TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya'dan Muhafazakar Otel Eksiği ve Yatırım Teşvikleri Konusunda Peş Peşe Açıklamalar
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Anadolu Ajansı İş Dünyası Haberleri Departmanı tarafından hazırlanan Yönetim Katı programında turizm sektörünün gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Orta Doğu'da yaşanan gerilimlerin turizm hareketlerini olumsuz etkilediğini belirten Bağlıkaya, Avrupa pazarında rezervasyonların son dakika satışlarına bağlı olarak şekilleneceğini söyledi.
2026 sezonunun "son dakika rezervasyonlarıyla ilerleyen bir yıl" olacağını ifade eden Bağlıkaya, yaşanabilecek kayıpların iç turizm ve alternatif pazarlarla telafi edilebileceğini dile getirdi.
"Muhafazakâr turizmde önemli bir boşluk var"
Türkiye'nin turizm çeşitliliği açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Bağlıkaya, muhafazakâr kesime yönelik konaklama yatırımlarında ise önemli bir eksiklik olduğunu savundu.
Türkiye'de bu alanda yeterli sayıda tesis bulunmadığını belirten Bağlıkaya, "Muhafazakâr kesim Afyonkarahisar'a sıkışmış vaziyette. Deniz kenarında muhafazakâr kesime hitap eden birkaç otel bulunuyor ancak bunların da fiziki yapıları tam anlamıyla bu konsepte uygun değil" dedi.
Muhafazakâr ailelerin beklentilerine cevap verebilecek yeni nesil tatil yatırımlarına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bağlıkaya, turizm yatırımları ve konaklama tahsislerinde bu alana yönelik özel düzenlemeler yapılmasını önerdi.
"Körfez pazarından ciddi talep çekebilir"
Muhafazakâr tatil konseptinin yalnızca iç pazar açısından değil, uluslararası turizm açısından da önemli fırsatlar sunduğunu belirten Bağlıkaya, şu değerlendirmede bulundu:
"Turizm tahsislerinin özel olarak düzenlenerek muhafazakâr kesimin tatil yapacağı konseptte yatırımların teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu, bize Orta Doğu'dan da çok ciddi bir turizm hareketi sağlar."
Bağlıkaya, 21 Mayıs'ta yaptığı açıklamada da, Türkiye genelindeki 2 milyon yatak kapasitesine rağmen muhafazakar konsepte uygun tesislerin çok kısıtlı olduğunu söylemiş, Alanya ve Muğla'daki yetersizliği rakamlarla gözler önüne sererek; yüksek fiyatların temel sebebinin arz-talep dengesizliği olduğunu belirtmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 24 otel modellemesi arasına muhafazakar akreditasyonun da eklenmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Avrupa'da düşüş, iç turizmde hareketlilik bekleniyor
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerin Avrupa pazarını da etkileyebileceğini belirten Bağlıkaya, Avrupa'dan gelen rezervasyonlarda belirli bir yavaşlama beklediklerini söyledi.
Buna karşılık iç turizmde hareketliliğin artacağını öngören Bağlıkaya, Avrupa talebindeki zayıflamanın otel fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini ve tesislerin boş kapasitelerini yerli turistlerle doldurmaya çalışacağını ifade etti.
Rusya pazarı güçlü kalacak
Orta Doğu ve İran pazarlarında kısa vadede güçlü bir turizm hareketi beklemediklerini kaydeden Bağlıkaya, Rusya pazarında ise önemli bir sorun öngörmediklerini belirtti.
Türkiye'nin maliyet artışlarına rağmen İngiltere, Almanya ve Yunanistan gibi rakip destinasyonlarla karşılaştırıldığında fiyat açısından rekabet gücünü koruduğunu vurgulayan Bağlıkaya, fiyatların Türkiye'nin tercih edilmesini engelleyecek seviyede olmadığını söyledi.
Körfez yatırımları yeni rekabet yaratıyor
Bağlıkaya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin hayata geçirdiği büyük ölçekli turizm projelerinin de yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısında geliştirdiği NEOM ve benzeri projelerin uzun vadede Akdeniz çanağındaki turizm rekabetini artıracağını ifade eden Bağlıkaya, Türkiye'nin pazar payını koruyabilmesi için yeni ürün ve konsept yatırımlarına yönelmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: AA ve çeşitli








Lütfen Bekleyin.