• 02 Haziran 2026
  • 0
  • 7 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Booking.com: LGBTQ+ Gezginlerin Yüzde 40’ı Hayalindeki Destinasyonu Görmek İçin Kimliğini Gizlemeye Hazır

Booking.com, LGBTQ+ Pride Ayı kapsamında yayımladığı 2026 Travel Proud Araştırma Raporu’nda, LGBTQ+ gezginlerin seyahat deneyimlerine ilişkin dikkat çekici bulgular paylaştı. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 40’ı hayallerindeki destinasyonu ziyaret edebilmek için kimliklerinin bir kısmını gizleyebileceklerini belirtti. Öte yandan İspanya, Avrupa’nın LGBTQ+ Hakları Endeksinde 88,7 Puanla İlk Kez Zirveye Yükseldi. Türkiye 4,4 puanla sondan üçüncü.

Bu haberi dinleyin
02 Haziran 2026 Booking.com: LGBTQ+ Gezginlerin Yüzde 40’ı Hayalindeki Destinasyonu Görmek İçin Kimliğini Gizlemeye Hazır

Booking.com tarafından yayımlanan 2026 Travel Proud Araştırma Raporu, 19 ülkeden 13 bin 300 LGBTQ+ gezginin görüşlerine dayanarak hazırlandı. Şirketin bugüne kadar yalnızca LGBTQ+ seyahat deneyimlerine odaklanan en kapsamlı araştırması olarak öne çıkan rapor, topluluğun farklı kesimlerinin karşılaştığı zorlukları ve seyahat alışkanlıklarını ortaya koyuyor.

Güvende Hissetmek İçin Kimliklerini Gizliyorlar

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, seyahat sırasında en az olumsuz deneyim yaşayan ve kendilerini en güvende hisseden grubun, cinsel yönelimini veya kimliğini açıkça paylaşmayan gezginler olması oldu.

Kimliğini seyahatlerinde açıklamayan katılımcıların yalnızca yüzde 34’ü son 12 ay içinde ayrımcılık ya da olumsuz bir durum yaşadığını belirtirken, bu oran LGBTQ+ gezginler genelinde yüzde 62’ye, trans bireylerde ise yüzde 73’e ulaştı.

Aynı grup, seyahat ederken kaygı hissetmediğini söyleyenlerin çoğunlukta olduğu tek segment olarak öne çıktı. Kimliğini açıklamayanların yüzde 53’ü seyahat sırasında kaygı yaşamadığını belirtirken, bu oran LGBTQ+ topluluğu genelinde yüzde 30, poliamor bireylerde ise yüzde 20 seviyesinde kaldı.

Rapora göre dünya genelindeki katılımcıların yalnızca yüzde 31’i seyahat ederken kimliğini açıkça ifade ettiğini belirtirken, yakın arkadaş çevresinde bu oran yüzde 68’e çıkıyor.

Katılımcıların yüzde 40’ı ise “ölmeden önce görülmek istenen” destinasyonları ziyaret edebilmek için kimliklerinin bazı yönlerini gizlemeye hazır olduklarını ifade etti.

Seyahatlerde Önlemler Artıyor

Araştırma, LGBTQ+ gezginlerin önemli bir bölümünün güvenlik endişeleri nedeniyle daha fazla önlem almaya başladığını da ortaya koydu.

Katılımcıların yüzde 44’ü birkaç yıl öncesine kıyasla seyahatlerinde daha fazla tedbir aldığını belirtti.

En yaygın uygulamalar arasında:

  • Güvenilir kişilerle canlı konum paylaşımı (%25)
  • Sınır geçişlerinden önce flört uygulamalarını silmek (%16)
  • VPN kullanımı (%19)
  • İkinci bir telefon taşımak (%18)

yer aldı.

Ayrıca katılımcıların yüzde 48’i, partnerleriyle kamusal alanda yakınlık göstermeden önce çevrelerini düzenli olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Trans Gezginlerde Kaygı Daha Yüksek

Araştırma, trans bireylerin diğer gruplara kıyasla daha yoğun kaygı yaşadığını ortaya koydu.

Trans katılımcıların yüzde 43’ü son yıllarda seyahat konusunda daha endişeli hale geldiğini belirtirken, LGBTQ+ topluluğu genelinde bu oran yüzde 27 olarak ölçüldü.

LGBTQ+ gezginlerin genelinde en büyük kaygı kaynağı gece saatlerinde kamusal alanda bulunmak olurken (%22), trans bireylerde en önemli endişe cinsiyete özel alanların kullanımı olarak öne çıktı. Katılımcıların yüzde 24’ü tuvaletler ve soyunma odaları gibi alanları en büyük kaygı nedeni olarak gösterdi.

Olumlu Deneyimler Olumsuzlardan Fazla

Tüm zorluklara rağmen araştırma, LGBTQ+ gezginlerin büyük bölümünün olumlu seyahat deneyimleri yaşadığını da ortaya koydu.

Katılımcıların yüzde 82’si son bir yıl içinde cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleriyle ilgili en az bir olumlu deneyim yaşadığını belirtti.

Öne çıkan olumlu deneyimler arasında:

  • Doğru zamirlerin kullanılması (%34)
  • Pride bayrakları gibi kapsayıcılık sembolleri (%32)
  • Cinsiyetsiz tuvaletler (%32)
  • LGBTQ+ çalışanlarla etkileşim (%32)

yer aldı.

Katılımcıların yüzde 58’i son yıllarda toplumsal kabulün arttığına inandığını ifade etti.

Yapay Zekâ Seyahat Planlamasında Öne Çıkıyor

Araştırma, yapay zekâ araçlarının LGBTQ+ gezginler arasında hızla yaygınlaştığını da gösterdi.

Katılımcıların yüzde 66’sı son bir yıl içinde seyahat planlamasında yapay zekâ kullandığını belirtti.

Bu kullanıcıların:

  • Yüzde 43’ü yapay zekânın kimlikleriyle ilgili tarafsız ve önyargısız seyahat tavsiyesi verebildiğine inanıyor.
  • Yüzde 39’u geleneksel arama yöntemleriyle bulunması zor olan LGBTQ+ dostu işletmeleri keşfetmede yapay zekâyı etkili buluyor.
  • Yüzde 37’si yerel LGBTQ+ toplulukları hakkında hassas soruları bir insana sormaktansa yapay zekâya yöneltmeyi daha rahat buluyor.
  • Yüzde 30’u online rezervasyon platformlarında LGBTQ+ dostu filtrelerin yer almasını istiyor.

“Travel Proud Programı Her Zamankinden Daha Önemli”

Booking.com Konaklama Birimleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Matthias Schmid, araştırma sonuçlarının Travel Proud programının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Schmid, 2021 yılında başlatılan programın bugün 11 dilde eğitim sunduğunu ve dünya genelinde 142 binden fazla konaklama tesisinin programa katıldığını belirtti.

Program sayesinde gezginler, 20 binden fazla şehir ve destinasyonda LGBTQ+ dostu konaklama tesislerini kolayca bulabiliyor.

Araştırmaya göre tüm güvenlik kaygılarına rağmen LGBTQ+ gezginlerin yüzde 66’sı, tamamen kendileri olabilecekleri seyahatleri önceliklendirmeye devam ediyor.

İspanya, Avrupa’nın LGBTQ+ Hakları Endeksinde 88,7 Puanla İlk Kez Zirveye Yükseldi. Türkiye 4,75 puanla sondan üçüncü. 

Avrupa’da LGBTQ+ bireylerin haklarını değerlendiren “Rainbow Map 2026” sıralamasında İspanya, ilk kez listenin zirvesine yerleşerek 10 yıldır lider olan Malta’yı geride bıraktı. Almanya ise tarihindeki en yüksek puanla yedinci sıraya yükseldi.

Avrupa genelinde LGBTQ+ hakları alanındaki yasal ve siyasi gelişmeleri izleyen ILGA-Europe tarafından yayımlanan 2026 Rainbow Map raporuna göre, İspanya yüzde 88,7 puanla Avrupa’nın en LGBTQ+ dostu ülkesi oldu.

İspanya İlk Kez Lider

Rapora göre İspanya’nın zirveye yükselmesinde, 2023 yılında kabul edilen LGBTQ+ ve trans haklarına ilişkin kapsamlı düzenlemelerin etkisi büyük oldu. Ülke, eşitlik eylem planlarının hayata geçirilmesi, bağımsız bir eşitlik kurumu kurulması ve sağlık sisteminde trans bireylerin tamamen depatolojize edilmesi gibi adımlarla puanını artırdı.

Yaklaşık yüzde 88 puan alan Malta ise 10 yıl süren liderliğinin ardından ikinci sıraya geriledi. Raporda, ülkede kapsamlı bir ayrımcılıkla mücadele yasasının hâlâ yürürlüğe girmemesinin sıralamayı etkilediği belirtildi.

İlk 5’te Kuzey ve Batı Avrupa Ülkeleri

Sıralamada üçüncü sırada yüzde 86’ya yaklaşan puanıyla İzlanda yer aldı. Ülkeyi sırasıyla Belçika ve Danimarka takip etti.

İlk beş ülke şöyle sıralandı:

  1. İspanya – %88,7
  2. Malta – %88
  3. İzlanda – %85,9
  4. Belçika – %85,3
  5. Danimarka – %85,1

Almanya Tarihinin En İyi Sonucunu Elde Etti

Finlandiya yaklaşık yüzde 70 puanla altıncı sırada yer alırken, Almanya yüzde 69,5 puanla yedinci sıraya yükselerek bugüne kadarki en iyi sonucunu elde etti.

Almanya, 2020 yılında 16. sırada bulunurken son yıllarda istikrarlı bir yükseliş gösterdi. Ülke, 2025 yılında ilk kez ilk 10’a girerek sekizinci sıraya yerleşmişti.

Türkiye Son Sıralarda Yer Aldı

Listenin son sıralarında Rusya ve Azerbaycan yüzde 2 puanla yer alırken, Türkiye yüzde 5 puanla üçüncü sıradan sonuncu oldu.

Avrupa Birliği ülkeleri arasında en düşük puanı alan ülke ise yüzde 19 ile Romanya oldu. Romanya’yı Bulgaristan ve Polonya takip etti.

Avrupa’da Koruma Mekanizmalarında Büyük Farklılıklar Var

Rapora göre Avrupa genelinde LGBTQ+ bireylerin hakları konusunda önemli farklılıklar bulunuyor. Yedi ülkede cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya cinsiyet özelliklerine dayalı ayrımcılığı yasaklayan herhangi bir yasal koruma bulunmuyor.

Kapsamlı ayrımcılıkla mücadele mevzuatına sahip ülkeler arasında Arnavutluk, Belçika, Bosna Hersek, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İzlanda, Karadağ ve İspanya yer alıyor.

Eşit Evlilik ve Trans Haklarında Farklı Uygulamalar

Araştırmaya göre Avrupa’da eşcinsel çiftlerin evlenmesine 22 ülkede izin verilirken, 18 ülkede eşcinsel birlikteliklere yönelik herhangi bir yasal tanıma bulunmuyor.

Yalnızca 12 ülkede trans bireyler cinsiyetlerini öz beyana dayalı olarak resmi kayıtlarda değiştirebiliyor. Bazı ülkelerde ise yasal veya idari engeller nedeniyle cinsiyet tanıma süreçleri fiilen mümkün olmuyor.

“Avrupa İki Farklı Yönde İlerliyor”

ILGA-Europe Başkan Yardımcısı Katrin Hugendubel, raporun Avrupa’da iki farklı eğilime işaret ettiğini belirterek, bazı ülkelerde hükümetlerin ve yargı kurumlarının LGBTQ+ topluluklarını koruyan cesur adımlar attığını, buna karşılık bazı ülkelerde haklara yönelik baskıların arttığını söyledi.

Raporda, Avrupa’daki hükümetlerin önünde temel bir tercih bulunduğu vurgulanırken, LGBTQ+ haklarını güçlendiren politikalar izleyen ülkeler ile haklarda gerileme yaşayan ülkeler arasındaki farkın giderek açıldığına dikkat çekildi.

Görseller

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz