Yaşar Sunal’a Veda
Türk turizm ve otelcilik sektörünün deneyimli ve kurucu isimlerinden, AKTOB’un önceki dönem Yönetim Kurulu Üyesi ve Oleander Hotel Koordinatörü Yaşar Sunal hayatını kaybetti.
Uzun yıllar turizm sektörüne hizmet veren Sunal’ın vefatı, çalışma arkadaşları, dostları ve turizm camiasında büyük üzüntü yarattı.
AKTOB tarafından yayımlanan taziye mesajında, “Türk turizmine uzun yıllar emek veren duayen isimlerden, AKTOB önceki dönem Yönetim Kurulu Üyemiz ve üye otellerimizden Oleander Hotel Koordinatörü Yaşar Sunal’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Otelcilikte örnek bir kariyer
İstanbul Taksim Intercontinental Otel’de bellboy olarak başlayan Yaşar Sunal, uzun yıllara yayılan meslek hayatında önemli görevler üstlendi. Bodrum Torba’daki Milta Tatil Köyü’nde ön büro müdürlüğüyle devam eden kariyeri, Bodrum Marina Otel Genel Müdürlüğü, Kuşadası ve Antalya’daki çeşitli otellerdeki yöneticilik görevleriyle sürdü.
Sunal, özellikle Manavgat bölgesindeki Saray Regency Otel’de yaklaşık 25 yıl süren genel müdürlük göreviyle sektörün en deneyimli yöneticileri arasında yer aldı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde bölgede farklı beş yıldızlı otellerde de genel müdürlük yapan Sunal, son olarak Oleander Hotel’de koordinatörlük görevini yürüttü.
Turizm camiasına veda
Sektörde yalnızca yöneticiliğiyle değil, bilgi birikimi, çok sayıda yabancı dil bilmesi, meslektaşlarıyla kurduğu güçlü ilişkiler ve insan odaklı yaklaşımıyla da tanınan Yaşar Sunal, geride uzun yıllara yayılan bir meslek mirası bıraktı.
Yaşar Sunal’ın cenazesi 13 Ağustos Perşembe günü öğle namazının ardından Sorgun Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Turizm Gazetesi olarak Yaşar Sunal’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm turizm camiasına başsağlığı diliyor, O'nun ardından yazılmış bir yazıyı, yazarının izniyle buraya bırakıyoruz:
Yaşar Abim Seni Hiç Unutmayacağım
Selim Özkök
Yıl 1985… Yer Bodrum Torba, Milta Tatil Köyü. Bugünkü adıyla Voyage Torba.
Ekin Turizm rehberi olarak, otelin açıldığı günden itibaren oradaydım.
Sezonun ortasındaydık. Ön büro müdürü işten ayrılmış, otel tamamen doluydu. İyi odaları alabilmek için rehberler adeta birbirleriyle yarışıyordu. Otelin Genel Müdürü rahmetli Nezih Ohri ise gerçek bir duayen otelciydi. Dünyanın en kibar insanlarından biri, tam bir İstanbul beyefendisiydi.
Bir gün kendisine, “Efendim, cumartesi grupları geliyor, ne yapacağız?” diye sordum. Hiç telaşlanmadı:
“Merak etme evladım, yarın yeni ön büro müdürü geliyor” dedi.
Ertesi sabah resepsiyona gittim. Yeni ön büro müdürü gelmişti. Asık suratlı, tıknaz, sert bakışlı bir adamdı.
Adının Yaşar Sunal olduğunu öğrendim.
Elimi uzattım:
“Hoş geldiniz, ben Ekin Turizm rehberi Selim.”
Kafasını kaldırdı ve:
“Banane” dedi.
İçimden, “Eyvah, sıçtık” dedim ve korkuyla resepsiyondan uzaklaştım.
Ne yapacağımı düşünürken ertesi sabah restauranttan bir tepsi çay aldım, resepsiyona gittim.
“Buyur abi, çayın” dedim.
Kafasını kaldırdı, bu kez tebessüm etti.
İçimden, “Demek gülmeyi de biliyor” dedim.
Aynı gün Bodrum’a indim. Ayakkabı boyası, fırça ve kadife aldım. Ertesi sabah, gruplar gelmeden saat 07.00’de resepsiyondaydım. Odasının kapısını çaldım.
“Gel” dedi.
İçeri girdim:
“Abi, ayakkabıları alayım” dedim.
Elimdeki boya, fırça ve kadifeyi görünce bir kahkaha attı:
“Büyük piçsin!” dedi.
“Öyleyimdir abi, sağ ol” dedim.
İşte böyle başladı dostluğumuz.
Zaman içinde sohbetimiz ilerledikçe Yaşar abinin bizim okuldan, Özel Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesinden mezun olduğunu öğrendim. Üstelik Boğaziçi Üniversitesi Turizm Bölümü mezunuydu. O yıllarda bizim okuldan Boğaziçi’ni kazanan öğrenci sayısı üç müydü, beş miydi, hatırlamıyorum. Ama ne kadar az olduğunu çok iyi biliyorum.
Dışarıdan bakıldığında asık suratlı, sert bir adamdı. Oysa içinde bambaşka biri vardı: Son derece komik, espritüel, hazırcevap ve tam anlamıyla Gırgır Dergisi kültüründen gelen bir adam.
Yıllar boyunca birbirimizin yüzüne bakarak ne olduğunu anlayıp kahkahalarla güldüğümüz o kadar çok anımız oldu ki…
Torba maceramızın ardından Bodrum Marina Otel’e Genel Müdür oldu. Daha sonra Kuşadası ve Antalya bölgelerinde görev yaptı. Yaklaşık 25 yıl Saray Regency Otel’de Genel Müdürlük yaptı. Ardından bölgede birkaç beş yıldızlı otelde daha genel müdürlük görevini sürdürdü. Sonunda “Yoruldum” diyerek aktif çalışma hayatını bıraktı.
Benim için Türkiye’nin en önemli genel müdürlerinden biriydi.
Dört-beş dil konuşurdu. Çok bilgiliydi. Çok iyi kalpliydi. Çok komikti. Çok iyi bir baba ve çok iyi bir insandı.
Hayatım boyunca yaptığım işlerde kendisine danıştım. Birlikte çok güzel zamanlarımız, çok güzel anılarımız oldu.
Ne mutlu bana ki onu tanıdım.
Bana “evlat” derdi.
Şimdi onun arkasında bıraktığı evlatları Alican ve Lara, bizim evlatlarımız oldu.
Taksim Intercontinental Otel’de bellboy olarak başlayan otelcilik hayatı, muhteşem bir kariyerin ardından Manavgat’ta son buldu.
Yaşar Abim…
Seni hiç unutmayacağım.
Nur içinde yat. Mekânın cennet olsun.
Evlat Selim Özkök







Lütfen Bekleyin.