• 08 Haziran 2010 16:46
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Kapadokya'da turizm...

Bu yazıyı dinleyin
Nazmi Kozak 08 Haziran 2010 Kapadokya'da turizm...


Nazmi Kozak 


Turizmle iştigal etsin veya etmesin herkesin üzerinde mutabık olduğu görüş; Kapadokya’nın, Dünya’nın en önemli kültür turizmi destinasyonlarından biri olduğudur.

Sahip olduğu özellikler dolayısıyla Kapadokya’da başta kültür olmak üzere çok çeşitli turizm ürünleri sunulabilmektedir. Kültür turizmi 1960’lı yıllarından bu yana hep önde planda olmuş ve önemli oranda talep oluşturmuştur.

Kapadokya’da kongre turizminin gelişememiş olması, sahip olduğu kongre turizmine uygun arz kaynakları düşünüldüğünde, bu satırların yazarının  hep merak  ettiği bir konu olagelmiştir.

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz; içerisinde bir uluslararası kongre, iki ulusal kongre ve bir de karikatür sergisinin yer aldığı etkinlikler dolayısıyla, yöreye son iki yılda birkaç kez gitme ve inceleme yapma olanağım oldu. Gözlemlerim bir tüketici olarak değil, kongre düzenleyicisi bakışıyla olduğundan, yıllardır merak ettiğim sorunun yanıtını da buldum!

Şimdi bunların birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. Bir kere yörede belirli büyüklükte kongrelerin gerçekleştirilebilmesi için yeterli sayıda, büyüklükte ve kongre turizmine uygun mimaride oluşturulmuş salonlar yetersiz. Olsa olsa 250-300 kişilik bir kongre yapılabilir.

2. Yeterli kongre salonu olsa bile, kongre katılımcısı 500’i geçtiğinde bölgede yer bulamama sorunu var. Biz bunu geçen hafta fazlasıyla yaşadık.

3. Konaklama tesislerinin niteliği kitle turizmine uygun şekillenmiş. Sunulan hizmet ve yemekler de öyle. Yani, akşam turdan gelip yemeğini yedikten sonra yatan ve sabah erkenden kahvaltısını yapıp tekrar turuna devam eden müşteri ile kongre müşterisinin beklediği hizmet ve yiyecek-içecek kalitesi ile hizmet hassasiyetinin aynı olamayacağını söylemeye gerek yok. Ancak, bu iki müşteri gurubu da aynı ortamda aynı yemekleri yiyor ve aynı hizmet kalitesi ile muhatap oluyor. Mevcut durum ne yazık ki böyle. Son bir haftadır bu konuyla ile ilgili özellikle yurtdışı katılımcılardan pek çok eleştiri aldık ve almaya devam ediyoruz.

4. Bir başka konu da, yöredeki işletmecilerin vizyonu ile ilgili. Şimdi pek çok işletmeci kızacak ama, bunu söylemeden geçemeyeceğim. Yöredeki işletmecilerin vizyonu dar; bugünü kurtarmakla ilgili. Daha çok orta ve küçük işletmecilerde rastlanan bir durum, ancak biz bunun sıkıntısını epey çektik. Kendilerinden aldığımız fiyatları, web sayfamızda ilan etmeden önce işletmecilerin onayını aldık. Birkaç ay sonra rezarvasyanlar tesislere gelmeye başlayınca, “biz öyle bir fiyat vermedik, bu fiyatla yarım pansiyon olmaz, oda-kahvaltı olur” türünden açıklamalar gelmeye başladı. Ve, bizler yalancı durumuna düştük. Bunun nedeni, yöreye olan talebin kongreyi düzenlediğimiz tarihlerde artış göstermesi!..

Yukarıdakilere daha başkaları da eklenebilir. Bir dönem Nevşehir’deki turizm yüksekokulunun Hafta Sonu Seminerleri vardı. Bundan 15-16 yıl düzenlenen bu toplantıların birine ben de katılmıştık.  O dönemde Kapadokya’daki tesislerin durumu vahimdi. Bekar  memurlar daha ucuz olduğu için  yarım pansiyon konaklamalı olarak otellerde kalıyorlardı. Ödedikleri fiyatlar kiraların epey altında idi. Son yıllarda kültür turizmine talebin artması, dizi film turizmi ve balon, vs. alternatif turizm türlerinin gelişmesiyle birlikte yöredeki turizm talebi sayısal olarak gelişmiş.

Ancak, yörede gözlediğim ve bir bölümünü yukarıda açıklamaya çalıştığım hususlardan dolayı, yörenin 1994-95’lerdeki durumuna dönmesinin pekala mümkün olabileceğini de gördüm. Bu denli önemli arz kaynaklarına sahip bir bölgenin günü kurtarma güdüsüyle heba ediliyor olması, düşündürücü..
Kapadokya Etkinlikleri için;
http://www.anatoliajournal.com/kapadokya2010