• 07 Eylül 2022 19:35
  • 0
  • 6 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

21 Euro Her şey hem de uçak dahil Antalya tatilinin hesabı sorulur mu?

Bu yazıyı dinleyin
Nizamettin Şen 07 Eylül 2022 21 Euro Her şey hem de uçak dahil Antalya tatilinin hesabı sorulur mu?

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasıyla “pis savaşın” Avrupa’ya yansıması, yüzde 70 bağımlılığa sahip Rus gazının kesilmesiyle ekonomik çökme başladı. Sadece bu değil Covid pandemisinin Çin ve Taiwan ekonomisini ve cip elektronik üretimini durdurması önceden krizin habercisiydi.

Avrupa’da bu kış doğal gaz sıkıntısından donacaklar efsanesi Türkiye’ye anında ulaştı.

Türkiye’nin yüzde 80 enflasyonu ve Euro’nun Türk Lirası karşında bir yıl içinde 3 kat değer kazanması, doğuda Gürcistan’dan Asya içlerine, batıda Bulgaristan’dan Portekiz’e kadar haber oldu. Ucuz Ülke imajı ister istemez pekişti.  Bazı turizmciler epeydir atıl kaldıklarından bu sansasyonel haberleri hemen aksiyona çevirdiler.

Avrupa’nın emeklileri kışı Antalya’da geçirecekler…. Gibi haberler süratle yayıldı. Ve Antalya’da 5 yıldızlı otelde 22 gün konaklama uçak ve herşey dahil konaklama günlük 21 euro müjdesi(!) veridi. Arkasından birkaç hafta sonra Almanya’nın ucuzcu alışveriş zinciri mağazanın seyahat kataloğunda günlüğü 29 euroya gelen çok albenili fotoğraflı 5 yıldızlı oteller boy gösterdi.

Biraz incelendiğinde daha önceleri gördüğüm filmler aklıma geldi. Ek ücretler; yüzme havuzuna bakan odalar 30 euro haftalık fark alınacak… Acente de olmayan havaalanı ayak bastı parasını toplarsa ohhh mis gibi olur…

Daha önce gördüğüm film dedim onu bir açayım.

80’lerin sonu 90’ların başında turistlerin alışverişinden rehber ve acentelerin aldığı komisyon birden paket tur hesaplarında “ana gelir kaynağı” olarak hesaplanmaya başlandı. Bu cin fikirleri turizme kazandıran(!)  yaşayan turizmcilerden Cankut Bagana, Besim Tibuk gibi arkadaşların kulaklarını çınlatalım, Apel Çelik, Erdem Kocapınar gibi bu dünyayı terk eylemişleri de analım…

99 eurodan 199 euroya uçak dahil yarım pansiyon bir iki günlük bedava turlar da dahil “shopping turlar” furyası başladı. Bu shopping olayı edebiyatımızda en güzel roman haline bile geldi Hakan Günday’ın Malafa romanında “Hanut” alışveriş komisyon olayı gerçek hikaye olarak anlatılır. Bu dönem, konaklama sektörünün plansız “obez büyümesinin” ve kayıt dışı ticaretin köşe dönme örneğinin en bariz örneğidir. Bu vahşi turizm deneyimi sadece sahil turizminde kalmadı yıllarca büyük emek verilerek oluşturulan “kültür turizmi”ne de musallat oldu, birkaç yıl içinde Avrupa’nın kültür turizmi yapan ünlü firmaların Türkiye programından çıkmalarına neden oldu. Ülke, ülke bu “hanut”a dayalı turizm denendi. Turistik alışveriş mağazaları önce halı ve deri üzerinde yoğunlaştılar sonra pırlantaya Türkiye’de vergi yüzde 1 uygulanmasıyla kuyum satışını parlattılar.

Pandemi sonrası turizm Ortadoğu pazarına THY’nin önem vermesiyle o pazarlar için de saç ekiminden diş tedavisine yeni hanut kaynakları yaratıldı. Türk Hava Yollarına gönderme yaparak İspanyollar Hairairlines filmini bile çektiler.

Yani bu 21 euro günlük uçak ve herşey dahil konaklama masum ve yeni değil.

Şimdi gelelim ben “neyin hesabını soracağıma”?

3 başlıkta soracağım.

1-İşin Finasmanı yani hesabı?

Uçak tabi ki charter. Aynı tarihlerde Sunexpress / Pegasus / Corendon hava yollarına baktığınızda 220/230 euro gidiş dönüş fiyatı var yani 599 dan 220 çıkartılınca 379 kaldı bundan vergi ve satış komisyonu en düşüğünden 90 euro düşünce 289 kaldı 22 güne bölün 13.13 euro günlük otel kalır Hem de ULTRA HER ŞEY DAHİL… Ne demek Ultra Her şey dahil Yabancı Marka içkiler dahil Sabah Öğle Akşam yemek ve ara öğün ikramlar hatta minibar da dahil. Burada dikkat etmişsinizdir Acentelerin yaptığı Havaalanı Otel Havaalanı Transfer maliyetini düşmedim. Zaten acenteler artık meccanen(!) çalışıyor…

Şimdi  adı geçen 5 yıldızlı otelin kontrat fiyatının  13.13 euro değil 14 euro olduğunu bütün iyi niyetimle düşünüyorum.

Aslında bu otel sahibi düşünsün ben ne düşüneyim diyorum artan maliyetler elektrik, su, kanalizasyon, gaz ve tabi ki gıda yani açık büfelerde kırmızı et, balık meyve çeşitleri olacak mı? Her şeyden önemlisi de içki maliyetleri. Eğer memlekette devamlı pompalanan gaz bulduk petrol bulduk haberleri gibi onlar da yerli ve milli içkilerin yanında yabancı içkiler de bulmadılar ise… Personel maliyetleri, amortisman, KDV, dolaylı vergiler dolaysız vergiler söylemeye dilim varmıyor TGA( Turizmi Geliştirme Ajansı) katılım payı… Acentenin verecekleri vergiler zaten yok, kazanmıyor ki versin…

2-Sürdürülebilir Turizm mi ?

Turizmden bahsedilince son 15 yıllarda söz alanlar hemen bu tekerlemeyi söyler. Sürdürülebilirlik çok önemli. Bu hesaplara göre sürdürülebilirliği nasıl sağlayabilirsiniz? Çevreyi nasıl koruyabilirsiniz. Koruyabilme maliyetlerini nereden sağlayacaksınız. Hani karbon salınımını azaltacak önlemler bu turizmin neresinde? Çalıştırdığınız elemanın memnuniyetini, eğitimini, motivasyonunu bu maliyetlerle nasıl sağlayacaksınız? Kullandığınız plastik, cam, kağıt geri dönüşümünün maliyetini hiç düşündünüz mü, ya çamaşır , bulaşık yıkama maliyet ve kullanılan deterjan. Hepsine bir maliyet cevabınız varsa, DOĞA’yı UCUZ harcamaya cevabınız yok, çünkü onun hesabını çocuklarınız sizden soracaklar…

3-Ucuz Ülke İMAJI kime ihanettir?

İmaj konusunda yazdığım çok yazı var. Her yazdığımda devenin boynu hikayesi aklıma gelir ve derim ki İMAJ bir bütündür, parçaların olumluluğu geneli oluşturur. Evet dünyada turistik destinasyonların olumlu imajının oluşmasında bir çok kriter var. Önemsenen en önemli kriter Güvendir. İkincisi insan haklarına saygı ve özgürlük üçüncü ve diğer maddeler maddidir.

Güven konusunda Almancaya yerleşmiş bir kelime var; betrügen/aldatmak Bir alman için aldatılmak en büyük güvensizliktir.

MARKA olmuş ve olmaya çalışan yerli yatırımcılar her yıl krizlerden çıkarken bile fiyatlarını arttırıp buna paralel olarak da servis kalitelerini ve personel memnuniyetini arttırmaya çalışırken ülke kaynaklarını böyle vahşice harcamaya çalışmak ülkeye ihanettir.

Kongre, etkinlik, golf turizmi için gelecek nitelikli turist için bu durumu nasıl açıklayacaksınız?

Turizmi gelen turist sayısına endeksleyen resmi makamlar bir yandan da “kaliteli turist” kavramını dillerine pelesenk ediyorlar. Şimdi sormak gerekiyor bu ülkede iç hat uçuşlarında baz fiyat uygulaması yapılıyor da dış hat uygulaması yok mu? Bu 5 yıldız ULTRA her şey dahil (Ki böyle bir kategori hâla yok) Bakanlık ve Sektör kuruluşlarınca denetleniyor mu?

Türkiye’nin bozulan İmajı için TGA acaba ne yapıyor yoksa ucuz marketlerde satılan paket turlardan kendilerinin yapamadıkları reklam için ”reklamın iyisi kötüsü olmaz” sonucuna mı ayar oluyorlar.

Birkaç sözüm de Turizm STK’larına olacak. Konaklama sektörü temsilcisi önce 21-euroluk kış turizmi değil sağlıklı güvenilir ve nitelikli turizmle çekici olacağız diğer taraftan hep bir ağızdan “Turizmde son yılların en iyi kışı yaşanacak” diyorlar. 

Evet bir yanda dibe vurmuş fiyatlar ve ucuz turizm imajı bir tarafta da rekor sayıda turist temennileri. 

Acenteler tarafında ilginç bir yorum var “Türk Turizmi ziyadesi ile bu işten payını alacaktır”