17.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - SEHA AKSÜ
SÜLEYMANİYE, TARİHİ ESERLER VE KATAR

 

Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminin bu gözde semti, İstanbul İli, Fatih İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
 
Bölge, Unkapanı Köprüsü devamında Atatürk Caddesi, Ordu Caddesi, Fuat Paşa Caddesi ve Haliç Kıyısı boyunca uzanan Ragıp Gümüşpala Caddeleri ile çevrelenmektedir 
 
Süleymaniye, Tarihi Yarımada olarak da adlandırılan ve yedi tepeli İstanbul’un üçüncü tepesi üzerinde konumlanmış olan, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Süleymaniye Külliyesi’nden (1557) ismini almaktadır. 
 
Bölgede Süleymaniye Külliyesinin yanı sıra pek çok anıt eser ve sivil mimarlık örneği korunması gerekli tescilli yapılar bulunduğu gibi, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü de bu alan içerisinde yer almaktadır. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 09.04.1977 gün ve 9776 sayılı kararı ile Kentsel ve Tarihi Sit Alanı olarak belirlenen alan, UNESCO tarafından 1985 yılında “Dünya Kültür Mirası” listesine alınmıştır. 
 
Süleymaniye Bölgesi’nde; Yavuz Sinan, Sarıdemir, Hacı Kadın, Demirtaş, Hoca Gıyasettin, Molla Hüsrev, Süleymaniye ve Kalenderhane Mahalleleri yer almaktadır. 
 
1950’li yıllarda Eminönü bölgesinde yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları İstanbul Tarihi Yarımadasının ilk yerleşmelerin M.Ö. III. Bin yılına kadar uzandığını ortaya çıkarmış olsa da son yıllarda Marmaray tünelleri için yapılan arkeolojik kazılar bölgenin geçmişinin bundan çok daha öncesine tarihlendiğini göstermektedir. Osmanlı’dan önce Bizans İmparatorluğuna başkentlik yapmış bu alan, son derece köklü bir geçmişe sahiptir. Roma kentlerinden esinlenen mimarisi ve kent tasarımlarıyla dikkat çekmektedir. 
 
Klasik Osmanlı konut mimarisinin pek çok örneğini bünyesinde barındıran bu bölge, son 50 yıllık süreçte hızlı bir çöküş yaşamıştır. Bu süreçte yapıların fiziksel durumu da sağlıklı bir yaşam kalitesi sunmaktan giderek uzaklaşmıştır. Türkiye’nin ve özellikle İstanbul’un yaşadığı sanayileşme süreci, kent merkezindeki bu tarihi yerleşmenin hızla göç almasına sebep olmuştur. Bölgeye bugün bakıldığında, Haliç kıyılarından külliyenin yer aldığı tepeye kadar uzanan atölyeler, imalathaneler ve bu yerlerde çalışanların barınma ihtiyacını karşılayan çoğunlukla bekâr odaları, bölgenin genel fiziksel karakterini oluşturmaktadır. 
 
Alanın işlev değişikliklerine bağlı olarak yaşadığı fiziksel çöküşün yanında özellikle son 10-20 yıllık süreçte en büyük sıkıntılardan birisi de çıkan yangınlar sonucu harap hale gelen ya da tamamen yok olan ahşap yapılar olmuştur. Kimi zaman otopark yeri açmak için, kimi zaman yaşanana mülkiyet sorunları sonucu bu yangınlar çıkmış ve pek çok tescilli sivil mimarlık örneği yapı yok olmuştur. Bu denli yoğun ticari, imalat alanına dönüşen Süleymaniye’de depolama ve otopark ihtiyacına bu tip yasal olmayan yöntemlerde çözüm üretildiği düşünülmektedir. 
 
Süleymaniye bölgesinde nasıl bir dönüşüm yaşanacaktır?
 
Açılamalar korku vericidir! 
 
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi eserlerin Katar ile ortaklaşa yıkılarak yeniden yapılacağını açıklamıştır. 
 
Önümüzde Sulukule gibi eski dokuyu yok ederek tamamen ranta dönük çok kötü örnekler mevcuttur!
 
Peki, bu dönüşümü ortaklaşa yapacak millet hangisidir?
 
Böyle bir iyiliği niye yapmaktadır? Bu yapısal değişimi üstlenecek firmanın Osmanlıca yazar isem “cemaziyel evveli” yani Türkçe “mazisi, geçmişi” nedir?
 
Bunu ortaklaşa yapacak olan ülke Katar dır. Osmanlı Devleti Katar üzerindeki haklarından 1913'te vazgeçer.
 
Son Osmanlı askeri Katar'dan Ağustos 1915'te çekilir. I. Dünya Savaşı'nın çıkmasının akabinde 1916'da Katar İngiliz işgaline girer, 1971'de İngiliz hâkimiyetinden ayrılarak resmen bağımsız bir devlet olur. Yani devletin geçmişi 50 yılı bile bulmamaktadır. Tüm nüfusun yarısından fazlası göçmen olan insanlar dahil iki buçuk milyon kişi olan ülkenin başkenti Doha’da bile özgün olarak ne sanat ne de mimari eğitimi yapılmaktadır.
 
Süleymaniye Yenileme Alanı Projesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin KİPTAŞ ve Fatih Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Projenin birinci etabında yer alan 700 bağımsız bölümünün yapımıysa “Katar’ın TOKİ’si olarak bilinen Qatari Diar” Süleymaniye Gayrimenkul A.Ş tarafından üstlenildi” denilmektedir 2005 yılında Katar Yatırım Otoritesi tarafından kurulan Qatari Diar’in 2014 yılında Kuzu İnşaat’la ortak kurduğu Diar Süleymaniye Gayrimenkul’ün yönetiminde tamamı Katarlı 5 yönetici bulunuyor.Diar Süleymaniye'nin sermayesinin 532,5 milyon TL olduğu belirtiliyor. Yani başka bir para birimi ile 100 milyon dolar! 
 
Suriyeli sığınmacılara 35 milyar dolar harcamış bir ülke için çekirdek parası bile değil!
Peki, bu arkadaşlar ile bizim “cemaziyel evvel”imiz nedir?
 
İstanbul'un Avrupa yakasında yer alan ve tüm Ataköy sahilini ve plajlarını mahvederek betona boğan “Sea Pearl” Sinpaş Yapı Endüstrisi Tic. AŞ ile Katar menşeili yatırım firması Katari Diar İstanbul Gayrimenkul Yatırımları AŞ ve Eksim Yatırım Holding AŞ’nin bir araya gelmesi ile kurulan Kat Turizm Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. ve Kuzu Grup tarafından inşa edilmiştir.
 
Ne diyelim; yine Ziya Paşa’ya danışalım:
 
Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
 
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.
 
Yeni bir Sulukule doğacağa benziyor ! 
 
Eh, artık Süleymaniye Külliyesini yerine de güzel bir AVM yakışır!
 

08-03-2019 12:00
Önceki Yazıları
KARA TREN
25-02-2019 13:42 | Yorumlar
22-01-2019 15:38 | Yorumlar
HERŞEY DÂHİL, ALKOL HARİÇ
14-01-2019 13:11 | 1 Yorum | Yorumlar

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar