• 02 Ocak 2020 10:52
  • 0
  • 3 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Konaklama vergisi ve uygulama sorunları

Bu yazıyı dinleyin
Kayhan Taner Özen 02 Ocak 2020 Konaklama vergisi ve uygulama sorunları

 

Konaklama Vergisi Kanunu resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Böylece turizm sektörü iki yeni maliyet kalemi ile karşılaşmış oldu; konaklama vergisi ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı faaliyetlerine kaynak yaratmak için oluşturulan fona yapılacak kesintiler.

Konaklama vergisi konaklama hizmeti verilen tesislerde konaklama ile birlikte alınan tüm hizmetleri kapsayacak ve KDV vergisinde olduğu gibi aynı yöntemle vergilendirilecektirler.
 
Teknik olarak konaklama hizmeti alanların ödediği KDV 2 puan artırılmış olacaktır. Fakat aynı tesisten konaklamadan yeme içme hizmeti vs alanlar bu yeni vergiyi ödemeyeceklerdir.
 
Aynı otelde konaklayıp barında/restoranında yeme içme hizmeti alan tüketici bu yeme içme için ekstra %2 ödeyecek fakat pasan müşteri (dışardan gelip yeme içme hizmeti alan) yeni vergiden muaf olacaktır.
 
Burada sorun ortaya çıkmaktadır.
 
Hem vergi adaleti konusunda kabul edilemeyecek bir eşitsizlik yaratılmıştır hem de verginin tahakkuku ve denetimi aşamasında sorunlar olacaktır.
 
Özellikle şehir otellerinde bu fark çok tartışılacaktır. Konaklayan müşteri aldığı ek hizmetlerde ödeyeceği fazla vergiler ile cezalandırılıyormuş gibi olacaktır.
 
Müşterilerin talebi ile otel işletmecileri ek hizmetler için ayrı fatura düzenleme baskısı altında kalacaklardır.
 
Sahil otellerinde de pasan müşteriye hizmet verilmektedir.
 
Konaklamayan bu müşteri her şey dahil otelin tüm aktivitelerinden yararlanmakta ve belli bir ücret ödemektedir.
 
Bu durumda pasan müşteri aynı hizmet için konaklayandan %2 daha az vergi ödeyecektir.
 
Aslında konaklama vergisi altında yeni bir vergi çıkartılmasındansa konaklama tesislerinde verilen hizmetlerden alınan KDV 2 puan artırılsaydı her şey daha kolay ve anlaşılır olurdu. Sonuçta yeni vergi realitede KDV’nin artırılmasından ibarettir ve kaynak da KDV ile aynı yere gitmektedir.
 
Tahminen, uygulamada ortaya çıkacak sorunlar nedeniyle, bu vergi bir yıl sonra KDV ile birleştirilecektir. 
 
Turizm Fonuna yapılacak kesintiler de yine KDV tahsilatını gerçekleştiren vergi daireleri tarafından aynı yöntemle tahsil edilecektir.
 
Fakat burada tahsilat fon kesintisi öngörülen turizm işletmelerinin net satışları ve kira gelirleri üzerinden belli oranlarda yapılacaktır. 
 
Yine aylık bazda ödenecektir.
 
Konaklama tesisleri için net satışlar ve kira gelirlerinin %0,75’dir. Tahsil edilen tutar Turizm Fonunun hesabına aktarılacaktır.
İlk tahsilat sonuçları Kasım Ayı sonu itibarıyla belli olmuştur. Yakında açıklanır ise sektör için önemli bir kaynak olan fonun gücü hakkında ilk sinyaller gelmiş olacaktır. 
 
Fon kesintilerinde sektör tarafından gündeme gelecek şikayetlerin başında ise özellikle sahil otellerinde yaşanan satış ile tahsilat arasında geçen süre nedeniyle fon ödemesinin erken yapılacağı, kesintinin satışlar üzerinden yapılması nedeniyle kar/zarar durumuna bakmaksızın fona para ödenmesi gerekeceği gelmektedir. 
 
Elbette sektöre yeni bir mali yük getirildiği serzenişi vardır ama sektör de bir takım hizmetleri istiyorsa kendi göbeğini kesmeyi de bilmelidir. Fona ödenecek para sektöre dönecektir. Fakat konaklama vergisi hazineye kaynak olacaktır.