Antalya’nın Simgesi Falezler Tehlike Altında: 'Bu Kaybın Telafisi Yok'
Antalya’nın dünyaca ünlü falezleri, artan yapılaşma baskısı nedeniyle ciddi bir tahribat riskiyle karşı karşıya. Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova, falezlerin hem ekolojik hem de turizm açısından vazgeçilmez bir değer olduğunu vurgulayarak, koruma statüsünden taviz verilmesinin geri dönüşü olmayan kayıplara yol açacağını söyledi.
Antalya falezlerinin, dünyada benzeri olmayan tüf (tufa) kaya yapısı sayesinde küresel ölçekte eşsiz bir doğal miras olduğuna dikkat çeken Dipova, “Antalya’ya gelen turistlerin tercih nedenleri arasında simge değerler çok önemli bir yer tutuyor. Falezler bu simgelerin başında geliyor ve dünyada eşi yok” dedi.
“En Doğal Alanların Statüsü Düşürüldü”
Özellikle Varyant–Piri Reis Caddesi arasındaki kesimin kritik önemde olduğunu belirten Dipova, bu bölgenin doğal niteliğini büyük ölçüde korumasına rağmen sit derecesinin düşürüldüğünü ifade etti. “Oysa falezler içinde en az müdahale gören alan burası. Tahribatın olmamasının biyolojik kanıtları da mevcut” diye konuştu.
Yaban Hayatı Alarm Veriyor
Dipova, falezlerin yalnızca jeolojik değil, biyolojik açıdan da büyük önem taşıdığını belirterek, Antalya’nın en büyük yarasa kolonilerinden birinin ve Akdeniz foklarının bu falezlerde yaşamını sürdürdüğünü hatırlattı. “Bu canlıların varlığı, falezlerin hâlâ bozulmadığının en somut göstergesidir” dedi.
“Betonlaşma Turizmi Değil, Değeri Yok Ediyor”
Falezlere eklenen merdivenler, platformlar ve otel yapılarıyla doğal dokunun hızla yok edildiğini belirten Dipova, şu uyarıda bulundu:
“Bu alanlar 2024’e kadar ‘kesin korunacak hassas alan’ statüsündeydi. Bu statünün sürmesi hem ekoloji hem de Antalya’nın turizm potansiyeli açısından hayati. Bu değerleri sınırlı bir kesimin kullanımına açarsak Antalya kaybeder, Türkiye kaybeder, dünya kaybeder. Bu kaybın telafisi yok.”
Dipova, kısa vadeli kazanç sağlayan uygulamaların sürdürülebilir turizmle bağdaşmadığını vurgulayarak, “Bu tür müdahaleler en fazla birkaç günlük gelir getirir. Ama uzun vadede Antalya’nın marka değerini ve doğal mirasını yok eder” ifadelerini kullandı.


Lütfen Bekleyin.