16.07.2019
Kullanıcı Adı:   Şifre:   Beni Hatırla

Yeni Üye  |  Şifremi Unuttum

Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
BİR ÇUVAL İNCİR

Anadolu’da ciddi iletişim hatası yapanlar için “bir çuval inciri berbat ettin” derler. Geçtiğimiz gün The Marmara yönetiminin hatası bu halk sözünü doğruladı.

İç siyasetteki gelişmeler -belki- çoğumuz farkında bile olmadan turizmi olumsuz etkileyebiliyor. Bizde yeterince haberleştirilmedi ama; İstanbul Belediye Başkanlığı için 31 martta yapılan seçimlerin iptali, o sırada sürmekte olan Türkiye rezervasyonlarında düşüşlere neden oldu.

Yüksek perdeden yapılan varsayımların gerçekleşmeyişi, pazar profilinin hızla ve arzulanmayan yönde değişmesi, henüz kamuoyunda tartışılamasa da salt fiyatlama ile ilgili bir sorun değil.

Ülkenin genel gidişi ve gündelik hayata ilişkin uygulamalar, turizm konusunda bizim dışımızdaki karar vericileri hayli etkiliyor.

Örneğin İstanbul’un gelir ortalamasını yükseltmekte etkin rol oynayan “kongre turizmi” ve “incentive” konusunda, siyasal gelişmeler yüzünden yaşanan düşüşün önüne  geçmek için önlemler aranırken, iç siyaset odaklı bir gelişme yüreklerimizi hoplattı.

CHP Adayı  Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının geçtiğimiz pazar günü yapılan televizyon tartışma programı öncesi, İstanbul Taksim’deki The Marmara Otelinde İsmail Küçükkaya ile yaptıkları görüşmenin medyaya yansıyan hali, kongre ve toplantı turizminde özellikle yurtdışı karar vericileri olumsuz etkileyecek nitelikte bir gelişmedir.

Hak ve özgürlükler alanında duyarlı hukuk sistemlerinin geçerli olduğu ülkelerin yurttaşlarının çok önem verdikleri kişisel bilgilere erişimi zorlaştıran yasa kurallarının ayaklar altına alındığı bu gelişmenin, etkisiyle karar verecekleri kesindir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde salt bu otelin değil İstanbul’un bütün otellerinin olumsuz bir değerlendirmenin kapıda olduğu ortada.

Oysa bu konu ilk duyulduğu anda otel yönetimi gerçeği anlatan bir açıklama ile kamuoyunun karşısına çıkarak hepimizi aydınlatabilirdi.

The Marmara Oteli’nin temellerinin atılmasından başlayarak, hemen her aşamasını yakından bilen birisi olarak, ortada bir yönetişim kazası olduğu rahatlıkla söylenebilir.

1 Mayıs 1977 olayları sonunda işletmeci değiştirmek zorunda kalan binanın, bir kaç yıl sonra şimdiki sahiplerine (*) satılmasıyla unutturduğu -bence- o zaman  hiç kusuru olmayan gelişmenin ürkütücü yanının yeniden gündeme getirilmesine hiç gerek yoktu.

Kuşkusuz bu gelişmenin -ilk bakışta sezilen- tarafları arasında bir takım nüfuzlu kişi ve kuruluşların bulunması, gerçek durumun iç ve dış kamuoyu ile paylaşılmasını engellemez.

The Marmara Yönetimi hatasını suskunlukla örtemez.

(*) Otelin sahibi Oğuz Gürsel’in saygın kişiliğiyle bu olaydan ne kadar çok üzüleceğini tahmin edebiliyorum. Bu arada kendisinden sosyal medyada söz ederken, dalgınlıkla merhum  ifadesi kullanmamı büyük bir talihsizlik sayıyor, kendisinden ve yakınlarından özür diliyorum. Anadolu’da bu gibi durumlarda “Ömrü uzun olacak” derler. Sağlıklı nice yıllar yaşasın.

 


19-06-2019 12:04

(Paylaşmak için önce 'Beğen'i tıklayınız.)
 
 
Kullanıcı Yorumları
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.

Yazıya Yorum Gönder
Başlık:
 
İsim yada Rumuz:
 
E-Posta:
     
Yorum:
 
Bunları Okudunuz mu?
Diğer Haberler
Yorumlar