27.05.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Haber Ara




Yazarlar

Gezinomi.com


UcakBileti.com Yurtiçi ve yurtdışı en ucuz uçak bileti seçenekleri ucakbileti.com adresinde.


Yazarlar - KAYHAN TANER ÖZEN
1 Yorum | Yorumlar
BÜYÜYEN DÜNYA TURİZMİ AZALAN TÜRK TURİZM YATIRIMLARI VE FAİZLER

 

Aşağıda yer alan grafiklere ve tablolara baktığımızda Son yıllarda Türkiye’ye gelen turist sayısının arttığını, buna mukabil otel yatırımlarının ise azaldığını görürüz.    İşlerin iyi gittiği 2014 yılında turizm sektörü yatırımcıları toplam yatak kapasitesi 82.074 olan 316 otel projesi için yatırım kararı alıp teşvik belgesi almış iken bu rakam 2018 yılı için 167 otelde 28.661 yatağa kadar düşmüştür. Halbuki 2018 yılında Türkiye’ye 2014 yılı rakamı olan 42 Milyon turistten %10 fazla turist gelmiş, rakam 46 Milyon olmuştur.

 

 

Otel Sayısı

Yatak Sayısı

2014

316

82074

2015

239

56448

2016

187

39673

2017

192

33259

2018

167

28661

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye'ye Gelen Turist Sayısı (Milyon)

Yatırım Teşvik Belgesi Alan Otel Yatırımı Sayısı

2014

42

316

2015

41

239

2016

31

187

2017

38

192

2018

46

167

 

2014 yılından buyana Dünya uluslararası turizmi de kesintisiz büyümeye devam etmiştir. Dünya turizmi 1.4 Milyar turist rakamını yine sürpriz bir büyüme olan %6 ile beklenenden 2 yıl erken yakalamıştır. 2018 de Ortadoğu bölgesinin uluslararası turizmi %10 büyümüştür. Üstelik Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelerin turizmi genel ortalamanın üzerinde büyüme göstermiştir. 2014 yılından 2018’e Dünya turizmi %21 büyüme gösterirken Türk turizmi %9.5’da kalmıştır.

Kaynak: UNWTO, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

 

Türkiye'ye Gelen Turist Sayısı(Milyon)

Dünya'da Uluslararası Turist Sayısı(Milyon)

2014

42

1159

2015

41

1206

2016

31

1250

2017

38

1341

2018

46

1400

 

Dünya ve Türk turizmindeki büyümeye rağmen turizm yatırımları yerinde saymak bir yana düşüş göstermiştir. Otel yatırımları 2014 yılına göre 2018 yılında %47 azalmıştır. İnşa edilecek yatak bazında duruma bakınca düşüş daha da büyüktür, %65. Sağlıklı bakış açısı yatak bazında olandır. Türk turizmi ihtiyacı olan yatırımı alamamaktadır. Bu durum Türk turizm endüstrisi için alarm zillerinin çaldığını göstermektedir. En azından Dünya’daki büyümeye paralel bir büyüme sağlanamaz ise sektör büyük bir fırsatı ıskalamış demektir. Unutulmamalıdır ki Türkiye’nin de içinde olduğu gelişen ülkeler turizmi son 5 yılda yaklaşık %30 büyüme göstermiştir.

Turizm sektörüne yatırımların azalmasının çeşitli sebepleri vardır.

  • Yatırımcı belli bir periyoddaki büyümeyi gördükten sonra yatırım kararı almaktadır.
  • Yatırımcı geçmiş sezonların yaralarını sarıp ancak yeni yatırım için sermaye biriktirebilmektedir.
  • Turist başına gelir 850 $ seviyesinden 680 $ seviyesine gerileyerek işletmelerin karlılıklarını düşürmüştür.
  • Yeni yatırım alanları kısıtlıdır.
  • Kredi faizleri çok yüksektir.
  • Yatırımcının sektörden beklentisi negatiftir.

Altı maddede özetlediğimiz sorunlardan ikisi sektörün kendi içinde kısa vadede çözebileceği sorunlardır. Kısıtlı yatırım alanları ve faizlerin yüksek olması konularında sektörün yapabilecekleri vardır.

Sektör global ve lokal olarak büyüdüğüne göre öncelikle yeni bir destinasyon oluşturulmalıdır. Bu yeni destinasyon da Tarsus’tur. Tarsus destinasyonu altındaki turizm merkezleri de günümüz turizm talebi ve gelecekteki beklentilere göre inşa edilmelidir. Hedef pazarlardaki aile yapısı, turizm trendleri, teknolojiler akıllıca analiz edilip yenilikçi (inovatif), Dünya turizminde trend belirleyici bir destinasyon yaratılmalıdır. Yatırımcılara ancak böylesine 150.000 yeni yatak inşasını öngören bir proje ile yeni yatırım alanları açılabilir. En azından bu yeni destinasyonda yabancı yatırımcılara da sektörün global bağlantılarının artması için bir kontenjan ayrılmalıdır. Her sınıftan tesisi içerecek 150.000 yatağın maliyeti 31.500.000.000 TL olacaktır.

Faizlerin yüksekliğinin yatırımcıların yatırım kararlarını etkilediği bilinen bir gerçektir. Turizm sektörü yapısı gereği sabit yatırımı yüksek bir sektördür ve bütün yatırım bitirildikten sonra tesis işletmeye açılabilir. Sanayi gibi düşük kapasite ile ve bir kaç hat ile başla, kazandıkça kapasiteyi artırır, ürünü çeşitlendirirsin şansı yoktur. Geçmişte inşaatı devam ederken müşteri alan H* oteller olmuştur ama istisnadır ve hoş anekdotlar olarak kalmıştır. Dolayısıyla yeni yatırımların büyük çoğunluğu ancak dış finansman yardımı ile yatırımcılar tarafından inşa edilebilmektedir.

Kriz öncesi döviz üzerinden yıllık %4 civarında borçlanma maliyeti ile turizmciler yatırımları için kaynak bulurken bu oran ikiye katlanarak %8 civarına gelmiştir. Yatırımların finansman maliyetlerinin ikiye katlanmasının ortaya çıkardığı farka 2018 yılında yatırım için teşvik alınan otel projeleri üzerinden bakıldığında ortaya şu rakam çıkacaktır.

 

2018 YILINDA YATIRIM TEŞVİK BELGESİ

ALINAN OTEL PROJELERİNİN SINIF LİSTESİ

Sınıfı

Otel Sayısı

Yatak Sayısı

5*

19

9.912

4*

38

8.591

3*

89

8.594

2*

1

84

Butik

15

1.117

Özel Belgeli

5

363

Toplam

167

28.661

Kaynak: TÜROB

 Teşvik belgesi alınan farklı sınıflardaki 167 otelin 28.661 yatağı için harcanması gereken toplam yatırım tutarı 4.725.000.000 TL’dir. Bu rakama üç aylık işletme sermayesi de dahildir, arsa hariçtir. Yatırımcılar elbette yatırım tutarının tamamı için kredi kullanmayacaktır. Ortalama olarak sabit yatırımın %50-60 arasında kredi kullanılmaktadır. Elbette bir takım harcamalar için de satıcı kredisi kullanılmakta işletmenin ilk iki yılında bu krediler ödenerek banka kredisinin 2-3 yıllık ödemesiz dönemi sonunda kredi anapara ödemesi başlamaktadır.

Yatırımcıların %60 oranında döviz kredisi kullandığını (%40 TL faiz ile turizm tesisi inşa edilemez) varsaydığımızda 2.850.000.000 TL karşılığında yaklaşık 425.000.000 $ kredi kullanılacak demektir. Yatırımcıların bu durumda yıllık faiz yükü 34.000.000 $ olacaktır. Kriz öncesi dönemde bu rakam 17.000.000 $ olacaktı. Bir yıllık yatırım dönemini geride bırakırsak yeni açılmış başka finansal baskılar altında da bulunan bir otel projesinin ilk iki yılında %16 lık faiz yüküyle karşılaşması henüz anapara ödemeleri başlamadan tesis yatırım tutarının %10’nu kadar meblağı faize ödemek demektir. 7 yıllık finansmanın kalan süresinde de yaklaşık sabit yatırım tutarının %12’si oranında anapara ödemleri gelecektir. Bu durumda projenin karlı olabilmesi için arsa hariç sabit yatırım tutarının tamamını 5 yılda ödeyecek kadar kar elde etmesi gerekecektir.

İşte bu faiz gerçeği turizm yatırımcılarını düşündürmektedir. Üstelik İspanya, Fransa, Yunanistan, İtalya’daki rakipleri %1,5-3 aralığında maliyetle finansmana kolayca ulaşabilmektedirler.

Artık sektörün bir bankası yok. Özel bir finans kaynağı ya da ayrıcalıklı teşvik mekanizması yok. Halbuki turizm sektörü Türkiye’deki diğer sektörlerden daha karlı ve geleceğe güvenle bakan bir sektör. Sektör Türk ekonomisinden ayrı değerlendirilse belki daha yüksek derecelendirme notları alır ve uluslararası finans kaynaklarına daha kolay ve ucuza ulaşabilir. Elbette bunu gerçekleştiren firmalar var. Ama sektör için bir finans kurumu oluşturulursa sektörün ihtiyacı olan kaynakları temin edip yatırımcılara ulaştırabilir. Yeni bir turizm bankası olmayabilir ama Bakanlık bünyesinde kurulmak istenen fon bu fonksiyonu yerine getirebilir.

 


17-04-2019 13:45

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
CavitElgezdi
29-04-2019 13:11
Kredi faizleri
Turizm yatırım projeleri 2017 yılı kredi faizleri dikkate alınarak hazırlanmıştı. Şimdilerde teşvik belgesi alanlarda yatırımı gerçekleştirmekte ciddi anlamda düşünmektedirler. % 40 lara varan kredi faizleriyle yatırımın planlanan zamanda geri dönüşü düşündürücüdür. Yurt dışı kredi faizlerinin % 4 lerde seyretmesi kur farkları nedeniyle cazibesini kaybetmiştir. Yurt dışı kredilerede yerli bankalar sıçak bakmamak da akreditif açmak de her türlü engeli çıkarmaktadırlar. Amaç krediyi kendilerinin vermesidir. Hükumetin akreditif sorunun kolaylaştırması yolunda düzenlemeler yapması gerekmektedir. Turizm yatırımcıları derneklerinin bu konu hakkında yoğun çalışmalar yapması kaçınılmazdır
Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Diğer Haberler
Yorumlar