22.03.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - CÜNEYT ERTÜRK
TAHSİSLİ ARAZİLERDE SÜRE, UZATIMINDAKİ SORUNLAR

 

 
Bilindiği üzere, 7061 Sayılı Kanun kapsamında turizm tahsisli kamu arazilerinin tahsis sürelerinin 49 yıla kadar uzatılması mümkün hala getirilmiş olup,süre uzatımı müracaatlarının taşınmazların maliki olan idarelere yapılması gerektiği belirtilmiştir.
 
Tahsislerin geneline bakıldığında yetkili idareler; Turizm Bakanlığı, Milli Emlak, Maliye Bakanlığı, Varlık Fonu, Özelleştirme İdaresi, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olarak gözükmektedir. 
 
Yukarıda yazılı olan Kamu İdarelerinden Orman Genel Müdürlüğü ve ona bağlı olan Milli Parklar Genel Müdürlüğü tahsis süre uzatımı dosyalarının ön incelemesini yaptıktan sonra Cumhurbaşkanlığının onayına göndermiştir. Diğer bütün Kamu İdareleri ise süre uzatımı müracaatlarını kendi yetkilerini kullanarak onaylamış ve bu süre uzatımları 31.12.2018 itibariyle geçerlilik kazanmışlardır. Mart ayına gelmemize rağmen, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Parklara yapılan süre uzatımı müracaatlarının hiçbiri henüz sonuçlandırılmamış halde beklemektedir. 
 
Bu uygulama ile, aynı kanun maddesinin Kamu Kuruluşları tarafından farklı şekilde uygulanması nedeniyle kanunların eşitlik ilkesi ile bağdaşamayacağı gibi süre uzatımını henüz alamamış olan firmalara ilave finansal yük getirebilme ihtimali de bulunmaktadır. 
 
Bu durumu açıklamak gerekirse; tahsis süre uzatımı tebliğinin 7 maddesine istinaden ilgili Kamu İdarelerinin yapılan müracaatları üç ay içerisinde sonuçlandırma mecburiyeti bulunmaktadır.
 
Diğer yandan tahsis süre uzatımı için ödenecek tutarın belirlenmesinde ilgili yılın yatak başı birim maliyet bedelinin esas alınacağı tebliğde yer almaktadır. Dolayısıyla Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tahsisli arazilerdeki yatırımcılar yasada belirtilen süre içerisinde, müracaatlarını yapıp, tüm davalardan feragat etmek ve varsa geçmiş dönemlere ait borçlarını ödemiş olmalarına rağmen ödeyeceklerin bedelin 2019 yılı yatak başı birim fiyatları üzerinden hesaplanabilmesi gibi bir risk ile karşılaşabileceklerdir. Bu riskin finansal karşılığı ise, ödenecek tutarın yaklaşık olarak % 38 fazlası olacağı tahmin edilmektedir.
 
Sonuç olarak,sadece uygulama farklılığı nedeniyle yüzün üzerinde tesis kanundan doğan haklarından faydalanamamakta bu nedenle de önemli oranda finansman maliyetlerine katlanmakta, gelecek dönemlere ilişkin yatırım ve işletme sermayesi planlaması yapamamaktadır.  Bu sürecin uzaması başta yabancı sermayeli yatırımcılar olmak üzere tüm yatırımcıları olumsuz olarak etkilemektedir. Bu uygulamayı düzeltmek için Turizm Bakanlığının konuyu önce sahiplenip, bilahare eşitlik ilkesi çerçevesinde kısa süre içerisinde çözüme kavuşturması turizm sektörü ve yatırımcıları açısından büyük önem taşımaktadır.
 
 
 

10-03-2019 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar