• 28 Şubat 2020 12:11
  • 0
  • 5 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

İdlib-rusya-turizm

Bu yazıyı dinleyin
Fehmi Köfteoğlu 28 Şubat 2020 İdlib-rusya-turizm
 
Dün gece ulusumuzun yüreği ne yazık ki bir kez daha yandı. 33 Mehmetçiğimiz şehit düştü.
 
Şehitlerimiz için tüm ulusumuza ve ailelerine başsağlığı diliyoruz.
 
Ne olup bittiğini herkes gibi, herkes kadar biz de merak ediyor ülkemiz adına kaygı duyuyoruz.
 
Zira, yaşananların bugüne kadar yaşananlardan farklı, yeni bir durum ile karşı karşıyayız.
 
Olayların geldiği noktadaki durumu taraflar dahil kimse  izah edemiyor, sürecin nereye uzanacağı neler olacağı konusunda da kimse bir şey söyleyemiyor.
 
Söylenebilecek şey gidişat hayra alamet değil.
 
Umalım ve dileyelim başta ülkemiz olmak üzere bölgemiz ve dünyanın gereksindiği ortama dönüşü sağlayacak aklı selim egemen olur.
 
Bunları böyle belirttikten sonra gelelim olayların turizme yansımalarına.
 
Denebilir ki gelinen bu noktada turizmin ne önemi var.
 
Bir yanıyla doğru, zira olaylar ülke genelinin ötesinde bütün bölgeyi ve dünyayı ilgilendiren boyutta. 
 
Bu noktada tek başına turizmin bir önemi olmayabilir.
 
Ama bu, olayların turizme yansımalarını değerlendimeye engel değil. 
 
Hatta bundan önceki olay ve deneylerde görüldüğü gibi günümüzde turizmin artık yalnız turizm olmadığından hareketle olayların turizm ile ilişkisini değerlendirmekte yarar var.
 
Kötü başlayan 2020 yılının daha ikinci ayında ne yazık ki her biri dünya çapında herkesi ilgilendirip olumsuz etkileyen, endişeleri artıran olaylara her gün bir yenisi daha ekleniyor.
 
Son 10 günde yaşanalara satırbaşları ile bakalım
 
- Çin’de ortaya çıkan Koronavirüs hızla dünyaya yayılıyor,
 
- Dünya turizminin lokomotifi konumuna gelen Çin’den yurtdışına çıkışlar kesildi,
 
- Seferlerini durduran havayolu şirketleri iflas alarmı veriyor,
 
- Sınırlarını kapatan ülkelere her gün bir yenisi daha ekleniyor,
 
- Uluslararası kongreler iptal ediliyor, 
 
- Ülkelere yönelik seyahat uyarıları yayınlanıyor
 
- İçinde binlerce müşterisi olan oteller karantinaya alınıyor, 
 
- Türkiye’nin turizmde en büyük pazarı Rusya ile ilişkiler geriliyor.
 
Bunlara bir de 2020 yılının ilk günlerinde ülkemizde meydana gelen Elazığ depremi, ardından İran’dan Van’a kadar yayılan deprem, Amerika’nın İran’a saldırısı ile başlayıp bölgede ve uluslararası alanda tırmanan gerginlikler eklendiğinde, ortaya iç karartıcı bir tablo çıkıyor.
 
Deprem gibi doğal afet ve koronavirüs gibi salgın hastalıklar ciddi sorunlara neden oluyor. 
 
Koronavirüs’ün Çin’de çıkmış olması üzerinden bunun fırsata dönüştürülebileceği gibi üzülerek söyleyelim aptalca yorum ve değerlendirmeler yapılıyor.
 
Aptalca diyoruz çünkü günümüzde Çin artık yalnız Çin değildir.
 
Şöyle ki Koronovirüs nedeniyle dünya ticareti duruyor.
 
Olayın ortaya çıkmasıyla dünya borsalarındaki kayıp 5.7 trilyon dolar.
 
Benzer durum Rusya için de geçerli.
 
54. Hükümet dönemi Turizm Bakanı Sayın Bahattin Yücel’in geçen hafta turizmgazetesi’ndeki yazısının başlığında belirttiği gibi
Rusya yalnız Rusya değildir.
 
Doğru. 
 
Buna bir de şöyle bir ek yapalım.
 
Bundan önce yaşanan olay ve deneylerle kanıtlandığı gibi turizm günümüzde artık yalnız turizm değildir.
 
Rusya’nın yalnız Rusya, turizmin de artık yalnız turizm olmadığına küçük bir örnek:
 
24 Kasım 2015 yılında Rus uçağı düşürülmesi üzerine Türkiye turizmde tarihinin en ağır krizini yaşadı.
 
Rusya ile ilişkiler düzeltildi Rusya turizmde zirveye çıktı.
 
Kanıtlanmış basit gerçek:
 
Türkiye’nin turizmde tarihinin en ağır krizini yaşayarak dibe vurmasının nedeni Rusya ile ilişkilerin bozulması oldu. 
 
Şunu da anımsatalım:
 
Türkiye turizmde 2016’da dibe vurmasının nedeni Rusya ile ilişkilerin bozulmasıydı.
 
Ama o dönemde Ruslar gelmeyince onların yerini Avrupa doldurmadı, tersine Avrupa’dan gelişler de eksiye düştü
 
Buradan da görüldüğü gibi Rusya yalnız Rusyla değildir.
 
Şu gerçeği herkesin görmesi, izlenecek politikalarda ve alınacak önlemlerde şu gerçek gözardı edilemez:
 
Türkiye’nin turizmde tarihinin en ağır darbesini yiyerek dibe vurmasında Rusya ile ilişkiler belirleyici olduğu gibi turizmde bugün zirvede olması Rusya sayesindedir.
 
Her iki durumda da belirleyici olan sektör değil siyasal ilişkiler oldu.
 
Deprem gibi doğal afeti önleyecek bir çözüm bulunmuş değil.
 
Buna karşılık, Türkiye’nin turizmde birinci pazarı haline gelmiş; bu özelliği ile artık yalnız sağladığı döviz yönüyle değil Türkiye’nin uluslararası alandaki ilişkilerde önemli bir araç haline gelen turizmin uğrayacağı zararı önleyecek politikalar izlemek elde olan bir şeydir.
 
Bu, yaşanmış örneklerle kanıtlanmış bir gerçektir.