27.06.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - FATİH ÇEKİRGE
2 Yorum | Yorumlar
ÇEVRE BAKANINA ÇAĞRI: YETİŞİN CENNETİ İŞGAL EDİYORLAR

 

 
 
Çevre Bakanı için çağrı: Yetişin, cenneti işgal ediyorlar Her bahar aynı şikâyet... 
 
İşte Göcek... 
 
Hisarönü... 
 
Gökova... 
 
Ben yazmaktan yoruldum, onlar "talandan, fırsattan" yorulmuyor... 
 
Ama bu cennet kıyılar için, bu güzel vatan için sonuna kadar yazacağım. 
 
Aslında bu defa olay "bahar şikâyetlerinin de ötesine geçti. 
 
Çünkü... 
 
"Af fırsatçıları" devrede. 
 
Çünkü... 
 
31 Aralık 2017 öncesindeki yapılan kapsayan af için 2018'de hazine arazileri üzerine denize sıfıra varacak kadar yakın atılan kaçak temeller, çıkılan iskeleler mantar gibi yükseliyor. 
 
Arkadaşlar, bütün denizlerimiz, kıyılanmız çok güzel. Ama İzmir'den Antalya'ya kadar olan Ege ve güney Ege, batı Akdeniz sahillerimiz, yat turizmi için dünyanın sayılı kıyılarıdır. 
 
Bakın Akdeniz'e... 
 
İtalya'dan sonra Cebelitarık'a kadar dümdüzdür. 
 
Koy bulamazsınız. 
 
Ama Ege adalan ve güney Ege, su altı ve su üstü olmak üzere bir tarih ve doğa cennetidir. 
 
Değeri ölçülemez. Çünkü bu gezegende başka bir Ege yok. O nedenle kan ağlıyoruz... 
 
MESAJ YAĞIYOR 
 
Deniz ve çevre tutkumu bilen denizciler, balıkçılar. yöre sakinleri mesaj yağdırıyor: 
"Fatih Abi, resmen talan var. Adam hazine arazisine temeli konduruyor. Denize sıfır restoran inşa ediyor. İskeleyi çıkıyor. Soran yok, arayan yok. Biz bir şey söylediğimizde de 'Sen karışma, af var' diyor.'* O kadar çok ömek var ki... 
 
BEDRİ RAHMİ KOYU: 
 
Birkaç yıl önce orada işletmeci olan Zeytin Restoran için özel çevre "Burası sit alanı" diye yıkım karan çıkarttı. Karşı koyda yer gösterdi. Zeytin de oraya açıldı. Şimdi haber geliyor ki, Zeytinin terk ettiği sit alanına birisi temeli atmış, iskeleyi çıkıyor. 
 
"Af var" diye... 
 
Şu anda "iç deniz" durumunda koruma altında olan Göcek'in her yerinde inşaat var... 
 
SIRALIBÜK, SARSALA, YAVANSU: 
 
Orada kooperatif kuran yöre çocuklan arıyor: Abi hangi koyu saysak... Cennet işgal altında. Göcek Körfezi şantiyeye döndü..." 
 
HİSARÖNÜ, SÖĞÜT, SELİMİYE, ORHANİYE, KOCABAHÇE:
 
Kum köpekbalıklarının dünya denizlerindeki tek üreme alanı olan Boncuk Koyu... Resmen işgal altında... 
 
PEKİ NASIL ÖNLENECEK? 
 
Sorunu ortaya koyuyoruz ama çözümü de var. 
 
İşte Antalya... 
 
Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bir süre önce muazzam bir iş yaptı. 
 
Gazipaşa'dan Kaş'a kadar olan 640 kilometrelik sahilde uydu görüntüleri üzerinden denetim yaptı. Birçok başvuruda "tarihlerin sahte olduğu" tespit edildi. 
 
Yapı kayıt belgesi için yapılan başvurularda, binalann sanki 31 Ocak 2017 öncesinde yapılmış gibi gösterildiği ortaya çıktı. 
Çevre yetkilileri, uydu görüntüleri ile havadan tespit ettikleri drone görüntülerini karşılaştırdılar. 
 
Ve kaçaklar ortaya çıktı. 
 
100'e yakın bina yıkıldı. 100'ün üzerinde yapı için yıkım karan çıkarıldı. 
 
DEMEK Kİ OLUYOR 
 
Antalya örneğini Çevre Bakanlığımız için bir çağrı olarak verdim. 
 
Bakan Pakdemirli'nin ve bürokratların bu konuda çalıştığını ve hassasiyetini biliyorum. 
 
O nedenle bahar gelmeden bu "fırsatçıların" Akdeniz'den sonra Ege ve güney Ege için de tespit edilmesi için çağrıda bulunuyorum. 
 
Bu cennet koyların geleceği için tarihi bir iş olur... 
... 
Yıkmak yeter mi? 
 
Bu resmen devleti dolandırmaktır! 
 
İmar affını fırsat bilerek, devlete sahte bildirimde bulunanlara... 
 
Gece yarısı "çakma temel" atıp, bunu da fotoğraflayıp, 31 Aralık 2017'den önce vardı diye af belgesi isteyenlere... 
 
Kıyılardaki özel çevre alanlarına iskele atıp, kaçak restoran açanlara... öfke yağıyor. 
 
Vicdanlarda infilak var... 
 
Koylar belli, körfezler belli... 
 
İsim isim araziler belli... 
 
Antalya'da 640 kilometrelik sahil şeridinde bu "dolandırıcılığı" yapanlann bir bölümü tespit edildi.
 
Helal olsun Antalya Çevre Müdürlüğü’ne... 
 
Peki 1000 kilometrelik Muğla sahilleri ne olacak. 
 
O muhteşem körfezleri kim denetleyecek. 
 
İşte şimdi Antalya'da yıkım yapıyorlar. 
 
Peki yıkım yeter mi? 
 
Ortada resmen devleti dolandırmak var. 
 
Bunun kanunda bir cezası olmaz mı? 
 
Eğer yalnızca para cezasıysa, bunu verip kurtulanlara... 
 
Jandarma gidince arkadan yine yapanlara karşı bu mücadele başarılı olabilir mi? 
 
Ortada öyle büyük bir rant var ... 
 
Adam cezayı ödüyor. O temel orada duruyor. Sonra yine yapıyor. Bir tutturdu mu, "milyonlarca liralık rant cebinde" kalıyor. 
 
Ödediği ceza yanında çekirdek kalıyor. 
 
Üstelik bunu Hazine arazisinde bile yapıyor. 
 
SIKI DENETİM VE CAYDIRICI CEZA 
 
Şurası açık... özel çevre alanlarında, sahiller ve sit alanlarında yıllardır bu işgale karşı devlet mücadele veriyor... 
 
Ama nasıl... 
 
Belediyelere soruyorsun: 
 
Şu koyda adam kaçak ev, lokanta, iskele yapıyor..." 
 
Cevap: 
 
“Bu şekilde binlerce dosya var. Adam bir de bölge idare mahkemesinden durdurma aldı mı, elimiz kolumuz bağlı. 
 
Yıllarca bekle." 
 
Belediye hem dertli hem de kendi çapında haklı... 
 
Jandarma'ya soruyorsun: 
 
"Ben kolluk görevi yapanm. O kadar" diyor... 
 
O da kendi çapında haklı... 
 
Turizm Bakanlığı ayrı çalışıyor... 
 
Orman Bakanlığı, ayrı bir makam... 
 
Peki herkes haklıysa, bu talanı kim durduracak arkadaş... 
 
Bu talanı durdurmanın ciddi bir yolu olmalı. 
 
Tek bir otoriteden ve ciddi bir yasal düzenlemeyle caydırıcı bir sistem... 
öyle ki, milletin malına çöküp, oradan rant amaçlayanlar bunu aklına bile getiremeyecek hale gelmeli. 
 
Ceza dediğim de işte budur. 
 
Mesela ortada "devleti dolandırma suçu" varsa... 
 
Bu memleketin aslan gibi Cumhuriyet savcıları var.
 
Doğrudan dahil olabilirler. 
 
Yani belediye zabıtasının jandarma eşliğinde vurduğu "mühür"le değil... 
 
Çünkü o "mühür" kısa süre sonra deliniyor. 
 
Çünkü caydıncı bir cezası yok. Bu konuda defalarca toplantılar yapıldı. Ankara'da birçok çevre bakanıyla görüşmeler yaptık. 
 
Hayatını bu denizlerin, bu koylarıan temizliğine ve tarihine adamış denizciler, çevreciler birçok defa bir araya geldi. 
 
Hatta Ankara'da kurullar oluştu. 
 
Ama olmadı. 
 
İşte o nedenle bir kez daha öneriyorum. 
 
1) Bu coğrafyada yapılaşmaya bir standart getirilmeli... 
 
2) Milletin arazisini İşgal ederek ya da kendi imarsız arazisine oldubittiye getirip yapı dikenlere karşı sağlam ve caydırıcı bir ceza sistemi getirilmeli... 
 
3) özel çevre bölgeleri, tarihi bölgeler, ören yerleri ve sahiller için yeni ve gerçekçi bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç var. 
 
Üzülerek söylüyorum ki... 
 
Ege adalarının Yunan tarafındekilere gidin. 
 
Yeşili, ağacı olmayan o adalarda kartpostal gibi evler var. Belirli bir standartta ve renklerde bir tablo gibi yapılmış. 
 
Bodrum'a bakın... 
 
Çalakalem bir beton mezarlık görüyorsunuz. O müteahhit, hâlâ arsa kapatıp, "lüks konut" vurgunu peşinde. Ne yolu, ne doğayı, ne denizin kirlenmesini düşünen var. Binlerce konut mantar gibi yükseliyor. Ama arıtma yok. 
 
 
İşte tekrar yazıyorum... 
 
"Üç taraf denizlerle çevrili" diyerek övdüğümüz bu sahiller elden gidiyor. 
 
Bu gezende bir başka Ege, bir başka Akdeniz yok... 
 
Denizler, sahiller, yaz ayları gelince hatırlanacak takvim yaprağındaki manzara fotoğraftan değildir... 
 
Gelecek nesillerin, insanlığın ortak değeridir... 
 
O nedenle bir ses bekliyorum. 
 
Sahilleri, ormanlan, kuşları, pavuryaları, yunusları, balıkları, o güzelim hayvanları duyacak bir ses. 
 
Onlar konuşamıyor diye... 
 
Biz susacak mıyız?  Hürriyet)
 

15-04-2019 07:00
Önceki Yazıları

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Ak
22-04-2019 10:37
Göcek koyları
Göcek koylarında çalışıyorum Değişimi çevredeki yapılaşmaya tüm kaptan arkadaşlar şahit. Uydudan kontrol edilmesi ÖNCESİ VE SONRASI İyi fikir koyların eski o hali yeni haline şahit olacaktır.
Ak
22-04-2019 10:26
Göcekte n slm YAZININ tümüne katılıyorum
Yazının tümüne katılıyorum Göcek koylarında çalışıyorum Depişimi çevrenin talan edildiğini tüm kaptan arkadaşlar şahit. Uydudan kontrol edilmesi öncesi ve sonrası karşılaştrılmadı İyi fikir kotların eski o hali yeni haline şahit olacaktır Teşekkürler Fatih çekirge vaktiniz olunca gelin tır yapalım ve yerinde fotoğraflayalım buraları
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar