• 17 Kasım 2025 13:26
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Kaybetmeden Kazanımlarımıza Sahip Çıkma Zamanı...

Bu yazıyı dinleyin
Gülseren Özdemir 17 Kasım 2025 Kaybetmeden Kazanımlarımıza Sahip Çıkma Zamanı...

Bay Anthony DiPonio’nun "Mekânı yeniden hayal etmek, Oteller atıl alanları nasıl gelire, değere ve misafir memnuniyetine dönüştürüyor?" başlıklı yazısını büyük bir ilgiyle okudum. Çok güzel düşünceler...

İnsanların seyahat anlayışı ve beklentilerinin zaman içinde değişmesi çok normal. Satıcının her zaman alıcının beklentilerinin değişkenliğini takip etmesi ve turizmde yeni taleplere karşı araştırmacı olması turizmin olmazsa olmazı, bu bilinen bir gerçek.

Konaklama dışındaki alternatif turizm çeşitleri doğum sancısı gibi çok zor gelişip ve çok zor doğuyorlar…

Kendini çok zor anlatan bazı alternatif turizm türleri gözlemci, yenilikçi turizmciler tarafından daha doğum sancıları çekilirken keşfedilirse; doğan çocuğun velisi olmak, onu keşfetmek, sektöründe, işletmesinde yapacağı değişikliklere, ihtiyaca yönelik altyapı yatırımları yapabilmek çok önemli bir ayrıcalıktır.

Bazen bağıra bağıra gelen alternatif turizme hiç prim verilmiyor, gözümüz ille de konaklama garantisi veren yabancı acentalara daha fazlasını nasıl satarız olmamalı...

Acizane benim fikrim böyle…

18 yılda kendi çabamızla dünya pazarına ”Wedding City Antalya” olarak sesimizi duyurabildik, marka doğdu, yürüdü ama halen maalesef koşamadı…

Kişiye özel olmaktan kurtulamadı…

Başarmak daha kolay, kaybettikten sonra geri kazanmak  çok daha zor…!

Otellerimizdeki mekânlarımızda atıl olan alanlarımıza değişiklik yaparken lütfen” Evlilik turizmi“ için de bazı mekanlarınızı değerlendirmenizin getirisi, sizi inanılmaz şaşırtacak. Yabancı acentelerden beklentilerinizi mutlaka azaltacak.

Niye mi?

Avrupa, İskandinav ülkeleri, ABD, Kanada’da yaşayan İranlı gençler, 50/150 kişilik ailelerini bulundukları ülkelere düğünleri için getirebilmeleri, biliyorsunuz, mümkün değil.

Yaşadıkları ülkedeki dostlarıyla ortada bir ülke olanTürkiye de düğün yapmanın avantajını yaşamak istiyorlar. Batıdan ve Dogudan gelecek misafirleri İstanbul veya Antalya'da toplamaları bize altın tabakta sunulan bir imkan…

Ülkesinden kendi ailesi ve misafirleri vizesiz Antalya’ya gelip düğün otelinde konaklamalarını yapabiliyorlar. Ülkelerinde bulamadıkları ihtiyaçlarını oteldeki mağazalardan veya çarşılarımızdan satın alarak esnaflarımıza katkıda sağlıyabilirler. (İran halkının sadece alışveriş için şehrimize geldiği hepimizin bildigi bir artı...)

Bitmedi…

Düğün pazarımız olan Lübnan, Ürdün, Katar, Kuveyt, BAE vizesiz, yurt dışında yaşayan çocuklarının düğünü için sorunsuz İstanbul veya Antalya’ya gelebiliyorlar. Düğün yapılan otellerimizde düğün grupları  konaklayabilirler.Kültürel benzerligimizden dolayı düğün hediyelerini buradan aldıklarını teçrübelerimizle Uluslar arası hizmet veren” Wedding City Antalya” olarak biliyoruz. Orta Dogu'dan gelen misafirlere sadece Düğün  Turizmi diye bakmak çok yanlış olur

Bitmedi…

İngiltere’de, ABD’de, Kanada’da yaşayan Hintli ve Pakistanlı evlenecek çiftler asgari 100 ile 300 kişilik düğün gruplarını sorunsuz olarak İstanbul ve Antalya'ya gelebiliyorlar.

Aileleri için gerektiği zaman, konsolosluğumuza düğün için özel davetiye yazısı yazarak çok kolay vize alabiliyorlar. Batı ve Doğu misafirini İstanbul veya Antalya’ya getirerek düğünlerini yapabiliyorlar. Ekim ila nisan ayları arasında düğünlerini yaptıkları otellerde en az 3/4 gece düğün gurupları konaklayabilirler. Düşük sezonu fırsata çevirebiliriz.

Dünyanın her yerinde, farklı ülke vatandaşı olarak yaşayan evlenecek çiftler, hepimiz biliyoruz yaşadıkları yabancı ülkeye düğün için ailelerini ve misafirlerini getirebilmeleri ve hepsine vize alabilmeleri ASLA mümkün değil.

Alternatif turizm olan“EVLİLİK TURİZMİNDE”  biz yüzlerce düğünün konaklama ihtiyacını niye fırsata çeviremiyoruz…?

Biz otellerimizin az kullanılan veya atıl olan bölümlerimizi  “EVLİLİK TURİZMİ” için hazırlayıp, rakiplerimiz gibi en iyi fiyatları vererek, bu önemli pazardan gerektiği gibi neden yararlanamıyoruz…?

Atalarımız "At binenin, Kılıç kuşananındır” demişler…

Madem otellerimizde dert ettigimiz az kullanılan alanlarımız var, üstümüzdeki ölü toprağını HEP BİRLİKTE atalım artık…

Madem yeni ihtiyaçlara göre şekilleniyoruz “EVLİLİK TURİZMİ” için artık uyanma ve iş birliği yapma zamanı sizce de gelmedi mi?

Yorumlar

  • Lütfen Bekleyin.

Yorum Yaz