• 29 Eylül 2026
  • 0
  • 5 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Hilton’un 2027 Trend Araştırması: Türk Seyahat Severler Mükemmellikten Çok İyi Hissettiren Deneyimleri Arıyor

Bu haberi dinleyin
29 Eylül 2026 Hilton’un 2027 Trend Araştırması: Türk Seyahat Severler Mükemmellikten Çok İyi Hissettiren Deneyimleri Arıyor

Hilton’un 2027 Trend Araştırması, seyahat alışkanlıklarında önemli bir değişime işaret ediyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkede 14 binden fazla seyahat severin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre tatilciler, “mükemmel tatil” arayışından uzaklaşarak esneklik, kişisel gelişim, doğayla bağ kurma ve seyahatten daha yenilenmiş dönme gibi unsurlara odaklanıyor.

Hilton’un Morning Consult iş birliğiyle hazırladığı “Denge Arayışı: Seyahat Severlerin 2027’de Yenilenme ve Denge Kurma Beklentileri” başlıklı araştırma, gelecek yıl seyahatlerin nasıl planlanacağını, rezerve edileceğini ve deneyimleneceğini şekillendirecek eğilimleri ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre Türkiye’de seyahat tercihlerine yön veren başlıca trendler; Seyahatte Güven Denklemi, Kişisel Gelişim Odaklı Seyahatler, Yeniden Tanımlanan İyi Yaşam ve Mikro Seyahat Karşıtı Yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Seyahatte Güven Denklemi: Yapay Zeka Ve İnsan Uzmanlığı Bir Arada

Yapay zeka destekli seyahat planlamasının yaygınlaşmasıyla birlikte güven, seyahat kararlarında daha belirleyici hale geliyor. Araştırma, dijital araçlar, kişisel tavsiyeler ve sadakat programlarının seyahatin farklı aşamalarında farklı roller üstlendiğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de otel seçimi sırasında yapay zeka araçlarına güvenenlerin oranı yüzde 20 olarak ölçülürken, bu oran aile üyelerine duyulan güvenle aynı seviyede bulunuyor. Arkadaş tavsiyelerine güvenenlerin oranı ise yüzde 15.

Hilton EMEA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkanı Simon Vincent CBE, seyahat severlerin artık kendileri için anlam taşıyan deneyimlere yöneldiğini belirterek, Hilton’un farklı konaklama konseptleriyle değişen ihtiyaçlara yanıt vermeye çalıştığını ifade etti.

Tek Başına Seyahatte Kişisel Gelişim Öne Çıkıyor

Araştırmanın Türkiye sonuçlarında, seyahatin dinlenmenin yanı sıra kişisel gelişim ve kendini değerlendirme amacıyla da tercih edildiği görülüyor.

Önümüzdeki 12 ay içinde tek başına seyahat etmeyi planlayan Türk seyahat severlerin yüzde 39’u, kişisel gelişim ve kendini değerlendirmeye zaman ayırmayı en önemli motivasyonlardan biri olarak gösteriyor. Türkiye bu oranla araştırmaya dahil edilen ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor.

Türk katılımcıların yüzde 51’i ise tek başına seyahati dinlenmek ve enerji toplamak amacıyla tercih ediyor. Türkiye bu oranla Japonya’nın ardından ikinci sırada bulunuyor.

İyi bir tatilin göstergeleri sorulduğunda, Türkiye’deki katılımcıların yüzde 58’i eve daha dinlenmiş ve yenilenmiş dönmeyi öncelikli kriter olarak belirtiyor. Katılımcıların yüzde 40’ı ise başarılı bir seyahatin temel göstergelerinden birinin “harika bir otelde konaklamak” olduğunu ifade ediyor.

Doğa Ve Su Odaklı İyi Yaşam Deneyimleri Yükseliyor

Araştırma, seyahat severlerin iyi yaşam anlayışında doğa ve açık hava deneyimlerinin ağırlığının arttığını da ortaya koyuyor.

Türkiye’deki katılımcıların yüzde 50’si temiz havayı ve açık havada vakit geçirmeyi dinlenmenin önemli bir unsuru olarak görüyor. Katılımcıların yüzde 40’ı ise sinir sistemini yatıştıracak ve bedeni sakinleştirecek deneyimleri aktif olarak arıyor.

Su odaklı iyi yaşam deneyimleri de Türkiye’de dikkat çeken başlıklardan biri. Katılımcıların yüzde 34’ü seyahat sırasında havuz, kaplıca ve soğuk su banyoları gibi deneyimlere katılmaya daha yatkın olduğunu belirtiyor.

Türkiye’de otel rezervasyon kararlarını etkileyen tesis özellikleri arasında ise açık hava dinlenme alanları, manzaralı çatı veya sonsuzluk havuzları ve derin dinlenme/uyku alanları öne çıkıyor. Açık hava dinlenme alanlarını önemseyenlerin oranı yüzde 45 olurken, tesis içi havuz yüzde 36, su odaklı terapiler sunan spa alanları ise yüzde 31 oranında tercih ediliyor.

Türk Tatilciler Kısa Kaçamak Yerine Uzun Seyahatleri Tercih Ediyor

Küresel seyahat trendlerinde daha kısa ve daha sık tatiller öne çıkarken, Türkiye’de bunun tersine bir eğilim görülüyor.

Önümüzdeki 12 ay içinde seyahat sıklığını artırmayı planlayan Türk seyahat severlerin yüzde 54’ü uzun seyahatleri tercih ediyor. Bu oran Türkiye’yi araştırmada uzun seyahat tercihi açısından ilk sıraya taşıyor.

Bulgular, Türk tatilcilerin kısa hafta sonu kaçamaklarından ziyade evden uzakta geçirilen zamanı artıran daha uzun seyahatlere yöneldiğini gösteriyor.

Fiyat Ve Kalite Dengesi Önemini Koruyor

Araştırmada Türkiye’de seyahat kararlarını etkileyen ekonomik faktörler de öne çıkıyor. Türk seyahat severlerin yüzde 50’si rezervasyon sırasında en önemli kriterin fiyat ve kalite dengesi olduğunu belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 43’ü ise sabah rutinini kolaylaştırması nedeniyle ücretsiz kahvaltı sunan otelleri tercih ediyor.

Türkiye’de seyahat stresinin kaynakları arasında ise finansal kaygıların yanı sıra “mükemmel aile tatilini oluşturma konusundaki sosyal baskı” dikkat çekiyor. Bu faktörü belirtenlerin oranı yüzde 33 olarak ölçülüyor.

Keşfedilmemiş Rotalara İlgi Artıyor

Yeni destinasyonlar keşfetme eğilimi de araştırmanın Türkiye sonuçlarında dikkat çekiyor. Türk seyahat severlerin yüzde 47’si, daha önce kendilerinin, ailelerinin veya arkadaşlarının deneyimlemediği keşfedilmemiş rotaları ziyaret etmeyi tercih ediyor.

Hilton’un araştırması, 2027’de seyahat tercihlerinin yalnızca gidilecek destinasyon veya konaklama tesisinden ibaret olmayacağını; seyahatin kişisel gelişim, yenilenme, doğayla bağ kurma ve günlük yaşamın temposundan uzaklaşma gibi ihtiyaçlara yanıt vermesinin de giderek önem kazanacağını ortaya koyuyor.

Araştırmanın tamamına Hilton 2027 Trend Araştırması üzerinden ulaşılabiliyor.

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz