Avrupa Konaklama Sektöründe İyimserlik Sürüyor, Ancak Büyük ve Küçük İşletmeler Arasındaki Fark Büyüyor
Booking.com'un 2026 Avrupa Konaklama Barometresi'ne göre Avrupa'daki konaklama işletmelerinin yüzde 66'sı önümüzdeki 12 ay için olumlu beklenti taşıyor. Ancak zincir oteller ile bağımsız işletmeler arasında performans ve hazırlık düzeylerinde dikkat çekici farklılıklar ortaya çıkıyor.
Avrupa'nın önde gelen seyahat teknolojisi şirketlerinden Booking.com, Avrupa genelindeki konaklama sektörünün görünümünü, fırsatlarını ve karşı karşıya olduğu zorlukları ortaya koyan 2026 Avrupa Konaklama Barometresi'nin altıncı edisyonunu yayımladı.
24 pazardan 1.240 konaklama yöneticisi ve işletmecisinin katılımıyla hazırlanan araştırma, son yıllarda birçok zorlukla karşılaşmasına rağmen sektörün dayanıklılığını koruduğunu ortaya koyuyor. Ancak rapor, özellikle büyük zincirler ile küçük ve bağımsız işletmeler arasındaki farkların giderek belirginleştiğine dikkat çekiyor.
Sektörde büyüme ve güven devam ediyor
Araştırmaya göre Avrupa'daki konaklama işletmelerinin yüzde 66'sı önümüzdeki 12 ayda olumlu gelişmeler beklerken, yüzde 60'ı mevcut ekonomik durumunu güçlü olarak değerlendiriyor.
Oda fiyatlarındaki artışın önceki yıllara göre yavaşladığı görülüyor. Günlük ortalama oda fiyatlarında artış bildiren işletmelerin oranı geçen yıla göre 3 puan gerileyerek yüzde 43'ten yüzde 40'a düştü. Buna karşılık doluluk oranlarında büyüme bildiren işletmelerin oranı yüzde 50'ye yükselerek yıllık bazda 10 puan arttı.
Bununla birlikte, büyük zincir oteller ile bağımsız işletmeler arasında önemli performans farkları bulunuyor.
Ekonomik durumunu olumlu değerlendiren zincir işletmelerin oranı yüzde 72 olurken, bağımsız işletmelerde bu oran yüzde 55'te kaldı.
Son altı aylık dönemde oda fiyatlarında artış gözlemleyen zincirlerin oranı yüzde 47 olurken, bağımsız işletmelerde bu oran yüzde 37 olarak gerçekleşti. Doluluk artışı bildirenlerin oranı ise zincirlerde yüzde 56, bağımsız işletmelerde yüzde 46 oldu.
Siber güvenlikte büyük işletmeler önde
Rapora göre Avrupa'daki konaklama işletmelerinin üçte ikisi (yüzde 66), siber güvenlik hazırlıklarının yeterli olduğunu düşünüyor.
İşletmelerin:
- Yüzde 86'sı düzenli yazılım güncellemeleri yapıyor,
- Yüzde 85'i ağ güvenliği araçları kullanıyor,
- Yüzde 80'i güvenli ödeme sistemlerinden yararlanıyor.
Ancak işletme büyüklüğü arttıkça siber güvenlik hazırlıkları da belirgin şekilde güçleniyor.
250 ve üzeri çalışanı bulunan işletmelerin yüzde 94'ü kendilerini siber tehditlere karşı hazırlıklı görürken, 10'dan az çalışanı bulunan işletmelerde bu oran yalnızca yüzde 60 seviyesinde bulunuyor.
Personel eğitimleri konusunda da dikkat çekici farklar görülüyor:
- Büyük işletmelerin yüzde 89'u çalışanlarına siber güvenlik eğitimi veriyor.
- Küçük işletmelerde bu oran yüzde 49'da kalıyor.
Düzenli BT güvenlik denetimleri yapanların oranı büyük işletmelerde yüzde 89 iken küçük işletmelerde yüzde 60 seviyesinde bulunuyor. Uzman üçüncü taraf güvenlik sağlayıcılarından destek alma oranı ise büyük işletmelerde yüzde 95'e ulaşırken küçük işletmelerde yüzde 62 olarak ölçüldü.
Önümüzdeki sezon için en büyük riskler arasında siber saldırıları gösteren küçük işletmelerin oranı yüzde 21 olurken, büyük işletmelerde bu oran yalnızca yüzde 9 oldu.
Ödeme dolandırıcılığı riski konusunda da benzer bir tablo ortaya çıktı. Küçük işletmelerin yüzde 25'i bu konuyu önemli bir tehdit olarak görürken, büyük işletmelerde oran yüzde 16 olarak kaydedildi.
İklim kaynaklı riskler ve operasyonel aksaklıklar öne çıkıyor
Yaz sezonu yaklaşırken sektörün gündemindeki en önemli konuların başında dışsal riskler geliyor.
Katılımcıların:
- Yüzde 37'si aşırı hava olayları ve doğal afetlerden,
- Yüzde 32'si ise ulaşım grevleri veya altyapı çalışmaları gibi yerel aksaklıklardan endişe duyuyor.
İlginç şekilde, zincir oteller bu risklerden bağımsız işletmelere göre biraz daha fazla kaygı duyuyor.
Buna rağmen hava koşullarından bağımsız hizmet ve tesis yatırımları, sezon dalgalanmalarına karşı en az kullanılan stratejiler arasında yer alıyor.
Araştırmaya göre gezginlerin yüzde 42'si hava koşullarından kaynaklanan aksaklıklardan kaçınmak amacıyla geleneksel tatil sezonları dışında seyahat etmeyi tercih ediyor.
Sezon dışı talepte indirimler etkili oluyor
Konaklama işletmelerinin sezon dışı talebi artırmak için en sık kullandığı yöntem indirim kampanyaları oldu.
İşletmelerin yüzde 72'si sezon dışı dönemlerde özel fiyatlar veya paketler sunduğunu ve bu uygulamaların olumlu sonuç verdiğini belirtti.
Dijital dağıtım kanalları da önemli rol oynuyor.
Otelcilerin:
- Yüzde 81'i online rezervasyon platformlarını etkili buluyor,
- Yüzde 54'ü organik sosyal medya çalışmalarını,
- Yüzde 50'si ücretli arama reklamlarını,
- Yüzde 41'i e-posta kampanyalarını,
- Yüzde 34'ü ise geleneksel medya reklamlarını kullanıyor.
Etkinlik turizmi gelirleri artırıyor
Araştırmaya göre işletmelerin yarısı son 12 ayda etkinlik odaklı seyahatlerden fayda sağladı.
Katılımcıların yüzde 14'ü etkinliklerin işletmeleri üzerinde önemli ölçüde pozitif etki yarattığını belirtti.
Etkinlik turizminden faydalanan işletmeler arasında:
- Yüzde 66'sı oda başına gelirlerinde artış yaşadı,
- Yüzde 60'ı ise normalde düşük talep görülen dönemlerde rezervasyon artışı elde etti.
Booking.com: Sektör değişime uyum sağlıyor
Booking.com Konaklama Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Matthias Schmid, Avrupa konaklama sektörünün değişen koşullara uyum sağlama konusunda önemli bir direnç gösterdiğini belirtti.
Schmid, "Sektör siber güvenlik risklerinden iklim kaynaklı aksaklıklara ve etkinlik odaklı talep değişimlerine kadar birçok dönüşüme gerçek zamanlı olarak uyum sağlıyor. Ancak araştırma sonuçları, farklı büyüklükteki işletmeler arasında belirginleşen ayrışmalara da işaret ediyor. Amacımız, tüm iş ortaklarımıza yıl boyunca başarılı olmalarını sağlayacak bilgi, araç ve desteği sunmaya devam etmek" dedi.
Kaynak: Hospitality.net








Lütfen Bekleyin.