• 01 Mayıs 2020 13:40
  • 0
  • 4 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Korona günlerinde insan hayal ettiği müddetçe yaşar

Bu yazıyı dinleyin
Refet Kayakıran 01 Mayıs 2020 Korona günlerinde insan hayal ettiği müddetçe yaşar

 

Siz hiç mesela bir İsviçre dağlarında gezi programı izlerken gitmiş kadar olur musunuz? Ya da bir yemek programında hünkar beğendi yapan aşçıya ağzınız sulanıp, o sırada önünüzde bulunan peynir ekmeği, hünkar gibi yiyip, beğendim diyebilir misiniz?
 
Cevap evet ise yaşadınız… Çünkü ne demiş büyüklerimiz; İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.
 
Hayal ettiğini yaşama ve bir şeyi hayal ederken zevk alabilme kapasitesi insanda vardır... Şimdi bu cümlenin içinde cinsellik de yatabilir… Bunun da konuşulması gerekebilir! Ancak bu durumda editör Rtüklük yapabilir… Bu yüzden o kısmına girmeyeceğim… Ama bu konu, Türkiye’deki sapıkları eğitmede mutlaka incelenmesi gerekli bir yaklaşımdır diyip bırakayım…
 
Elbette tersine, düşünülen şeyden korkma, üzülme, ürperme vs gibi olumsuz duygulara da insan meyil edebilir... Buna da modern çağın hastalığı ‘stres’ diyorlar zaten… Eskiden beri vardı bu kavram da,  ‘’evhamlı ’’ der geçerdi büyüklerimiz… şimdi stres dedik, güya bilim kattık…
 
Ama işin ilginci stres her gün konuşulan bir olumsuzluk hatta hastalık iken, tersine mutlu anlar hayal ederek haz alma becerisine bir sıfat yok… Aklınız yine cinselliğe gitmezse tabii… Evet, bence de o kelime her konuya kullanılabilir. 
 
Mesela ben TV karşısında tüm dünyayı gezme zevkine erdikten başka, yemediğim yemek de kalmadı…
 
Sokaklardaki her pisliği yiyen Bourdain’ in intiharından sonra ortaya çıkan James diye çok tatlı bir aşçım var mesela…
 
Tereyağı hastası olsa da Fransa, İngiltere, ABD alt üst ettik, yemediğimiz ne istiridye kaldı ne kuzu inciği, görmediğimiz de ne
Napa vadisi kaldı ne İskoçya adaları…
 
Üstelik koçum her yemekte bir kadeh şarabını, birasını hatta yemeğe katacağı konyağı da içiyor ve de Rtük buzlanması sıfır…
Oysa bizim Katar hegemonyası altındaki TV ve Rtükümüzden korkan, ‘’hastasıyız Ayhan abiden tut, gurme değil bir obur olan Mehmet abiye kadar hiçbir gezgin,  bir tek gün yedikleri onca adana kebap, çiğ köfte, kaşık salatası yanına bir tek kadeh parlatamadılar gitti… Yahu o masa rakısız olur mu Mehmet abi, hele o balık şarapsız olur mu yandaşı Mösyö? İnsaf…
 
Fakat esas yeni başlayan Selanik’ten girip 3 dizide Lizbon’a ulaşan anlı şanlı artistlerimiz Erkan ve Güven ağabeylerimize de tüm Asmalımescit meyhaneleri küssün… ayıptır ya… şarap fabrikasını gezip, üzüm suyu diyecek kadar korkar mı insan yahu! Şarap demek yasak değil kardeşim, içersen buzluyorlar alt tarafı… 
 
Şurası kesin ki, ya Katarlılar ya da Rtük, yabancı bazı yayınlarda içkiyi ve hatta bazı seksi sahneleri tolere ederken, bizim kraldan çok kralcı gezginler ve gurme görünümlü oburlar,  tarihin ilk şarabının üretildiği bu topraklarda bir kadeh şarabı bırak içmeyi, şişesini göstermekten utanadursunlar, bir de üzüm suyu diyecek kadar çekinmekteler. Bir turizm ülkesinde bu tür programlar yapan aydınlıklarını bilemeyeceğim ama güya entel bu kesimin bu pısırıklığını buradan kınıyorum! 24 saat otellerinde şaraplar viskiler akan bir ülkenin TV lerindeki bu saçmalığın artık son bulmasını ve şarap, rakı ile biranın bu programlarda ve hele ülke tanıtımlarında boy göstermesini, 24 saat kesintisiz 25 yıllık viskiden gir 3 bin euroluk şaraba, Her Şey Dahilin ultra zirvesini sunan oteller sahibi Turizm Bakanının dikkatine ve acil eylemine sunuyorum! 
 
Neyse ben, tv yayınları arasında buzsuz yemek ve gezi programlarıyla dünyayı gezerken elbette bu arada, sosyal medyada gırgırı bol yapıldığı üzere, örümceklerin çiftleşmesini de, tüm mimari programlardan ev yapmayı da, köprü inşasını da, uzay mekiği montajını dahi öğrendim… Hele bir antikacı programları var, bizdeki ile İngiltere’deki arasındaki farkları yazmaya kalksam kitap olur… 
 
Bir sokağa salsınlar ilk işim evdeki bazı parçaları müzayedeye götürmek olacak… Ama esas Uzay mekiğine de talibim, bunu da
Tübitak duysun yani!
 
Uzun lafı kısası, korona günlerinde stres yapmayı bırakın, anın zevkini çıkarın… 
 
Sizi gidi Carpe Diem ciler sizi…