• 14 Haziran 2025
  • 0
  • 5 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

İstanbul Müzik Festivali Bu Yıl Sınırların ve Alışılagelmiş Mekanların Ötesinde

Bu haberi dinleyin
14 Haziran 2025 İstanbul Müzik Festivali Bu Yıl Sınırların ve Alışılagelmiş Mekanların Ötesinde

İstanbul yarım asrı geçmiş en önemli kültürel etkinliklerinden biri olan İstanbul Müzik Festivali AKM'de düzenlenen açılış etkinlikleri ile başladı.

Festivalin teması bu yıl 'Sınırların Ötesi'.

Festivalde sadece sınırların ötesine geçilmiyor, alışılmamış mekanlar da kullanılarak sınırlar zorlanıyor.

Festival direktörü Efruz Çakırkaya ile yapılan farklı söyleşilerden derlediklerimizle, bu yılın festival programına ve mekanlarına göz atalım.

Yılın teması üzerine

"Cumhuriyetin 100. Yılında köklerimize inmiştik. Geçtiğimiz yıl kendi aile öykümden yola çıkıp, Türkiye-Yunanistan mübadelesinden ilham alarak festivalin temasını ‘Kökler’ olarak belirlemiş; Anadolu’dan Balkanlara uzanan insan hikayeleri üzerinden yaşadığımız toprakların zengin kültürüne, pek çok farklı etnik kimliğin birbirine köklerinden bağlı oluşuna müzik aracılığıyla odaklanmıştık. Bu yıl coğrafi sınırların dışına çıkıyoruz. Komşularımızın zengin müziklerini keşfediyoruz. 'Sınırların ötesi' teması sembolik anlamda şunu kapsıyor: Farklı disiplinlerin bir araya geldiği projelerle müziğin sınırlarını yeniden tanımlamak, klasik müziğin alışılagelmiş kalıplarını yenilikçi yaklaşımlarla genişletmek... kısaca, klasik müzik dinleme, sunma standartlarının, formlarının dışına çıkıyoruz..."

Bu hafta sonu Yıldız ve Fenerbahçe parklarında

Festivalin açık alan ve ücretsiz tek etkinliği, geçen yıllarda olduğu gibi, İstanbul'un önemli parklarında. 14 Haziran Cumartesi günü saat 17.00'de Yıldız Parkı ve 15 Haziran Pazar günü 17.00'de Fenerbahçe Parkı iki farklı etkinliğe mekan oluyor. Ayrıntısı burada

Kınalıada Hristos Rum Ortodoks Manastırı'nda Türk ve Yunan şarkıları

 "Bizans İmparatoru Romen Diyojen'in öldüğü yer olarak bilinen, adaya hakim tepe üzerindeki Kınalıada Hristos Rum Ortodoks Manastırı 25 Haziran'da güzel bir etkinliği ağırlayacak. 'Ada' projesi, ortak denizlerde, adalarda kader birliği etmiş Rum ve Türk halklarının ortak kültürel zenginliklerini kutlayan bir proje. Girit'ten Meis'e, Santorini'den Midilli'ye, oradan İmroz (Gökçeada) ve Prens Adaları'na uzanan bir coğrafyada, adalardan esinlenen Türkçe ve Rumca şarkılar dinleyeceğiz. Çağlar Fidan ile Ezgi Köker Türk bestecileri çalarken, İstanbul'da yaşayan Yunan sanatçılar Nikos Papagiorgiou ile Asineth Fotini Yunan adalarının anonim şarkılarını seslendirecekler, manastır avlusunda." (NB Ekonomi'de Gila Benmayor'la yaptığı söyleşiden)

Grand Tarabya Oteli'nin terasında Cuarteto SolTango ve Leonel Capitano konseri

"Bu yıl festival mekanı olarak da ilk kez kullanacağımız, Tarabya’nın o huzurlu güzelliği içindeki The Grand Tarabya Oteli’nin terasında gerçekleştireceğimiz Cuarteto SolTango ve Leonel Capitano konserinin çok romantik ve büyülü olacağını düşünüyorum. Toplulukta yer alan müzisyenler prestijli Avrupa orkestralarında önemli pozisyonlarda çalan, solistlik kariyerleri olan ama aynı zamanda Arjantin tangolarına da gönül vermiş gerçekten çok iyi isimler. Çok üst seviyede müzik yapan böylesi bir dörtlüyle sahnede bize enfes tangolar söyleyecek solistimiz Leonel’in kadife sesini canlı dinlemek için gerçekten sabırsızlanıyorum. Bu konserin hem mekanın büyüsüyle hem de dinleyeceğimiz derin müziğin yaratacağı duygularla İstanbullu müzikseverlere unutulmayacak tatlılıkta bir yaz akşamı yaşatacağını düşünüyorum." (TimeOut söyleşisinden)

Tarabya ile Büyükdere arasında 'Müzik Rotası'

Festivalin en hareketli etkinliklerinden biri de 21 Haziran'da Tarabya ile Büyükdere arasında üç ayrı mekanda yapılacak konserleri rehber eşliğinde dolaşmak olacak. Mois Gabay ve İstanbul Rehberler Odası (İRO) Başkanı Selçuk Eracun rehberliğinde üç farklı mekan gezilecek. 

"1805 yılı resmi kayıtlarına göre Tarabya-Sarıyer arasında 25 elçilik binası, 122 gayrimüslim yalısı ve 25 Müslüman yalısı bulunuyordu. Elçilik yazlıklarının Büyükdere’ye taşınmasıyla Pera’daki kozmopolit görünüm buraya da hâkim olmuştu ve gelişen burjuva sınıfı, gayrimüslimler ve yabancılar 19. yüzyılda ekonomik ve kültürel etkenlerle değişen hayat tarzını burada rahatça sürdürüyordu."

Müzik Rotası’nın ilk durağı Surp Boğos Ermeni Katolik Kilisesi’nde Polonya’dan Marta Gidaszewska ve Robert Łaguniak keman ikilisi dinleyicilerle buluşuyor. Uluslararası yarışmalardan 200’e yakın ödüle sahip ikili, Świętokrzyska Filarmoni ile A. Roclawska-Musiałczyk’in iki keman için konçertosunun ve Toruń’da A. Derecskei’nin iki keman için Escaping isimli eserinin dünya prömiyerlerini gerçekleştirerek başladığı sezon boyunca Amerika’dan Avrupa’ya pek çok konser veriyor.

Avusturyalı klarnet-akordeon ikilisi Duo Minerva geleneklere meydan okuyor ve klasik müzik, dünya müziği, caz ve avangardı harmanlayarak yeni ve heyecan verici bir ses dünyası yaratıyor. Salzburg, Schleswig-Holstein ve Allegro Vivo gibi festivallere konuk olan ikili, Aya Paraskevi Rum Ortodoks Kilisesi’nde sevilen eserleri kendi düzenlemeleriyle seslendiriliyor.

Müzik Rotası, Meryem Ana Doğuş Katolik Kilisesi’nde İtalya’dan iki virtüözle sonlanıyor: Francesco Corti yönetimindeki Il Pomo d’Oro ile 18. yüzyıl mandolin konçertolarını kaydettiği albüm birçok ödül kazanmış mandolinci Raffaele La Ragione ile 2016 ve 2019 tarihli albümleriyle Altın Gitar ödülü sahibi gitarist Andrea De Vitis. İkili hazırladıkları özel repertuvarda Napoli doğumlu Scarlatti’nin Lizbon’a, oradan Sevil’e ve son olarak Madrid’e uzanan hayat yolculuğunda müziğinin gelişimini ve hem Scarlatti’nin hem farklı bestecilerin üzerinden klasik öğelerin folklorik öğelerle etkileşimini takip ediyor.

Festivalin "En"leri

"Çağımızın önde gelen piyanist ve bestecilerinden Fazıl Say ve Viyana ekolünün sevilen orkestrası Camerata Salzburg, Avrupa’nın prestijli salonlarında birlikte verdikleri konserlerin ardından, ilk kez İstanbul’da bir araya geliyor. Onların uzun soluklu iş birliğinden doğan uyuma ilk defa İstanbul’da şahit olacak olmak beni heyecanlandırıyor. Festivalin temasına gönderme yapan tüm özel projeler elbette kaçırılmaması gereken konserler. Hem klasik hem barok hem de geleneksel müzik severlerin kendi zevklerine göre bir tanesini seçmesini şiddetle tavsiye ederim. İstanbul’da ilk kez konser verecek ünlü Alman senfonik topluluk NDR Elbphilharmonie Orchester’in konserleri de kaçırılmaması gerekenler arasında. İki yıldız solist, keman sanatçısı Frank Peter Zimmermann ve piyanist Rafał Blechacz’ın kusursuz performansları hafızalardan ve kulaklardan silinmeyecek düzeyde olacak." (TimeOut söyleşisinden)

Festivalin tam programı burada.

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz