göre bu karar üzerine aklanmayanlar hakkında suç duyurusunda bulunularak dava açılması gerekiyor.
 
- Dava açıldı mı dava dosya numarası kaçtır?
 
- Suç duyurusunda aklanmama gerekçesine dayanak olan araştırılması istenen işlemler ile ilgili bilirkişi raporu hazırlanması gerekiyor
 
- Böyle bir rapor hazırlandı mı?
 
- Hazırlandı ise bu rapor nerede? 
 
- Firuz Bağlıkaya’nın başkanlığındaki TÜRSAB yeni yönetimi Başaran Ulusoy dönemi ile ilgili mahkemeye başvurdu mu?
 
- Başvurulduysa dava dosya numarası kaç?
 
- TÜRSAB Bilet komitesi başkanlığına getirilecek Genel Kurul’un aklamadığı ekip içinde olan birisinden başka kimse yok muydu?
 
- Burada itiraz o kişiye değil, O kişinin böyle bir sıfat mevki peşinde olmadığı da biliniyor.  (Burada tepki o ktişiye değil yönetimin bu anlayışınadır.
 
- Bakanlığa bağlı müzelerdeki hediyelik eşya ve kafelerin işletmesini alan Firuz Bağlıkaya’nın bu konuda bayilik verdiği, bir anlamda iş ortağı olan, hakkında FETÖ ile ilişkili bir dava kapsamında  yargılanan bir kişiyi denetim kurulu yapmak etik midir?
 
- Burada bayi- patron-bayi- ortak ilişkisi meslek örgütünün denetlenmesine nasıl yansır?
 
- Bu ilişki ve sıfatını kendi işleri için kullandığına ilişkin gelen şikayetler üzerine ne yaptınız?
 
- ‘Sizinle ticari ilişkisi olan bir kişinin Denetim Kurulu üyeliği bu organın görevini hakkıyla yapmasına gölge düşürür’ diyen üyelere Firuz Bağlıkaya ‘Dangalak mısın’ dedi mi?
 
- TÜRSAB’ın HÜRSAD üzerinden vesayet altına alındığı, özellikle Hac ve Umre ile ilgili işlem ve uygulamalarda hergün bir örneği yaşanıyor.
 
- Örneğin geçtiğimiz günlerde, Umre’ye götürdüğü yurttaşlar için sahte kimlik kartı kullandığı Diyanet İşleri tarafından saptanan bir acentenin adını da verelim İkbal Turizm’in umre kaydı ve organizasyonu yapmasının yasaklanmasına neden olan sahtekarlık ve haksız rekabet yanında tarikatlar arası mücadelenin de etkisi var mı?
 
*****
 
NOT.
 
Adı geçen firmanın TÜRSAB’ın talebi ve bakanlığını kararı ile faaliyetleri durdurularak belgesi iptal edildi.  Sahteciliği Diyanet İşleri Müfettişlerince saptanmış bir şirket için yapılan bu işlem yasal olduğu gibi ahlaken de doğru ve yerindedir.
 
Bu vesile ile şunu da söyleyelim :
 
Umalım bu işlem, İslamın beş şartından biri olan Hac görevini yerine getirmek ve inancı gereği dini bir faaliyet olarak Umre’ye giden yurttaşlarımızın dini duyguları istismar edilerek bunu rant alanı haline getiren ve bunun için sahtekarlık dahil her yolu mübah görenlere ders olur.
 

18-01-2019 11:23
Önceki Yazıları
DOĞRU VE YERİNDE BİR KARAR
16-02-2019 01:47 | 1 Yorum | Yorumlar
İYİ Kİ BÖYLE 'DELİ'LER VAR !
07-07-2018 00:51 | 1 Yorum | Yorumlar
YAZIKLAR OLSUN
08-12-2014 02:36 | Yorumlar
TATİLMANYA VE TÜRSAB
12-09-2014 14:07 | 2 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
18-01-2019 13:21
Bunlarla vay turizmin haline..
Doğru tespitlere katılmamak el de değil.. Önceki yönetimin arap saçına çevirerek, her türlü pisliğe, yolsuzluğa ve anlamsız yatırımlara (Kuşadası ve Sigorta vs.) soktuğu Türsab kurtuluşu onun yardımcısını seçerek çözüm bulacağını zannetti. Süslü vaatlerle ve bilinenlerin desteğiyle yönetime geldi. Şimdi onlar ne söyleyecekse onu yapacak. Kimse farklı, sektörün hayrına bir şey beklemesin... Geçmiş olsun...
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar