• 19 Eylül 2011 08:39
  • 0
  • 4 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Kültür turizmi ve iki müze

Bu yazıyı dinleyin
Bener E. Kavukçuoğlu 19 Eylül 2011 Kültür turizmi ve iki müze


Bener E. Kavukçuoğlu

Müzeler kültür turizminin önemli kollarından biri. Kültür ve Turizm Bakalnlığı’nın kayıtlarına göre Türkiye’de toplam 315 müze ve ören yeri bulunmakta.

2010 yılı itibarı ile ülkemizdeki müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı 25.881.558. Istanbul 7.388.321 kişi ile birinci sırada. Antalya türk turizminin amiral gemisi olmasına karşın sıralamada ancak üçüncü sırayı alabiliyor. Tabii buradaki ağırlığın da müzelerden çok  ören yerleri olduğunu  unutmamalıyız.

Deniz/güneş/kum üçlemesi içinde sıkışmış ve bu şekli ile kendi kendini yok etme yolunda giden turizmin en önemli çıkış noktası da kültür turizmi. BM Dünya  Turizm Örgütünün bir çalışması kültür turizminin  dünya turizm hareketi içerisindeki payının % 37 olduğuna ve bu talebin her yıl %15 oranında arttığına işaret etmeke.

Gerçekten de kültür turizmine yatırım yapan ülkeler/ bölgeler yaptıkları yatırımın karşılığını da fazlası ile almaktalar.    Genç yaşta yitirdiğimiz Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcısı Sn. Mustafa Serdar Sezer’in  2010 yılında hazırladığı bitirme tezinde OECD kaynaklı olarak verdiği bir örnek  kültür turizmine yapılan yatırımın geri dönüşümü konusunda ciddi bir örnek oluşturmakta.

İngiltere’nin Glasgow kentinin kültürü bir çekicilik unsuru olarak kullanarak yaptığı yatırımlar ve çalışmalar sonucunda şehir 1990  yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş, şehire gelen turist sayısı %150 oranında artmıştır.

Türkiye’de ise özellikle son yıllarda bakanlığın kültür turizmi ve müzeler konusunu sürekli ön plana çıkarıyor olmasına  karşın  somut bir gelişme halen yaşanamamaktadır.

Bu noktada birbirlerinden çok uzakta olan ancak içerikleri itibarı ile birbirine çok yakın olan iki müzeyi  örnek olarak almak istedik.

Birinci müze Ankara’da bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi.

Müzenin kendi web sayfasında verilen bilgilere göre temeli 1921 yılına uzanan müzenin  kuruluş serüveni Atatürk’ün Ankara’da bir Eti Müzesi kurulmasını istemesi ile başlar. 1938 yılında başlayan restorasyon çalışmaları sonucunda ancak 1968 yılında müze bugünkü şeklini almıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesinde Anadolu arkeolojisi  paleolitik çağdan başlıyarak günümüze kadar kronolojik bir sıra ile sergilenmekte olup,  1997 yılında İsviçre’nin Lozan kentinde 68 müze arasında birinci seçilerek “Avrupa’da  Yılın Müzesi”  unvanını almıştır .

Müzenin web sayfasında iki  ilgi çekici nokta var. Biri müzenin tanıtım videosu, diğeri sanal gezinti olanağı. Ne üzücü ki her ikisi de çalışmıyor. Aslında 360tr isimli  kuruluşa hazırlatılmış ve de çok güzel yapılmış bir sanal müze sayfası var, ancak internette aramanız gerekiyor. Müzenin  kendi sayfasından bağlantı verilmesi  neden düşünülmemiş bilemiyoruz.   “Avrupa’da Yılın Müzesi” seçilmiş bir müzenin web sayfasının neden en azından bir de İngilizce sayfası yoktur , o da ayrı bir tartışma konusu.  

Tarihin kendi topraklarında , diğer bir deyişle anavatanında sergilendiği  Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2010 yılında sadece 345.541 kişi ziyaret etmiş.

İkinci  müze örneğimiz  Almanya’dan. Berlin Pergamon  Müzesi.

Kuruluşu Anadolu Medeniyetleri  Müzesi’nden biraz daha eskiye dayanmakta. 1910  yılında başlanan inşaatı  1930 yılında tamamlanmış. Müzede Önasya’dan Mezopotamya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyanın antik çağları ile Islam Sanatları sergilenmekte. Ancak müzenin en önemli özelliği hepimizin bildiği ve  isminden de anlaşılacağı gibi Türkiye’nin yıllardır geri almaya çalıştığı  Antik Bergama şehrinin sunağının burada sergileniyor olması.   Müze alanı UNESCO  Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Hali ile müzenin ana unsurunu oluşturan ve Berlin’e nasıl getirildiği tartışmalı olan Antik Bergama kenti Sunağı’nın bulunduğu bir müze alanını UNESCO’nun   Dünya Kültür Mirası listesine almış olması da ayrı bir tartışma konusu.

Tartışmalı da olsa  tarihin anavatanından çok uzaklarda sergilendiği Berlin Pergamon Müzesini her  yıl 1 milyondan fazla (yerli ve yabancı) kişi  ziyaret ediyor.  

30 Eylül 2011 tarihinden itibaren Berlin Pergamon müzesi daha önce sergilenmemiş eserlerin de sergileneceği , beraberinde ışık ve ses efektleri eşliğinde Bergama’nın 360 derece panoromik görüntülerinin izlenebileceği bir etkinliği 1 yıl süre ile ziyaretçilerine sunuyor. Sn. Günay’ın da ziyaret etmesi dileklerimizle.

Diğer Yazılar

Stockholm sendromu 28 Mayıs 2020

Turizm yalanları 17 Mart 2020

Boş senaryo 13 Ocak 2020

Yok eden turizm 28 Ağustos 2019

Ateş bacayı sarmadan 13 Kasım 2011

İzindeyiz 29 Ekim 2011

'turkey ' siz turkey 16 Ekim 2011

Nemrut 04 Eylül 2011