• 29 Eylül 2025
  • 1
  • 13 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Gelinlik Sektöründen Evlilik Turizmine Uzanan Yolculuk

Düğün turizminin tecrübeli ismi Gülseren Özdemir sektörü ve kendi hikayesini turizmgazetesi için değerlendirdi.

Bu haberi dinleyin
29 Eylül 2025 Gelinlik Sektöründen Evlilik Turizmine Uzanan Yolculuk

Antalya'da düğün turizmini başlatan isimlerden birisiniz. Söyleşimize nereden aklınıza geldi diye girelim dilerseniz.

Hayatımın 50 yılını, "Bir gelin ne ister?" bunu anlamaya çalışarak geçirdim. Uluslararası gelinlik ihracatından edindiğim tecrübeler, Antalya’da evlilik turizminin yolunu açtı. 30 yıl Türkiye’de genç kızlar için gelinlik tasarımı ve imalatını yaptım. 7 yıl Avrupa’da, 5 ülkede ilk Türk gelinlik tasarımcısı olarak; 4 merkez satış mağazamıza ve 17 franchise mağazamıza ‘’Nilay İstanbul’’ marka adımızla kendi özgün tasarımlarımızı tırlarla ihraç ettik.

Avrupa’daki mağazalarımızdan gelinliğini alan gelinlerle sohbetlerimizde, %90’ının yurt dışında düğün yaptıklarını dinledikçe çok şaşırıyordum: "Niye başka ülkelerde evleniyorlar?" diyordum. Marmara depreminden sonra, 2000 yılında Antalya’ya ailemle yerleştim. Kendi mağazamda kişiye özel gelinlik tasarlayıp büyük işlerden emekli olmaya karar verdim.

Verdim de kendime, sözümü tutamadım... Çünkü çok yabancı olduğum turizm camiasında, kimsenin ‘Evlilik Turizmi’ diye bir şeyi aklına getirmediğini gördüm ve çok ama çok şaşırdım. Avrupa’daki gelinlerin %90’ı yurt dışında evleniyordu. Neden Antalya’da böyle bir turizm dalı yoktu? Böyle büyük bir ekonomik kazanç Antalya’ya mutlaka kazandırılmalıydı.

Bazı turizm acentaları ile görüştüm. Herkesten aynı cevabı aldım: "Kim gelip de Antalya’da düğün yapacak? İki üç düğünle bu iş dönmez." dediler.

Evet, 35 yıllık gelinlik moda tasarım işini bırakıp, uluslararası düğün turizmini Antalya’ya kazandırmak için karar verdim. İki yıl içinde dünya genelinde 2.800 düğün acentasına mail ve telefonla ulaşıp yaptığımız işi anlattım. İlginin çok büyük olduğunu gördüm. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile görüştüm.

Saint Nikolas Kilisesi’nde yabancılara 6 Aralık’ta toplu nikah yapmayı ve evlilik turizmini bu proje ile dünyaya duyurmak istediğimi söyledim. Sağolsunlar, bu projeyi ve evlilik turizmini çok ama çok önemsediler. “International Saint Nicolas Wedding Festival” adı ile ilk toplu nikahı 6 Aralık 2010 tarihinde yaptık. 

İkinci Wedding Festivalini Sunrise Tur acentası ile birlikte yapmak için anlaştık.İkincisini yaparken, Rusya’dan Sunrise Tur acentasının partnerlerinden bir yarışma düzenlemelerini; en güzel aşk hikayesi ile katılanlar arasında birinci seçmelerini istedik. Birinciye ücretsiz konaklama ve çok özel bir gelinlik hediye ettik. Rus basınında bu proje inanılmaz ilgi gördü. Antalya’da evlilik turizminin dünya genelinde duyulması böyle başladı.Yıllardır evlenen genç kızların beklentilerini, hayallerini ve Avrupa’nın yapısını çok iyi analiz etmenin sağladığı öngörüleri ben sadece avantaja çevirdim. 18 yıldır evlilik turizmi yapıyoruz. Bizi artık bütün dünya milletleri tanıdı.Ama hâlâ bizim kadar evlilik turizminin getirisini fark eden turizm camiası ile büyük resme birlikte maalesef bakamadık. Bu iş ekip işi. Düğün turizminin paylaşanı çok; farklı meslek dallarında olan çok sayıda işletmeye gelir sağlamak mümkün.

Hint düğünleri gibi çok kültürlü ve görkemli organizasyonları Antalya’ya taşımanız nasıl gerçekleşti?

Gece mesailerimi “Dünya gelinleri nasıl evleniyor? Gelin-damat ne giyiyor? Düğün dekorasyonları nasıl oluyor? Yemek tercihleri, eğlenceleri, gelenekleri neler?” Ülkelerde kişi başına düşen gelir ne kadar? Ülke dışında düğün yapıyorlar mı? sorularını araştırarak geçirdim. Hedef ülkeleri uzun süre inceledim.Hindistan’ın keşfedilmesinin çok önemli olacağını, düğün konusunda keşfedilmemiş bakir bir pazar olduğunu fark ettim. 2 yıl boyunca her gece mesaimi Hindistan hakkında internette bilgi toplayarak bu pazara hazırlandım.

Fakir bir ülke olarak tanınan, 1.43 milyar nüfusu olan ve %90’ı çok fakir yaşayan bir ülke imajı insana "Zaten düğün için yurt dışına çıkamazlar." dedirtiyor. İlk günlerde ben de herkes gibi yanıldım. Hint toplumundaki kast sistemi bu ülkenin diğer yüzüydü. Kast sistemine dahil olan grup, Hindistan nüfusunun %10’unu oluşturuyor ve bu grup Türkiye nüfusu kadar büyük. Bu pazar çok büyüktü.Uzun soluklu çalışmalar sonucunda Hindistan’da evlilik turizmi yapan 650 adrese ulaştım ve onlarla dostluklar kurdum. Onlar yeni bir pazar buldukları için, biz de onları bulduğumuz için çok heyecanlandık.

Bazı otel partnerlerimizle işbirliği yaptık. Hintli acentalara sponsorluk yaparak Antalya’yı ve bazı düğün yaptığımız otelleri tanıttık. İnanılmaz ilgi duydular. Böyle bir fırsatı sunduğumuz için birçoğu bana artık “anne” diye hitap ediyordu. Antalya’yı tanıdıkça, benim bile fark etmediğim değerleri dışarıdan gelenler bir cevher bulmuş gibi anlatıyordu.Birlikte Antalya’da çok ama çok büyük işler yapacağız. Halkımız bu pazarı çok sevecek, dediklerinde çok heyecanlanıp etkilenmiştim.

2 yıl boyunca öğrenci gibi internette Hint toplumunu tanımak için çalıştım. Şehrimizde sonrasında doğacak sorunlardan habersizdim. Adeta kanat takmış gibi uçuyordum. Hintli acentalar, düğün gruplarına özel eşyaları ile birlikte uçakta gelecekleri için, uçuşların direkt Hindistan-Antalya olması gerektiğini söylediler.

Düğün grupları Hindistan’dan İstanbul’a aktarmalı Antalya uçuşunu kabul etmiyordu. O yıllarda Sayın Valimize bu durumu anlattık. Valimiz Türk Hava Yolları yetkilileri ile görüşüp sorunun acil çözümünü talep etti.Maalesef sunulan çözüm Hint pazarına uymadı. Uçak Hindistan’a boş gidecek, Antalya’ya dolu gelecek; düğün bitince Hindistan’a dolu gidecek, Türkiye’ye boş dönecekti. Sonuç;İhtiyacı karşılayan ama maliyetler yüzünden tercih edilemeyen bir çözüm oldu.Hintli tüccarlara dört ayak uçuş cazip gelmedi. Yıllarca süren çalışmalarımızı, direkt uçuş olmadığı için beklediğimiz kazanca dönüştüremedik.

Anex Tur’un Hindistan düğün grubuna kendi uçakları ile direkt uçuş sunması, belli sayıda önemli Hint düğünleri Antalya’da yapılabildi. Görüştüğümüz Hint acentaları, Anex Tur’la az sayıda da olsa çok önemli muhteşem düğünler gerçekleştirdiler. Bu düğünlerin Antalya’mızda devamını gönülden isterim.   Bu pazarın ne kadar büyük olduğunu ve paylaşımının birçok insana gelir sağladığını ispat etme fırsatı bulduk. Potansiyeli turizmde herkes fark etti ama maalesef örgütlenemedik. Resmi makamlar, güçlü acentalar ve oteller gereken önemi ne yazıkki vermediler.

Hint acentaları şimdi yönlerini Uzak Doğu’ya çevirdi. Wedding City Antalya, Evlilik turizmi firması olarak halen bu çalışmaları,sorunları tek başına çözmeye çalışıyoruz.Şükür ki hâlen İngiltere ve Dubai üzerinden Hint düğün siparişlerimiz devam ediyor. Ama asıl hedefimiz; ses getiren, kalabalık, büyük düğünler. Bu büyük hedefe ancak işi bilenlerin birleşmesi, Hint pazarına ilgi duyanlar ile yeni planlar yapılmasıyla ulaşılabilir.

Türkiye’yi, özellikle de Antalya’yı yabancı düğünler için cazip kılan en önemli unsurlar sizce neler?

Antalya doğası ve sahilleri ile Allah’ın bize bir armağanı olduğunu düşünüyorum. Bu armağanın sahip olduğu güzelliğe zarar vermeden geleceğe taşımak, öncelikle görevimiz. Dünyanın her yerinden gelen düğün gruplarımız; Antalya’nın doğasına, iklimine, otellerine, tarihi mekanlarına, Türk mutfağına hayran kalıyorlar.Özellikle misafirperverliğimize büyük ilgi duyuyorlar. Evlenecek çiftlerle yazışmaya başladığımız günden, düğün gününe kadar gelinin annesi, ablası gibi olup onun bütün beklentilerini karşılamaya ve stresini yatıştırmaya özen gösteriyoruz.

Gelin, yabancı bir ülkede evlenme cesaretini ilk yazıştığımızda, ona ilgimizle cesaret verebiliyorsak; talep gelişmeye başlıyor.Tereddütle başlayan tanışma, düğün sonunda sarılıp, duygu dolu anlarla vedalaşmayla bitiyor.Düğün turizminde güvenilir olmak birinci kuraldır. Küçük bir kaç örnek vermeden geçemeyeceğim:

Yıllar önce Arma Restoran’da resmi nikahlarını ve düğünlerini yaptığım, iki çocuklu bir çiftten sekiz yıl sonra bir mesaj aldım.“Sevgili Gülseren, üçüncü çocuğumuz 7 yaşında ama ben yine de boşanmaya karar verdim. Lütfen ne yapmalıyım, nerede boşanmam lazım?”Gelin İngiltere’de avukatına değil, böyle önemli bir konu için bizi arıyor... 

Bu güven çok çok önemli.Biz, çok üzüldüğümüzü yazdık ve boşanmayı İngiltere’deki mahkemelerde yapması gerektiğini kendisine ilettik.6 ay sonra tekrar mesaj geldi:“Sevgili Gülseren, biz bugün barışmaya, üç çocuğumuzla hayatımıza devam etmeye karar verdik. Senin çok sevineceğini bildiğim için önce sana haber verdim. Biz sadece bu inasanların düğünlerini yaptık. Evlilik turizmi çiftlerle kalıcı sağlam ilişkiler kurulması için çok önemli sektör.  

10 Yıl önce, iki çocuklu bir çiftin düğününü Limak Limra Otel’de yapmıştık. Bu yıl bana mail yazmışlar:
“Sevgili Gülseren, sana bir sürprizimiz var. Onuncu evlilik yıl dönümü ve üçüncü çocuğumuzun yaş gününü kutlamak için Limak Limra Otel’den rezervasyon yaptık. Seni mutlaka orada görmek istiyoruz.” 10. Yıl evlilik yıldönümü için onlara Limak Otel’de muhteşem bir masa hazırladık ve geceyi birlikte kutladık. Siz işinizi seviyorsanız insanlar sizede ülkenizede baglanıyorlar. Küçük bir taş suda büyük dalgalar yaratır, Evlilik turizmi böyle bir şey…Her zamanki gibi ağlaşarak vedalaştık. Evlenecek çiftlerle gönül bağı kurabilmek çok önemli, gelecekte firmanızı da şehrinizi de güzel duygularla hatırlıyorlar.

Düğün turizminde yaşadığımız yüzlerce duygusal buluşmalar ve ayrılıklar yaşadık. Düğün turizmi böyle bir şey. Onları dolar, euro olarak görmemek; sevgi vermek gerekiyor. Evlenecek çiftler, düğün yapacakları ülkede önce güvenebilecekleri bir şirket ve sorumlu birini arıyor.Bu güveni ve hizmet kalitesini verebiliyorsanız, bu mucize şehirdeki muhteşem otelleri hep birlikte doldurabiliriz.Evlilik turizminde olumlu ilişkiler, pazar payımızı belirliyor. 

Güzel bir atasözümüz var:"Un var, şeker var; neden helva yapmayalım?"Bu güzel şehri evlilik turizmi ile dünyaya hep birlikte sunalım.Evlilik turizminde hiç kimse tek başına marka olamaz. Mutlaka sağduyulu, kolektif bir çalışma gerekir.

Düğün turizminin Türkiye ekonomisine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Düğün turizminin ülkemize alternatif turizm olarak büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum.Henüz Düğün turizminin potansiyelinin farkında değiliz. Düğün, hizmet çeşitliliği çok olan bir sektördür. Bu yüzden çok sayıda işletmeye katkı sağlar.

Yıllardır Yunanistan’ın evlilik turizminden inanılmaz bir geliri var. Antalya’nın evlilik turizminde şansı, Yunanistan’dan daha yüksek.Fiyat politikamızı gözden geçirmeliyiz. Diğer parazlara göre Çok pahalıyız. Maliyetimizi abartmadan, daha politik hazırlarsak ve işten anlayan, işe gönüllü otellerle ekip çalışması yaparsak, dünya genelinde yüksek sayıda düğün misafiri almamız mümkün.

Orta Doğu’dan, Hindistan’dan, Pakistan’dan; özellikle BAE, Lübnan, İran’dan gençler, birçok Avrupa ülkesine ve ABD, Kanada’ya göç etmiş durumda.Bulundukları ülkelere ailelerini düğün için getirmeleri mümkün olmadığı için; orta noktada olan, koşulları daha kolay Türkiye’de evlenmeyi seçmeleri turizm için çok kıymetli bir neden.Avrupalı ya da BDT ülkeleri için Akdeniz iklimi ve Antalya keyifli bir seçenek. Ama unutmayalım: Birinci seçenek; düğün acentasının ve partneri olan düğün otelinin, problemleri çözebilen, yapıcı yaklaşımlar gösteren işletmeler olmasıdır. Düğün grupları, böyle işletmeleri tercih eder.Bu alternatif düğün turizminde bilgi sahibi ve anlayışlı olmak çok çok önemli.

Gelecek dönemde düğün turizminde yeni trendler veya hedef pazarlar görüyor musunuz?

Pazar çeşitliliği her gün yeni ülkelerle daha da gelişiyor. Düğün talepleri çok olumlu, maalesef geri dönüşlerin çoğu olumsuz. Ziyaretçilerimiz "Sitenizdeki düğünlere hayran kaldık. Otelleri de çok beğendik. Ama maalesef Antalya bizim için çok pahalı." Diyor. Müşteri elimizden kayıp gidiyor.

Misafirlerimiz"İnternette ve ülkelerimizdeki acentalardan her şey dahil konaklama için 80/100 Euro fiyat alıyoruz. Siz ise sadece düğün yemeğine 125/150 Euro istiyorsunuz." Diye haklı eleştirilerde bulunuyorlar.

Düğün grupları için otellerin, 6-7 gece konaklama mecburiyeti istemesi ve bunun yanında gecelik konaklama, üç öğün yemek ve alkolü 80/100 Euro’ya satarken, sadece düğün yemeği için 125/150 Euro talep etmesi düğün gruplarına makul görünmüyor. Misafirler, bu fiyatları sorgulamakta çok haklılar.

Hepimiz birlik olup, müşteriyi ikna edici ve doğru bir fiyat politikası belirlemeliyiz. Düğün acentasının elinden kayıp giden bu gruplar, en az 50/150 kişilik gruplar oluyor. Hep beraber kaybediyoruz.

Dostlar; Her ay dünyanın dört bir yanından 100’ün üzerinde düğün siparişi alıyoruz. Düğün turizmine hizmet edecek herkes – oteller, ses-ışık firmaları, eğlence sektörü, kuaförler, dekorasyon firmaları, çiçekçiler, gelinlikçiler, damatlık, fotoğrafçılar, video, drone operatörleri, klip hizmeti – herkes para kazanmalı. Ama lütfen abartılmış fiyatlarla değil. Her gün işimiz olsun.

Düğün turizmine gönül veren dostlar; size sesleniyorum: Ortak müşterimiz olan düğün turizmi elimizden kayıp gidiyor. Artık kış uykusundan uyanmamız gerekiyor. Antalya evlilik turizmini büyük hayallerle ben başlattım ama azınlık ile devam ettirmek inanın olanaksız. Son günlerin çok önemli bir sözü var: Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Hep beraber olursak, evlilik turizmini hızla tersine çevirmek mümkün.

Görseller

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz