Restoranlar Artık Barlarla Değil, Süpermarketlerle Yarışıyor
Eğer bir restoran işletiyorsanız ve hâlâ köşedeki barın fiyatlarını kontrol ediyorsanız, yanlış tarafa bakıyorsunuz. Bugünkü gerçek rakibiniz süpermarket raflarıdır.
Circana’nın verileri, çoğu kişiyi şaşırtacak bir gerçeği ortaya koyuyor:
Z Kuşağı’nın dışarıda yemek ve içecek harcamalarının %64,5’i artık perakende ve otomat kanallarına gidiyor.
Millennials (Y Kuşağı) ise bu kanala yalnızca %26,5 ayırıyor.
İspanya’daki yiyecek hizmeti sektörü yaklaşık 43,5 milyar € büyüklüğünde ve %2,3 büyüyor, ama ziyaret sayısı neredeyse hiç artmıyor (%0,0).
Nesiller arasındaki fark çok büyük.
Restoranlar maliyetleri karşılamak için kişi başı harcamayı artırmaya çalışırken, perakende sektörü oyunu çok iyi anladı: hızlılık, fiyat ve kolaylık. İspanya'da Hazır yemek pazarının 2025’te 4,34 milyar €’ya ulaşması bekleniyor ve bunun %48’i soğutulmuş ürünlerden oluşuyor.
Yani özetle: artık rakibiniz karşıdaki şef değil, Mercadona, Carrefour veya Dia’daki “Hazır Yenebilir” reyonları. Arkasında ise yoğun bir endüstri var: üst 5 üretici, hazır yemek pazarının %37’sini kontrol ediyor, geri kalan 700’den fazla firma ise kalan pay için rekabet ediyor.
Bunu her gün görebiliyoruz. Saat 14:00’teki o uzun kuyruklar, öğle menüsü için masa beklemiyor; süpermarketten salata, makarna kasesi veya tavuk alıp bankta ya da ofiste yemek için sırada. Harcamanın %27,4’ü takeaway’e, %6,6’sı ise teslimata gidiyor; restoran içi tüketim ise %68’den %66’ya düşmüş durumda.
Ve sorulması gereken rahatsız ama gerekli soru:
Bir restoran, bir dağıtım devi karşısında fiyat ve hız rekabeti yapabilir mi?
Yoksa tek çıkış yolu, öyle farklı bir deneyim sunmak ki müşteriler iki kat fiyat ödemeye razı olsun mu?
Teklifinizi sadece hafta sonuna göre mi tasarlıyorsunuz… yoksa salı günü 14:15’te, ajanda emir verirken mi?
Javier Pérez de Leza, Future Retail’in kurucusu ve CEO’su. Kaynak: Euronews


Lütfen Bekleyin.