17.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
TİLKİNİN HİKAYESİ

 

 
 
Yaklaşan yerelseçimler öncesinde özellikle iktidardaki  AKP + MHP  Bloku,  ellerindeki belediyeleri kaybetmeme kadına alışılmadık yöntemlere başvuruyorlar.
 
İçişleri Bakanı Soylu’nun Polatlı’da yaptığı bir konuşmada dile getirdiği örtülü tehdit; Alman’ları ürkütmeye yetiyor.
 
Bakanın rezervasyonların yoğunlaştığı dönemde söyledikleri, yeniden bu pazara güçlü biçimde dönen Türkiye’nin rahatsız ettiği rakip ülkelerin de körüklemeleriyle, farklı bir boyut kazandı.
 
Tepkilerin artışı nedeniyle once Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bir açıklama yaptı.
 
Eskilerin deyimiyle; “sade suya tirit” diyebileceğimiz içeriği, umulan düzeyde etkili olamamış ki, Alman Dışişleri yurttaşlarına “Türkiye’ye gitmeyin” uyarısında bulundu.
 
Konuşma ITB nedeniyle Berlin’de bulunan Kültür ve Turizm Bakanımıza da soruldu. Sonuca bakılırsa; verdiği yanıtların Alman Dışişlerini ikna edemediği anlaşılıyor.
 
Ancakbu gelişme sırasında, sektördeki meslek kuruluşları ve özellikle TYD, seyahat uyarısı bir başka ülke için yapılmış rahatlığı içinde,İçişleri Bakanının konuşmasına hiç tepki vermediler.
 
TYD Başkanının tek göze çarpançıkışı; Bakan Ersoy’un fon projesine davetlilerin alkışlarını talep edecek kadar yakın ilgisinin yerini, kesinti oranlarının yarıya düşürülmesini isteyen talebi oldu.
 
 
Örneğin TÜRSAB’ın günün koşullarına uydurmak amacıyla Seyahat Acenteliğinde yeni düzenlemeler öngören yasa değişikliği önerileri, Bakanlığın katılımıyla hazırlanmış olmasına karşın bir türlü sonuçlanamıyor.
 
İçeriği henüz paylaşılmayan bu değişiklik önerilerinin, mesleğin içine düştüğü krizin aşılmasında katkısı olacağına inanan seyahat acentelerinin sayıları hayli fazla.
 
Ancak uluslararası rezervasyon ağlarını yasaklayan tedbir kararını hararetle savunan, bu kuruluşları “digital kapütülasyon” peşinde olmakla suçlayan Sayın Bakanın, yeni yasada serbest rekabeti engelleyen bu yaklaşımı nasıl karşılayacağı da merak konusu.
 
Serbest rekabet derken; çalışmalar sırasında yürürlükte olan Rekabet Yasasına aykırı biçimde, sektördeki adıyla “tek satıcılık” yöntemiyle iç pazarda payını yüzde yetmişlere çıkaran bir şirketin durumunun ele alınıp alınmadığını da bilemiyoruz.
 
Sayın Bakanın meslekten birisi olarak kamu görevi yaptığının bilincinde davranacağına ve bu haksız uygulamaya, yasalara uygun biçimde son vereceğine inanıyoruz.
 
Kaldı ki, teminatları kendi acentelerinden alırken yükselten bazı büyük kuruluşlar karşısında, TÜRSAB’ın da harekete geçerek, erken rezervasyon adı altında –neredeyse- sezon bitimine kadar süren kampanyalarda toplanan ve bankalara repo yapılan kaynakların yönetimi konusunda, üyelerinin haklarını koruyacak önlemler önermesinden daha doğal bir şey olamaz.
 
Kuşkusuz sektörden gelen başarılı bir turizmci olan Bakanımızın bu konuda mesleğe katkılarını  beklemek sektörün hakkıdır.
 
Aksine davranılırsa ne olur, bilemeyiz?
 
Ama durumun tilkininbilinen hikayesini anımsattığını söylemeliyiz.
 
“Kümese müdür aranıyormuş.
 
Tilki de müracaat etmiş. Tilkiyi çok sevmişler. İşe almak istemişler.
 
Ve, - Ne ücret istersin ? diye sormuşlar.
 
Tilki "ben gülmekten söyleyemiyorum, artıksiz ne verirseniz" demiş...
 
 

12-03-2019 12:00

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar